ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1509 kez okundu

Sevgililer günü... Tanıştığımda 90'ların henüz ilk yıllarıydı ki, zannımca çoğu kişi benden de sonra tanışmıştır bu günle. Çünkü; Türkiye'ye 90'larda daha yeni yeni ithal edilmeye başlamıştı ve benim bunu erken öğrenmeme sebep olan bir arkadaşım vardı! İzmir Atatürk Lisesi yıllarımdayken halen de dostluğumun sürdüğü çok sevdiğim bir lise arkadaşım Amerikan Koleji'nde okuyan bir kız arkadaş edinmişti kendisine ve o zamanlar sırf erkek lisesi olduğu için Atatürk Lisesi, onun bu durumu da okul çevresinde doğal olarak son derece havalı bir durum olarak itibar görüyordu. Ve ilk olarak o arkadaşımın, kız arkadaşına sevgililer günü hediyesi alma durumuyla birlikte ben de böyle bir günün varlığından haberdar olmuştum. İlerleyen yıllar boyunca da herkesce bilinen ve çiftlerin birbirine bir takım jestler yapmaması halinde adeta suçlu durumuna düşülecek kadar ciddi bir hal aldı! İlk çıkışından bu yana, bu günün geldiği nokta ise sadece sevginin ifadesi olmaktan çıkarak çok ciddi bir ekonomik kazanca da dönüştü, bu güne atfen pek çok şey üreten ticari firmalar açısından... Yine de dayandığı temel noktadan hareketle ben bu günü çok seviyorum...

Sevgisini çoğu kez ifade etmekte zorluk yaşayan bir kısım insanlara da, ifade edebilmesi adına bir vesile, hatta zorlayıcı bir unsur oluyor en azından. Tabi ki, tıpkı yeni yıl kutlamalarına karşı çıkan düşünce yapısına paralel bir düşünce tarzıyla bu güne de karşı çıkanlar mevcut. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi gördüklerinden dolayı bu karşı çıkışları... Yılbaşı da, sevgililer günü de birer Hristiyan geleneği ve ne alakamız var bizim diye düşündüklerinden tepkileri... Aslında içten içe bu günlerde yapılanların onların da hoşuna gittiğini, ancak katı dini kurallar çerçevesinde böyle davrandıklarını düşünmüyor da değilim! İşte bu noktada bu günlere tepkisel yaklaşanların da bu günlere dahil olabileceği bazı bilgileri paylaşmak onların da bu günlerin tadını çıkarmasına yardımcı olacaktır belki!

Yılbaşı bizler için yeni bir yıla umutla ve mutlulukla girilmesinin kutlaması sadece... Hiç bir Müslümanın dini bir boyut yüklediğini de düşünmüyorum zaten. Yanısıra yılbaşı ağacı süsleme geleneğinin de bir Türk geleneği olduğunu buradan, bilmeyenlere bildirmekte fayda var diye düşünüyorum. Dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ bu konunun açıklamasını yıllardır defalarca yaptı. Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarında yeryüzünün tam ortasında (zaten yalnızca orta asyada yetişen bir ağaç türü olan) akçam ağacı bulunur ve o dönemlerde Türkler için güneş çok önemli bir kavram olduğundan, gecelerin kısalmaya gündüzlerin uzamaya başladığı gün olan 22 Aralık tarihinde gece-gündüz savaşında kazananın güneş olduğuna dair düşünceleriyle kutlamalar yaparlar. Bu kutlamalarda da akçam ağacı altına hediyeler bırakılıp, ağaç süslenir. Sonraları ise Hun'ların Avrupa'ya yaptıkları akınlarla bu gelenekle Avrupalılar da tanışır ve İznik konsülünde de bu gelenek bir pagan geleneği olarak görüldüğünden kaldırılmak istenip bu güne İsa'nın doğuşu atıfında bulunularak gelenek Hristiyanlarca sahiplenilmiş olur.

Sevgililer gününün de doğuş noktası aslında Hristiyanlık ve Aziz Valentine değil, çok daha öncesine dayanır ve kökeni Anadolu'dur... Antik Yunan takvimlerinde Ocak ortası-Şubat ortası aralığı ''Gamelyon Ayı'' olarak geçer ve Zeus ile Hera'nın aşkına adanmıştır. Efsane Çanakkale'de geçer. O zamanlar İda Dağı, şimdinin ise Kaz Dağlarında... Truva savaşı devam ederken Hera Zeus'u baştan çıkartır ve Zeus da Hera'yı Gargaros Tepesi'nde (bugünkü Karataş) sümbüllerden, safranlardan oluşan bir yatağa yatırıp, kimse görmesin diye etrafını da altın bir sisle örter ve orada aşk yaşarlar. Bu olay tarihe ''kutsal evlilik'' olarak geçer. Ocak ortası-Şubat ortası döneme denk gelen bu olayın yaşandığı zaman aralığına denilir işte Gamelyon ayı diye! Yaşanan yer, tekrar ediyorum, Çanakkale...

Antik Roma'da da bu Gamelyon ayı, onların pagan geleneklerinde bereket tanrısı ''Lupercalia'' bayramı adıyla vücut bulur. Efsaneye göre emzirildikleri yerde Roma şehrini kuran yetim ikiz kardeşler Romus ile Romulus'u emziren dişi kurdun adıdır Lupercalia... 14 Şubat ise bu bayramın arefesidir ve geleneklerine göre bayram sürecini çift olarak geçirecekleri eşlerinin adını genç erkekler kura çekerek arefe günü belirlerler. İlk kez M.Ö. 44'de kurt kardeşliği rahiplerinin keçi postu giyerek yönettiği ayinlerin yaygınlaştığı söylenmekte. Yüzyıllar sonra Hristiyanlık hakim olunca ise gayri-hristiyan olan bu bayram yasaklanacaktır. Ve hatta yine Hristiyanlığa atıfta bulunularak farklı şekilde sahiplenilecektir... Bunu da dayandırdıkları kişi St. Valentine olacaktır...

M.S. 3'ncü yy'da zalim Roma İmparatoru 2'nci Claudius, Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleri gibi bir nedene bağlayarak, ordusuna savaşacak asker bulmakta güçlük çektiğini düşünmektedir. Bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırır... O dönemde Roma'da yaşayan bir papaz olan St. Valentine, kendisi gibi bir papaz olan St. Marius ile birlikte yasağa rağmen çiftleri gizlice evlendirmeye devam eder. Yaptıkları, imparator tarafından öğrenildikten sonra St. Valentine çiftleri gizli gizli evlendirmeye devam ettiği için tutuklanır ve sopa ile dövülerek öldürülür (kimi kaynaklarca başı uçurularak)... Tutukluluğu esnasında bir gardiyanın kızına (ya da bazı kaynaklara göre kız kardeşine) aşık olduğu da rivayet edilir. Hatta kendisine ''senin Valentine'ın'' imzalı bir aşk mektubu göndermesinden kaynaklanan nedenle günümüzde de hala çiftlerin sevgililer gününde birbirine kart yollaması alışkanlığının sürdüğü söylenir. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat günü de Hristiyan şehitliğine gömülür. Bundan tam 226 yıl sonra milattan sonra 496'da ise, biraz da bu güne atfen yaşatılan eski pagan geleneklerini bir Hristiyan geleneğine dönüştürmek için, Papa Gelasius 14 Şubat'ı ''Aziz Valentine Günü'' ya da ''Aziz Valentinus Yortusu'' ilan eder! 1969 yılında ise Katolik kilisesi takviminden aziz Valentine gününü çıkarmıştır. Bir çok katolik tarafından kutlanılmamaktadır. Yine de bazı katoliklerce o günlerde Valentine orucu tutulmaya devam edilmektedir.

Günümüzde ciddi bir sektör haline dönüşmesinin kökenleri ise, 1828-1904 yılları arasında yaşayan Amerikalı girişimci bir kadın olan Esther Howland'ın ilk sevgililer günü kartını göndermesine dayanır. Hatta kendisi ''mother of the American Valentine (Amerikan sevgililer gününün annesi)'' olarak anılır... 1916'da ise Amerika'da o zamanlar pek de bilinmeyen Kansas merkezli Hallmark Kartları Şirketi seri üretime geçerek kutlamaların şeklinin hemen hemen bugünkü halini almasına sebep olur. Bu şirket şu anda sevgililer günü için satılan 132 milyon kartlık bir sektörün parçası!

Buraya kadar yazdıklarımdan da görüldüğü üzere ne yılbaşı kutlamaları, ne de sevgililer günü aslında Hristiyan kaynaklı kutlamalar değil. Sadece sonradan Hristiyanlaştırılmaya maruz kalmış olan kökleri çok daha eskiye dayanan gelenekler ki bunlardan sevgililer günü zaten resmi olarak da Katolik kilisesi takviminden çıkarılalı neredeyse 50 yıl olmuş. Yani diyeceğim o ki; en muhafazakar olan kesimde yer alanlar bile, bir Türk geleneği olan çam ağacı süslemesinden tutun, doğduğu topraklar Çanakkale olan sevgililer günü kutlamasına değin hepsine gönül rahatlığıyla dahil olabilirler.

Hem aslında ne fark eder ki! Gerek yeni bir yıla pozitif beklentilerle girmenin coşkusunu yaşamanın, gerekse sevginin ifadesine vesile olan bir günü anmanın; hristiyanı, müslümanı, yahudisi, budisti veya başka inançlarda olanları için ne zararı olabilir ki cidden..! Önemli olan kendine ve çevrene zarar vermeden, hiç kimsenin maneviyatına saygısızlık yapmadan, nasıl mutlu oluyorsan ve buna paralel olarak da çevrene mutluluk saçıyorsan öyle davranmayı başarabilmek değil mi zaten..!

Bu yazı vesilesiyle başta yaşamıma anlam katan, biricik kızımı bana armağan eden, varlığıyla hayatımı mutlu kılan, canım sevgilim karım olmak üzere, tüm kalbi sevgiyle dolu olanların sevgililer gününü içtenlikle kutluyorum...

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)