ANA SAYFA > Yazarlar > Araştırmacı Bedri Cumhur Doğu > Kuvayı Milliye Kahramanından Yeşil-Kırmızı Efsaneye: Bir Cumhuriyet Futbolcusunun Bilinmeyen Notları

Kuvayı Milliye Kahramanından Yeşil-Kırmızı Efsaneye: Bir Cumhuriyet Futbolcusunun Bilinmeyen Notları

Araştırmacı Bedri CumhurDoğu
Sosyal Medya :
13 March 2026, Friday 16:24
23 kez okundu

Spor tarihi araştırmalarda ülke çapında tanıştığım bir çok isim oldu. Hemen hepsi de spor tarihimize çok kıymetli katkıda bulundular. Dostlarımızdan, Gaziosmanpaşa Üniversitesi öğretim üyesi değerli hocamız Fehim Kuruloğlu onlardan bir tanesi. Bir de Spor Tarihi Araştırmaları ismiyle akademik spor tarihi dergisi çıkartıyorlar.

Yine Galatasaraylı Esra Ermiş hocam var. Çok kıymetli çalışmaları var Galatasaray tarihi özelinde. Beşiktaş’tan kıymetli Gökhan Aksoy hocamız var. Zannediyorum güzelde bir çalışma hazırlıyorlar, Beşiktaş tarihine güzel katkılar sunacaklar. Yakında duyurulur.

Bir de Fenerbahçe Tarihi Organizasyonu adı altında çalışan Fenerbahçeli dostlar var. Barış Kenaroğlu ve Eymen hocalarımızla tanışma, birlikte spor tarihimize katkı sunma şerefine eriştim. Rehberleri, Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Vahdettin Engin hocamla birlikte önemli çalışmalar yapıyorlar.

Dostlarımız da İzmir ve özellikle Karşıyaka tarihine yönelik çeşitli arşiv ve koleksiyon malzemesini zaman zaman bizlerle paylaşırlar eksik olmasınlar. Birçok yeni bilgi ve belge ile literatüre önemli kazanımları oluyor.

Tarih sever birisi olarak ulusal spor tarihimize katkısı olan adını saydığım veya sayamadığım tüm dostlarımızı kutluyor ve Karşıyakamızdan selamlıyorum.

Geçen haftalarda Barış Eymen hocamızın gönderdiği belge, Karşıyaka tarihine önemli bir katkı sunuyor.

Koleksiyoner olarak tanıdığımız özellikle Fenerbahçe tarihine yönelik katkıları da bulunan Sn. Seyhun Binzet’in bir müzayededen satın aldığı Sevimli Ay mecmuasının Eylül / 1927 sayısında, Kaf Sin Kaf’ın “bel kemiği” Vahyi Oktay röportajını tespit etmişler.

Zekeriya Sertel’in İstanbul’da çıkarmaya başladığı Resimli/Sevimli Ay, 1924 yılında halkın kültür seviyesini yükseltmek ve okuma oranını artırmak amacıyla halkın anlayacağı dilde hikaye ve makale yayınlamaktadır. Dönemin münevverlerinden, gazeteci ve yazar, Türk sporunu ve sporculuğunu, yaptığı katkılarla yükselten spor insanı Çelebizade Sait Tevfik Bey’in Romanya milli maçı sonrası, Vahyi bey ile yapmış olduğu beş sayfa Osmanlıca röportajı el yazısı ile transkript ederek hem Karşıyaka tarihine hem de ülke spor tarihimize önemli bir katkıda daha bulundular.

Bende naçizane sadeleştirip, özetleyerek yazdım ve değerli bir okuma sunmak istedim Karşıyaka’mıza, İzmir’imize. İstanbul’daki dostlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

Vahyi Oktay ile ilgili bilinmeyenlerin aydınlandığı makale sizlerle.

Kaf Sin Kaf’ın ilk ulusal futbolcusu Vahyi Oktay’ı, ilk şampiyonluğumuzun 100. senesinde saygıyla anıyorum.

Milli Takımın Yeni Orta Saha Oyuncusu İzmirli Vahyi Bey

Vahyi Bey şöyle anlatıyor: Bir gün Ankara sokaklarında büyük bir haber yayıldı. Mustafa Kemal Paşa’nın geleceği duyuldu. Üzüntü içindeki halk, kurtuluş umuduyla çok sevindi. Mustafa Kemal Paşa’nın gelişiyle her türlü çalışma yeniden canlandı. Birer birer yeni kulüpler açılmaya başladı.

Yazar: Çelebizade Said Tevfik

Vahyi Bey’i iki yıl önce Fenerbahçeliler ile İzmir’e gittiğimde tanımıştım. İzmirli sporcular bizi çok sıcak karşılamıştı. İlk maçımızı Karşıyaka Spor Kulübü ile yapmıştık. Herkes bizim kazanmamızı bekliyordu ama Karşıyaka savunması o kadar fedakarca oynadı ki maç berabere bitti. Bu sonuçta Vahyi Bey’in payı büyüktü.

Daha sonra onu İzmir’deki birçok maçta izledim. Sonunda futbol federasyonu da onu fark etti ve sadece İstanbullulardan oluşan milli takıma seçilen ilk İzmirli oyuncu oldu. Vahyi Bey, takıma ve ortama yeni olmasına rağmen çok başarılı oldu. Kendisi sessiz, nazik ve kibar bir gençtir. Konuşmak yerine dinlemeyi sever ve mesleği öğretmenliktir. Ondan spor hayatını yazmasını istediğimde hemen kabul etti ve bu anıları paylaştı.

Çocukluk ve Savaş Yıllarında Futbol

Vahyi Bey’in spor hikayesi şöyle başlıyor:

Futbol hayatımın beni Türk futbolunda önemli bir yere getireceğini bilseydim, anılarımı not alırken hiç zorlanmazdım. Ama şu an yazarken biraz heyecanlıyım. Ben, vatanın çok zor günler geçirdiği, savaşların yaşandığı bir dönemde yetiştim. Ailemin çoğu asker olduğu için evde hep savaşlar konuşulurdu.

Başta bu konularla ilgilenmesem de zamanla ben de vatanın durumunu yakından hissetmeye başladım. O üzüntülü yıllarda Ankara’daydık. Ankara’da eğlenecek pek bir yer yoktu, vaktim mahalle oyunlarıyla geçerdi. Sonra ailem beni o zamanki adıyla "sultani" mektebine (liseye) gönderdi. Futbolla ilk kez okulda tanıştım. Okul bahçesinde topun sesini duyunca hemen o tarafa koştum. Diğerleri gibi ben de büyük bir heyecanla izlemeye başladım. Ortada büyük, deriden bir top vardı.

Futbol Aşkı ve İlk Gruplar

Gençler okul bahçesinde topun peşinde ter döküyor, birbirlerini şaşırtmaya çalışıyorlardı. Artık bu oyunun en sıkı takipçisi olmuştum. Futbol oynama isteğim her geçen gün artıyordu. Bir gün oyun sırasında kale arkasında duran çocukların arasına katıldım. Top kale arkasına kaçtığında onu yakalayıp geri atmak bizim için büyük bir fırsattı.

Kendi aramızda gruplar kurduk. Top bize geldiğinde paslaşıyor, sonra asıl sahiplerine veriyorduk. Bir top satın almayı çok istiyorduk ama paramız yoktu. Çaresizce, kendi yaptığımız veya gücümüzün yettiği küçük toplarla büyükleri taklit ederek oynamaya devam ettik.

Her yerde futbol oynamaya başlamıştık ama küçük toplar bizi tatmin etmiyordu. Sonunda büyüklerin kulübüne girmeye karar verdik. Ancak kulübe girmek için para gerekiyordu. Bu parayı hemen bulmak imkansızdı. Ben de her gün aldığım harçlıkları biriktirmeye başladım.

Kurtuluş Savaşı ve Ankaragücü Günleri

Sonunda gereken parayı biriktirip kulübe üye oldum. Ancak bu sefer de bana sıra gelmiyordu. Bir süre sonra savaş ve mütareke dönemi başlayınca futbol faaliyetlerimiz durdu. Herkes çok üzgündü. Derken, Atatürk önderliğinde kurtuluş mücadelesi başladı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişiyle her yer bayram yerine döndü. Her alanda olduğu gibi spor kulüpleri de yeniden açıldı. Türkiye’nin her yerinden gelen futbolcular Ankara’da yeteneklerini sergiliyordu. Bu sırada ben de futbolun inceliklerini kavramıştım.

Maçlarda eksik olan takımların kadrolarını doldurarak dikkat çekmeye başladım. İlk kez lise takımına kaleci olarak seçildim. Ama kale içinde beklemek bana göre değildi, koşmak ve hücum etmek istiyordum. Savunma oyuncusu (müdafi) oldum. Daha sonra okul değiştirip öğretmen okuluna (Darülmuallimin) geçtim. Orada futbol takımı olmadığı için Turan Sanatkaran Gücü(günümüzde ANKARAGÜCÜ) takımına girdim.

İzmir'e Dönüş ve Kaf Sin Kaf’a İlk Ulusal Gurur

İzmir’in kurtuluşundan sonra hemen çocukluğumun şehri İzmir’e döndüm. Gelir gelmez Karşıyaka Kulübü’ne katıldım. Üç yılı aşkın süredir Karşıyaka’nın bir üyesiyim. Bugün iyi bir oyuncuysam bunu kulübüme borçluyum. Karşıyaka sayesinde İzmir’de tanındım. Takımımızda hep sol orta saha (sol muavin) olarak görev yaptım. En heyecanlı maçlarımı hep kendi kulübümle yaşadım. 1926 yılında Karşıyaka ile İzmir şampiyonu olduk.

Şampiyonluktan sonra Romanya takımıyla yapılan maçta İzmir karmasında oynadım. Oradaki oyunum beğenilmiş olmalı ki beni İstanbul’da yapılacak milli maça davet ettiler. Hayallerime yaklaşıyordum. İstanbul’da maçtan önce takım kaptanı Nihat Bey’in ilgisi beni biraz rahatlattı. Ama maça çıkarken o kadar heyecanlıydım ki kendimi kaybedecek gibiydim.

Hakemin düdüğüyle heyecanım geçti ve sadece görevime odaklandım. Maçı kazanmak için çok uğraştım ama ne yazık ki ilk milli maçımı kaybettik. Sonradan gazetelerde oyunumuzun beğenildiğini, yenilginin başka sebepleri olduğunu okudum. Görevimi yapmış olmanın huzuruyla çok sevdiğim İzmir’e ve kulübüme geri döndüm.

 
  • Karşıyaka ve 1926 Şampiyonluğu: Karşıyaka için 1926 yılı çok özeldir. Hem İzmir şampiyonu olmuş hem de Atatürk kulübü ziyaret ederek Kaf Sin Kaf’ı ikinci kez onurlandırmıştır.
  • Mevkiler ve Taktikler: Vahyi Bey’in "sol muavin" dediği yer orta sahanın soludur. O dönemde futbolcular hem savunma hem hücum yaparak büyük bir enerji harcardı.
  • Dilin Sadeleşmesi: Metinde geçen "istirdat" (kurtuluş), "muavin" (orta saha) ve "müdafi" (savunma) gibi kelimeler, o dönemin spor dilini yansıtır.

Vahyi Bey'in bu anıları, hem bir öğretmenin hem de bir sporcunun disiplinini yansıtarak Karşıyaka ve Türk futbol tarihine ışık tutmaktadır.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

30.01.2026 İttihad ve Terakki’nin 9 numaralı kurucu üyesi, Osmanlı Aydını: Tokadizade Şekip Bey

29.12.2025 Sandıktan çıkan ders: Karşıyaka'nın kolektif aklı

14.11.2025 İzmir’in Öğretmen Kaptanları / Teşekkürler Kaf Kaf

26.09.2025 Kurucularımızdan: Çulluzade, Onaran ve Birsel Aileleri

29.08.2025 Gazi Paşa'nın Fikri Altay için imzaladığı tarihi vesika

28.07.2025 Karşıyaka Körfezi’nde Dalgalanan Bayrak: Yelken Tesislerimiz Neden Sahipsiz?

30.06.2025 Panion Oyunları'nda Bir Karşıyakalı O.Karakulak

29.05.2025 1924 Yılı Yarı Finali Karşıyaka Stadı'nda

29.04.2025 Asırlık gurur bugünün sorumluluğu

27.03.2025 Direniş çığlığı: Kaf Sin Kaf

27.02.2025 ''Futbolun Ateşi: CHP'nin Spor Vizyonu ve İzmir'in Şilt Krizi''

30.01.2025 Deniz Sporları Tarihinden Emanet / Danışma Kurulu Toplantısı

27.12.2024 Geçmişin izinde, geleceğe ışık tutan kongreler

29.11.2024 Gölge etme başka ihsan istemez!

25.10.2024 Yüzyılın Gündemi Şirketleşme

14.10.2024 Fikri Altay ve Kaf Sin Kaf Reisliği

27.09.2024 Tarihi korumaya ant içtik!

08.09.2024 Çocuk Yuvasında İlk Kadın Başhekim: Doktor Sabiha Hanım

29.08.2024 Karşıyaka'nın Tarihi: Omiros Ailesi'nden Çocuk Yuvasına

12.08.2024 Ayaktopu’nun Memleketimize Yolculuğu

29.07.2024 Ölümsüz Karşıyakalılar

14.07.2024 Karşıyaka Stadı'nın 13 Yıllık Hikayesi

01.07.2024 “Bir Baba Hindi” Mustafa’nın Dedesi Milli Mücadele Kahramanı Çıktı!

14.06.2024 Karşıyaka’yı İdare Etmek Zor İştir – Cemal Ahmed Bey’in İdareciliği

18.05.2024 Kaf Sin Kaf'ın hâl-i pürmelâli

14.05.2024 Kalbinde Kalmasın Acı Bir Sızı: 1952 Şampiyonluğa Doğru

23.04.2024 Karşıyaka'nın kuruluş öyküsü

15.04.2024 Karşıyaka Stadı Yalı'ya yapılacak!

15.03.2024 Muharrem Candaş ve Fazlı Arınç Türk Güreşinin Efsane Karşıyakalıları

08.03.2024 Cumhuriyet Dönemi Su Sporları Gururumuz Alparslan, Rasim ve Muhiddin

24.02.2024 Atatürk’ün İzlediği İlk ve Tek Tenis Müsabakası

14.02.2024 Bülent Zeren Unutulmadı / Karşıyakalı Petriçe

25.01.2024 Samim Kocagöz’den Spor Psikolojisi / Suat Gürbüzer ve Bülent Öztosun

12.01.2024 Queen's Park Rangers İzmir'de

29.12.2023 Milli Müdafilerimizden Lap Lap Lütfi

14.12.2023 Cumhuriyetin Muhafızı Karşıyaka / Türkiye Şampiyonu Muhafızgücü İzmir’de

30.11.2023 Atletizm'de Türkiye Şampiyonu: İbrahim Bey

09.11.2023 Kaf Sin Kaf'tan İsmet Paşa'ya Yıldırım İşaretli Telgraf / Bölüm 3

27.10.2023 Kaf Sin Kaf'tan İsmet Paşa'ya Yıldırım İşaretli Telgraf / Bölüm 2

14.10.2023 Kaf Sin Kaf'tan İsmet Paşa'ya Yıldırım İşaretli Telgraf / Bölüm 1

29.09.2023 İstanbulspor İzmir'de

10.09.2023 Bir Efsanenin Ardından: Mustafa Baykara (Bir Baba Hindi)

29.08.2023 Karşıyakamızın İlk Yönetim Kurulu - Son Yönetim Kurulu

14.08.2023 İstanbul'un yüz yıllık hegemonyası! / Refik Osman Top'un ziyaretleri

31.07.2023 Dostluk ve Barış Maçları / Denizciliği Tesis Eden Karşıyakalı: Rifat Bey

16.07.2023 Kaf Sin Kaf’ın Ping Pong Maçı – İlk Hakemlerimiz

27.06.2023 Spor tarihimizde yarım kalan Darüşşafaka maçı -1925

15.06.2023 Bisiklet tarihi / Bucalıların misafirperverliği

18.05.2023 Türkiye Yelken Şampiyonu: Karşıyaka

15.05.2023 Denizciliğin Başkenti: Karşıyaka

23.04.2023 Bilinmeyenle karşılaşmak

15.03.2023 Geçmişe Yolculuk / FB İlk Yurtiçi Seyahatinde Karşıyaka Belediyesi Ziyafet Listesi

24.02.2023 Anadolu’dan Göğe Selam Olsun

31.01.2023 146 Yıldır Spor Sahnesinde Rum Kulüpleri – Ermis/Pera/Beyoğlu

19.12.2022 Bugün 19.12, Dünya Karşıyakalılar Günü

10.11.2022 9 Eylül Kupası'nı Kaf Sin Kaf kazandı

29.10.2022 KAF SİN KAF’ın malül gazisi: Mustafa Cemal Ahmed Umar

09.09.2022 9 Eylül Kutlu Olsun!

30.08.2022 Zafer ve Tayyare Bayramı & Şehid Tayyareci Binbaşı Fazıl Bey

09.07.2022 Ay-Yıldız Meselesi & İsmet Paşa’nın Karşıyaka Spor Kulübü Ziyareti

31.05.2022 Yasaklar ve Kaf Sin Kaf!

19.05.2022 Donanmamızın Şanlı Kruvazörü: Hamidiye; Karşıyaka’ya Hoş Geldiniz

24.04.2022 Zorlu Yolculuk: Midilli – Bölüm 3

09.03.2022 Zorlu Yolculuk: Midilli – Bölüm 2

14.02.2022 Zorlu Yolculuk: Midilli

01.02.2022 İzmir Dayanışmanın Şehri

14.01.2022 Çitlembik ağacı ve Agora

10.01.2022 Bornova'nın ilk Türk kulübü: Bornova Gençler Birliği / KSK Bornova Lokali-1933 / Yamanlar Spor -1937

19.12.2021 Bornova Karşıyakalıdır!

12.11.2021 Kaf Sin Kaf Bisikletçileri

01.11.2021 1 Kasım 1912 - 1 Kasım 2021 Biz Karşıyakalıyız!

13.10.2021 Gazi Paşa’mız Karşıyaka’da – Atatürk’ün Adımlarıyla Karşıyaka

06.09.2021 Yavuz geliyor, Yavuz

22.08.2021 Körfezin ayırdığı biraderler… Karşıyaka Göztepe tarihteki ilk maç

26.07.2021 Konuşan Karşıyaka fotoğrafları - Karesi Mıntıkası Şampiyonu İzmir'de

17.06.2021 KSK tarihinde Macaristan dostluğu ve rekabeti

19.05.2021 İzmir'in ilk deniz müsabakaları-1924

16.04.2021 Karşıyaka İdman Ocağı - Karşıyaka'nın gençleri

07.03.2021 İzmir'in rengi: İtalyan Garibaldi/Spor Alemi Kupası Karşıyaka'nın

13.02.2021 Ay-Yıldızlı şanlı armamızı yurt dışında ilk kez dalgalandıran Karşıyakalı…

13.01.2021 Karşıyaka-Vefa-Altınordu-Muhtelit

19.12.2020 Dünya Karşıyakalılar Günü ve Karşıyaka’nın Konuşan Fotoğrafları:


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Köşe Yazarları

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?