Başkan Aygün Cicibaş ilkokul yıllarından beri tanıdığım, bildiğim gerçek bir Karşıyaka sevdalısı olan, tribünlerden gelme birisidir ve bu vasıflarıyla da uzun yıllardır özlemini çektiğimiz gerçek bir Karşıyaka evladının kulübümüzde başkan olması özlemini gidermiştir…
Görev yaptığı süre boyunca da imkanlar dahilinde elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığından şüphem yok…
Ancak Karşıyaka gibi kendi içinde bile birlik olma konusunda zafiyetleri olan bir camiada tek başına ortaya koymaya çalıştığı performans haliyle yeterli olamayacaktı ve muhtemelen kendisi de bu gerçeği gördüğü için aldığı ‘’zerre kadar’’ desteklerle de hayallerini gerçekleştiremeyeceğini farketti ve görevinden istifa etti…
Kendi adıma bunu kulüp için kayıp olarak görüyorum...
Karşıyaka Spor Kulübü tabii ki de şahıslara bağlı olarak ayakta kalabilecek ve belli şahıslar olmadığında da ortadan kalkacak kifayetsizlikte değildir. Ancak etkili ve yürekten mücadele veren gerçek Karşıyakalıların kaybedilmesi de önemli bir negativite yaratacaktır…
Bundan sonrasında ya kenetlenip el birliği ile herkesin destek vereceğinin sözünü alarak Aygün Başkan ikna edilip göreve geri döndürülmelidir ya da hiçbir boşluğa mahal vermeyecek şekilde yeni bir cesur yürek Karşıyakalı ortaya çıkıp desteklerin geleceği güne kadar Aygün Cicibaş’ın verdiği kurtuluş mücadelesi bayrağını devralmalıdır…
Madden ve manen her şeyiyle kendini ortaya koyabilecek yeni bir cesur yürek çıkar mı orasını bilemiyorum tabi, ama kulüp ne olursa olsun şu dönemde sahipsiz kalamaz veya kalmamalı!..
Basketbolda umut vadeden bir mücadele başlamışken yanlış hakem kararlarıyla düşülen umutsuzluktan çıkmanın yolu da, futbolda son maçlarda oluşan puan kayıplarını telafi edip bir üst lige çıkma umutlarını korumanın yolu da aynı şevk, enerji ve heyecanla mücadelenin kaldığı yerden sürdürülmesinden geçiyor…
Sizlere hayalimi söyleyeyim; Aygün Cicibaş başkanlıkta kalsın, Yaşar Holding basketbola tekrar sponsor olsun ve basketbol özerk bir statüye kavuşturulsun, şirketleşme konusu branş branş ele alınsın ve Karşıyaka’nın ekonomik anlamda güçlü isimleri hem kendi marka değerlerini arttırmak hem de Karşıyaka’nın her branşta başa oynamasını sağlamak için devreye girsin, yıkılan stadımız bir an önce yapılsın, Mavişehir’deki arazi kulübün menfaatine olacak şekilde bir an önce gerek tesis olarak gerekse kazanç kapısı olarak değerlendirilsin, Karşıyaka tribünlerinin kendi içindeki bölünmüşlüğü ortadan kalkıp tek bir Karşıyaka tribününe dönüşsün (bu konunun çok ayrıntısı var da herkes kendi ne anlıyorsa artık), gerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gerekse Karşıyaka Belediyesi’nin maddi-manevi destekleri artsın, bu şehrin siyasetçileri gerek tribünde gerekse mecliste ve federasyonlarda her platformda kulübün arkasında dursun…
Hayal bu ya, ya bunlar olursa bir düşünsenize…
Aslında hiç de imkansız şeyler değil ama niyet önemli tabi burada!
En azından hayal kurarken kendimizi kısıtlamayalım di mi ama!..
Sonuç olarak Aygün Başkan’ın istifasının bana düşündürdükleri bunlar ve içinde bulunduğumuz koşullarda ise bu istifaya yapabileceğim en kısa yorum da; ‘’işte bu olmadı’’ olacaktır…
Sağlıcakla kalın!..
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!