ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Yiğidi öldür, hakkını yeme!

Yiğidi öldür, hakkını yeme!

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
22 Ocak 2019, Salı 22:35
395 kez okundu

Ortada tartışılan bir mevzu varsa, o mevzunun da mutlak surette farklı görüşe sahip olan tarafları vardır. Böylesi durumlarda da konuyla ilgili bireysel kanaat oluşturmak için yapılması gereken doğru şey, öncelikle konuyla ilgili fikir değil bilgi sahibi olunmaya çalışılması ve konunun tüm taraflarının tarafsız bir şekilde dinlenmesidir. Tek bir tarafı dinlemenin ve üstüne üstlük konuyla ilgili bilgi sahibi de olunmadan bunu yapmanın bizleri vardıracağı nokta hiç kuşkusuz yanlış karar alma noktası olacaktır.

Bunun son derece basit bir örneğini ben oturmakta olduğum apartmanımda bazı komşularımla yaşadım. Bir komşumla, ihtilaf konusu durum farklı bir kişiyle iken ve kendisi o kişiyi dinleyip beni dinlemeden hakkımda yargıya vardığı için maalesef kötü, bir komşumla ise çok şükür ki birbirimizi dinlediğimiz için iyi biten bir süreç yaşandı. Kötü bir diyalogla nihayetlenen durumun temel iki nedeni vardı; bana haksız ithamlarla hücum eden kişinin ihtilaflı konuyla ilgili hiçbir bilgisi olmaması ve bilgisi olmadığı bir konuda konunun taraflarından sadece bir tanesini dinleyip onun sözlerine göre kanaate varmasıydı... Oysa ki bir diğer komşumla aynı süreci yaşamamış olmamızın nedeni ise onun hakkında bana söylenen sözlere benim, benim hakkımda ona söylenen sözlere ise onun itibar etmemiş olup da birebir görüşme yolunu tercih etmemizdi. Ve bu görüşme sonrasında ise aslında paralel kişilik yapısında insanlar olduğumuz gerçeğiyle yüzleşmenin mutluluğunu yaşamıştık. Tüm bunlar benim tamamen özel yaşantıma dair ve son derece lokal konular, ancak bu lokal durumu küçük bir örneklem olarak ele alıp genel yaşama ve hatta ülke sathına dair model olarak pekala değerlendirebiliriz.

Şu sıralarda da oldukça popüler olan ve görüş ayrılıklarına yol açan bir konu var ülke gündeminde; Yılmaz Özdil'in ''prestij kitap'' olarak nitelediği ve 23 Ocak 2019'da saat 09:05'de satışa sunulacak olan, 1881 adet basılacak Mustafa Kemal kitabının 2500 liralık fiyatı üzerine... Bu kitap ve satış fiyatı gündeme geldiği andan itibaren toplumun büyük bir kesiminde inanılmaz bir infial yarattığını söyleyebilirim. Zaten Yılmaz Özdil de 22 Ocak tarihli yazısında uzun uzun bu konuya dair açıklamalar yapma gereğini de bundan duydu.

Yılmaz Özdil'in gazeteciliği, yazarlığı, düşüncelerini cesurca ifade etmekten çekinmeyişi tartışma konusu dahi edilemeyecek bir gerçek ve son derece hak edilmiş bir popülariteye, çok yüksek sayıda okunurluğa sahip olan birisi. Kendi adıma ise ekstradan hoşuma giden bir özelliği ise, sıkı bir Göztepe taraftarı olarak Karşıyaka ile ilgili en övgü dolu yazıları da bugüne kadar kendisinin kaleme almış olması. Yalnız tüm bu düşüncelerime karşın ilk etapta 2500 liralık kitabı duyunca bende de oluşan kanaat negatif yöndeydi!

Yazımın başlarında ifade ettiğim iki ayrı hataya ben de düşmüştüm! Birincisi bilgisizliğime istinaden ''bu fiyata da kitap mı olurmuş, nerde görülmüş!'' düşüncem, ikincisi ise konunun tarafı olan Yılmaz Özdil'in bu konuda diyeceklerini beklememiş olmamdı. Konuyla ilgili bilgi edinince anladım ki bu tarz ''prestij kitap'' kavramının gerek dünyada gerekse ülkemizde pek çok örneği mevcutmuş. Üstelik fiyatları daha da yüksek ve hatta 15 bine, 70 bine varacak kadar... Bir diğer ve ne yalan söyleyeyim benim de, herkesin de ilk olarak düşündüğü ve daha ön planda yer alan konu ise bu işten Yılmaz Özdil'in çok fazla para kazanacağı konusuydu. Bu konuyla ilgili makul açıklamayı da 22 Ocak tarihli köşe yazısını okumak suretiyle, yani konunun diğer tarafını dinlemek suretiyle görmüş oldum. Açıkçası ben ikna oldum. İkna olmamış olanlar da olacaktır doğal olarak. Ancak bu kişiye yönelik haksız linç kampanyası başlatmak için pusuda bekleyenlerin arasında da yer almamak lazım diye düşünüyorum.

Yılmaz Özdil'in 22 Ocak tarihli yazısından öğrendiğimize göre, ortak değerimiz olan Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatan ''prestij kitap'' 2500 tl iken, Osmanlı İmparatorluğunun padişahlarından biri olmasına duyduğumuz saygı dışında Cumhuriyet tarihiyle alakası olmayan ve hakkında bu nedenle çok fazla bir bilgiye ve kendisine yönelik büyük bir minnet duygusuna sahip olmadığımız Üçüncü Ahmet adına basılmış prestij kitap'ın fiyatı ise 12500 liraymış. Demek ki bu tarz kitaplar önceden beri basılıyormuş ve varmış. Üstelik de daha pahalı... Sadece gündeme gelmediğinden, bilinmediğinden veya biliniyorsa bile belki de Osmanlı'ya dair olduğundan bugün olan tepkilerin hiçbiri bugüne değin yaşanmamıştı. Yılmaz Özdil'in yaptığı, olmayan bir şeyi yapıp da cukkayı götürmek maksatlı olmayabilirmiş yani, diye düşünmemiz için yeterli bir örnek değil mi sizce de bu?! Hele bir de şu ana kadar 1,5 milyon satan kitabından kendisi ve yayınevinin henüz para almadığını ve sadece önceden verilmiş olan bağış sözlerini karşıladıklarını hesaba katacak olursak..!

Eleştiri ayrı, fırsat kollayıp da yakaladığın anda birini tamamen alaşağı etmeye çabalamak ayrı şeylerdir. Benim Yılmaz Özdil'e eleştirim ise; öyle bir ekonomik darboğazın olduğu döneme denk geldi ki şu prestij kitap işi, millete değil Mustafa Kemal Atatürk'ü taltif etmek ve layık olduğu şeyi yapmak için yaptım lafını kabullendirmek, millete senin öz evladını anlatan, boy boy fotoğraflarını içeren bir kitap yaptırıyorum desen karnını doyurmanın derdindeki bu millet 2500 lirayı duyunca yine de tepki gösterirdi. Herşeye rağmen temel olarak, çook çok parası olanların eğer edinebilirse sahip olmak isteyeceği bir eser olacağını düşünüyorum. Tabii ki de Atatürk gerçeğini görebilen varlıklılara sözüm..!

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)