ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Ölümü gösterip sıtmaya razı edemeyecekler, 2020'ye yeni umutlarla...

Ölümü gösterip sıtmaya razı edemeyecekler, 2020'ye yeni umutlarla...

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
30 Aralık 2019, Pazartesi 15:22
516 kez okundu

2019 bitip 2020 yılına girerken doktor kıyımının sürdüğü günlerden geçiyoruz yine. 2019'la beraber bu doktor kıyımının da bitmesi yönünde temenni var ancak beklenti yok maalesef... Nasıl beklenti olabilsin ki! Yıllardır süregelen ölümlü ya da yaralamalı doktora yönelik saldırı haberlerinde hiçbir azalma olmazken... Bakınız ''azalma'' diyorum dikkat ederseniz! Bu bile durumun vehametini tek başına özetleyen bir cümle aslında. Hani derler ya ''ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek'' diye, işte biz hekimlerin geldiği nokta da bu oldu artık. Azalması değil, hiç olmaması iken normali, ne yazık ki azalmasına bile razı hale getirildik manen. Ama bu böyle gitmez, gidemez, gitmemeli...

Bu doktor düşmanlığı, bu saldırganlık neyin öfkesi anlamak mümkün değil! Üzerinde çokça düşündüm ve kendimce bir takım gerekçelere oturttum aslında ama hiçbir gerekçe bu durumun mazereti olamaz, olmamalı... Aklıma gelen gerekçelerden ilk sıraya değersizleştirilmeyi koyabilirim mesela! Dünyanın eğitim ve teknoloji alanında lider ülkelerinde vatandaşlar uzman doktora, hele ki öncelikli vazifesi bilimsel çalışmalar yapmak olan akademik ünvana sahip olan doktorlara istediği zaman elini kolunu sallaya sallaya ulaşmayı bir denesinler bakalım..! Deveye hendek atlatabilirler belki ama bunu başaramazlar. Çünkü sistem buna izin vermez. İlk olarak genel tababet üzerine çalışan hekimlere ulaşmaları yönündedir çünkü sistem. Hasta öyle kendi kafasına göre rahatsızlığı ile ilgli bir branş doktoru belirleyip de gidemez. Ancak ilk basamak hekim gerekli görür de yönlendirirse gidebilir ki ondan da randevu alabilmek için harcayacağı yoğun çaba da cabasıdır. Peki ya bizde?!

İnternetten bakıp kararını veren hasta, ilgili olduğunu düşündüğü branş hekimine kolayca, hiçbir ön aşamaya maruz kalmadan ulaşabilir. Hatta randevu saatinde kendince daha öncelikli olan bir işi varsa (fatura yatırmak, alışveriş yapmak vs gibi) önce onu halledip sonra da randevu saatinden çok daha geç gelmiş olmakla kalmayıp ''öğle arası'' doktoru yine çok kolayca bulup işini halletmeye çalışır. Hep merak etmişimdir, acaba mahkemede duruşması olup da saatinde gitmeyip, sonra da öğle arası hakimi bulup ''hadi ancak gelebildim, yapın benim duruşmamı şimdi'' diyen birileri olmuş mudur diye...

Ben, hastane içersinde, koridorda, henüz 9-10 yaş civarındaki çocuğunun elini tutan bir annenin saat 12:45 iken çocuğuna söylediği ''evladım doktorlar çok açmış, doymak bilmiyorlarmış, o nedenle de şu anda hasta bakmıyorlarmış'' şeklindeki sözlerine şahit oldum!!! Daha ufacık zihinleri o yaşlarda doktor düşmanlığıyla şekillendiren ebeveynlerin bulunduğu bir toplumdan beklentileri yüksek tutmak da mantıklı değil tabii ki! İnanın ben ameliyat olacağı gün ameliyat saatinden 2 saat sonra gelip de ''kusura bakmayın uyanamadım ama hiçbir şey de yiyip içmedim öyle geldim, yani ameliyata alabilirsiniz beni'' diyen hastaya rastladım. ''Oh çok şükür en azından bir şey yiyip içmemiş'' diyerek anestezi ve ameliyathane ekibini haberdar ederek o hastayı da ameliyat ettim. Sıkıysa etme, sıkıysa sabah saatlerinde ameliyathanede bir salonu boşu boşuna bekletmek suretiyle başkalarının hakkını yediğini söyleyerek yeni bir randevu tarihi belirlemeye kalk bakalım! Burası Türkiye, doktor efendi döneminin bitirilmesinden gurur duyulan ülke... Artık her ne demekse?!

Doktora erişilebilirlik kolay olmamalı demiyorum ama erişilecek mecra ilk etapta ilk basamak sağlık görevlisi olmalı ki her canı istediğinde canının istediğinin karşısına kolayca çıkabilmenin yarattığı hekimin değersizleşmesi durumu da böylelikle azalarak bitebilsin diye... Kanada'da yaşayan bir meslektaşımın bahsettiğine göre (ki bahsettiği; hekime erişebilirlik, laboratuar tahlilleri ve bekleme süreleri ile ilgili de pek çok şey var aslında ama satırlar yetmez diye birini yazıyorum) orada bir gün çocuklarını aile hekimine rutin kontrole götürdüğünde duvarlarda koca koca puntolarla '' her vizitte sadece bir tane şikayetinizi söyleyebilirsiniz, her şikayetiniz için ayrı ayrı rendevu alıp geleceksiniz'' yazıyormuş!! Bu yazıları koydurtan sağlık sistemi ve başındaki idareciler. Bizde doktor nasıl arka çıkılıp kollanıyor, dünyanın müreffeh düzeyi en yüksek ilk üç ülkesinden birinde nasıl! Acaba; ''medeniyet düzeyi ile o medeniyete sahip olan ülkenin idareci ve vatandaşlarının doktora yaklaşımı arasında bir parallelik var mı'' başlıklı tez çalışması yapacak bir sosyolog çıkar mı günün birinde!? Böylesi bir çalışmanın son derece faydalı olacağına inanıyorum doğrusu...

Bu tabi ki de konunun sadece bir boyutu. Bir diğer boyutunu da Emre Kongar'ın 12 Aralık 2019 tarihli ''kör cehaletin doymak bilmez açlığı'' başlıklı köşe yazısından bir bölüm ile izah etmeye çalışacak olursam; ''Kör cehalet veya dogmatik cehalet terimlerini, sorgulayıcı ve demokratik eğitimi reddeden, bilgiyi küçümseyen, cehaleti öven ve yücelten cehalet için kullanıyorum. Kör cehalet doymak bilmez bir açlığa sahiptir: Herkesin büyük çabalar ve eğitim sonunda elde edebildiği sonuçlara bedel ödemeden ulaşmak ister... Daha da vahimi, cahil olduğu için bunlara erişmek için gerekli olan bilgiye ve beceriye sahip olmadığını, yani haddini de bilmez : Örneğin, insanların ancak 22 yıllık eğitimle, otuzlu yaşlarda ancak zorla elde edebildikleri uzman beyin cerrahlığı veya sorunlu kadın/doğum uzmanlığı gibi konularda ahkam keser. Örneğin, gecekonduda otururken apartman dairesi ister... Apartman dairesine geçince, köşk ister...'' Doktora saldırı gerekçelerinin bir diğer boyutu; Prof. Dr. Emre Kongar'ın sözlerine bakacak olursak cehaletin ezikliğini, eğitimliye kaba kuvvet uygulayarak, aynı standartlarda yaşamak için hiçbir altyapı oluşturmadan illegal yollardan edindiği kazancıyla aynı standartları sağlayan (aslında manen hiçbir zaman aynı ruh standardına erişemeyeceğini farkında olmaksızın bunu yapan) kesimin sahip olduğu kalıcı eziklikten kurtulma umudu olarak da tanımlanabilir...

Yılbaşı neşenizi kaçırmak istemem. Yeni yıla dair yeni umutlar her zaman için var olmalıdır zaten. Ancak bu satırları bana yazdırtan en son Torbalı'da yaşanan doktor cinayeti oldu maalesef. En son olan olay bu tabi! Yoksa sadece son 1 ay içinde bile meydana gelen doktora yönelik saldırıları, içine düşürüldüğü durumdan dolayı ruhsal bunalıma girip de intihar eden doktorları da ele alacak olsam günlerce aralıksız yazsam ne satırlar ne sayfalar yetmez. Yeni umutlar sadece doktorlar haricindekilere olmamalı! Vatandaşın karşısında mutsuz, tedirgin ve olanlar karşısında biçare doktor olursa vatandaş da aldığı sağlık hizmetinden mutsuz, aldığı teşhislerden tedirgin ve hastalığının düzelmesine dair biçare olacaktır.

Torbalı'da cereyan eden hazin olay kısaca şöyle; Caninin biri Eylül ayında Torbalı Devlet Hastanesinde genel cerrahi uzmanı Dr. Harun Gülcemal'i darp ediyor. Beyaz kod dediğimiz güvenlik kodu veriliyor. Darp eden aleyhinde dava açılıyor. Bu davanın açılmasına imza koyan ilçe sağlık müdürünün evinin önünde bekleyip oracıkta öldürüyor. Yirmi dakika sonra da genel cerrahın evini basıyor. Genel cerrahın eşi olan aile hekimi Dr. Hatice Gülcemal'i başından vurup öldürüyor. Öldürülen ilçe sağlık müdürü Dr Mehmet Park'ın bir sınıf arkadaşının sosyal medya paylaşımından anladığım kadarıyla haberler bu yönde...

Şimdi söyler misiniz bana, çözüm nedir?! Tüm doktorlara silah taşıma ruhsatı verilmesi gibi son derece ilkel bir çözüm mü yoksa! İstense çözüm bulunur. Her ne kadar doktor olsam da neticede düz bir vatandaş olarak ben dahi olduğu kadar aklımla son derece basit fakat etkili çözümler bulabiliyorum çünkü... Mesela; doktora yapılan saldırıların karşılığında en az 2 yıl süreyle (saldırının niteliğine göre süre değişebilir) hiçbir devlet hizmetinden faydalanamama ve 50 bin tl de (bugünün koşullarında, günün şartlarına ve saldırının niteliğine göre değişebilir) para cezası şeklinde bir yasa kabul edilse sizce de büyük oranda çözüme kavuşulmaz mı?! Hatta bir de buna ek olarak 3 ay süreyle bir hastanenin acil servisinde ve polikliniklerinde görev yapma zorunluluğu da olsa sanırım en fazla ağır gelen ceza bu olacaktır!!! Keşke bir deneseler...

Yeni bir yıla girerken çok daha güzel şeyler yazmaktı maksadım. Ta ki Torbalı'da yaşanan dehşeti duyuncaya kadar... Her şeye rağmen her şey çok güzel olacak demeyi sürdürebilmeli insan. Zaten yeni bir yıla girerken yüzyıllar boyunca ''Nardugan (nar=güneş, dugan=doğan) bayramı'' olarak akçam ağacı süsleyerek neşeyle gündüzün geceyi yenişini, kış veya yeni yılbaşı bayramı anlamında kutlayıp, Orta Asya'dan Avrupa ve tüm dünyaya yayılan Türk geleneğine bağlı kalmanın ve bu günlerin tadını çıkarmaya çabalamanın en temel nedeni de umutsuzlukları geride bırakıp yeni umutlara yelken açmak değil mi! Hristiyanların noel'ini, Türklerin nardugan bayramını en içten dileklerimle kutlarken, bizlerden Hristiyanlara bir armağan olan çam ağacı süsleme geleneğini de farklı kültürlerin ortak paydası olarak görüyor, ayrıca mutlu oluyorum... Herkese mutlu yıllar.

Sağlıcakla kalın..!


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

11.06.2021 KSK şirketleşme modelindeki bazı soru işaretleri

28.05.2021 Şirketleşme ve tebrik

24.05.2021 Benim favorim Karşıyaka!..

10.05.2021 Yenilsen de, yensen de!..

30.04.2021 Kovidler göçü!..

26.04.2021 Devasız dert, cehalet

18.04.2021 İnsan canı için 17 Nisan ve diğer Can'lar için Çamlık yolu

08.04.2021 Tebrikler takım, bravo Nihat Özdemir, bekliyoruz Sağlık Bakanım

01.04.2021 Sana kırmızı çok yakışıyor

24.03.2021 Olmadı, olamadı...

14.03.2021 Biri bayram mı dedi!..

07.03.2021 Anlamadığım şeyler; boykot ve şampiyonluk anıtının yolculuğu

01.03.2021 Su-i misal emsal teşkil etmez!

16.02.2021 Hadi zoru başaralım

01.02.2021 Mavişehir çocukları sevinsin...

22.01.2021 Bu kış da bitecek, güzel güneşli günler gelecek…

08.01.2021 Son ırmak kuruduğunda

02.01.2021 Tek büyük!

26.12.2020 Özledim

15.12.2020 Sözüm en çok siz sorumsuzlara; en az 1 yıl daha...

25.11.2020 Aşı geldi, dertler bitti (mi?)

16.11.2020 Herkes Covid Pozitif gibi!

03.11.2020 Deprem ve gavur İzmir

17.10.2020 Karşıyaka'da asayiş berkemal mi?

12.10.2020 İşte Takım

06.10.2020 Basketbolda bakalım zaman neleri getirecek?

26.09.2020 Başkan kötü, başkan iyi... Bir karar verseniz

19.09.2020 Hepimiz bir değiliz tabi, önce insan olmak lazım!

12.09.2020 Ceza

01.09.2020 Sistemde bir hata mı var acaba?

19.08.2020 Bu kez ne olacak peki, hiç düşündünüz mü?

10.08.2020 Sizler bari yapmayın bunu..!

30.07.2020 Karşıyakalı mutsuz ama umutsuz değil!..

16.07.2020 Survivor ve yaşam hakkına saygısızlık, ne yaman ironi!

10.07.2020 Karşıyakamda bana her gün güzel dostlar...

01.07.2020 Dayak da yesek devam...

26.06.2020 900 Liralık umut

19.06.2020 Bir taşla iki kuş!

12.06.2020 Biz TaMaM demeden coronavirüs bitmez; Karşıyaka taraftar grubuna

07.06.2020 Şu saatten sonra...

30.05.2020 Nasıl olacak, nasıl?

23.05.2020 Çenede maske

16.05.2020 Şampiyon Karşıyaka; Eurocup mı FIBA Champions League mi?

09.05.2020 Dumur detayından anne kavramına...

03.05.2020 Biraz da mizah...

25.04.2020 Rehavete kapılmak için çok erken!

18.04.2020 Karşıyaka Çarşısı

11.04.2020 Sadece 2 gün dayanamama korkusu ve boşluğun yerini alan kural tanımazlık

02.04.2020 Migren - 65 Yaş Üstü - İzmir

20.03.2020 Doktor kahraman mı?!

13.03.2020 Coronavirüs

06.03.2020 Yelken, içimizdeki İrlandalılar ve anormal olan üç şey!

02.03.2020 Karşıyaka manzaraları

26.02.2020 İyi, kötü, çirkin

14.02.2020 kArŞıyaKa

03.02.2020 Karşıyaka için; itidal...

27.01.2020 Basketbol adına her şey için teşekkürler Black Mamba

21.01.2020 Göztepe'nin Torbalı'daki altyapı tesis alanı 103 dönüm!

17.01.2020 Medeniyet tarikatına mensup Filenin Sultanları

06.01.2020 Efes maçının özeti; kendi göbeğini kendin keseceksin arkadaş

13.12.2019 Çok yazık, çok üzücü... Şayet kapatıldıysa!

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

sultanbeyli escort