ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Çeşme'de gerçekten olan ne?

Çeşme'de gerçekten olan ne?

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
2738 kez okundu

Yıllık iznimin bir kısmını kullandım geçenlerde. Uzun yıllar boyunca yıllık izinlerini genelde kullanmamış ya da çok az bir kısmını kullanmış birisiyim. Bu sene ise ailecek geçireceğim güzel bir zaman dilimi olarak artık tadını çıkarayım diye düşünüyordum. Ancak, ne yazık ki tadımız kaçtı..!

     Doğma büyüme Karşıyakalıyım. Ve meslek hayatım süresince de gerek şansım gerekse yoğun çabalarımın katkısıyla İzmir'den ayrılmadan hayatımı idame ettirdim. Yani bu şehrin çocuğuyum ve bu şehirde, hatta bu şehri yaşıyorum..! Buna karşın (belki de inanmayacaksınız ama) ben hayatımda Çeşme'yi 35 yaşımdan sonra gördüm!!

     Babam emekli banka müdürü ve emekli olmadan önceki son çalıştığı yer Burhaniye idi. Bu vesileyle kuzey ege ile tanışıklığımız, Burhaniye'nin Ören'ine karşı da yoğun bir sevgi oluştu bizlerde. Bilen bilir, kuzey ege ve özellikle de mitolojik hikayelerin de geçtiği yerler olan Edremit körfezi, Kaz dağları ve civarı insana huzur veren yerler. Belki de mutlu bir çocukluk geçirdiğimden ve çocukluğumun tüm yaz tatilleri oralarda geçtiğinden konuya biraz duygusal, biraz taraflı yaklaşıyor da olabilirim... Ancak, sonuç itibariyle oraların bana verdiği mutluluk, çok daha popüler olan ve çok daha fazla insanın tercih ettiği ege kıyısında bulunan diğer yerlere gidip de görme isteğini bende hiç uyandırmadı. Çeşme ile tanışıklığımsa biraz da eş durumundan kaynaklandı diyebilirim. Çok da iyi oldu!

     İzmir merkezden 1 saatlik mesafede, ulaşımının otoban aracılığıyla olması gibi avantaja sahip ve yanısıra girince donma hissi yaratan buz gibi denizlere alışkın olan benim gibi birisi için denizin aslında öyle olması gerekmediğini anlamamı sağlayan ılık suyu ve daha nicesini sayabileceğim pek çok nedenden dolayı gerçekten de geç bulduğum bir cevher oldu adeta bana... Yalnız şu son çıktığım yıllık iznimde karşılaştığım bir tablo Çeşme'yi benim için ''geç bulduğum ama erken kaybettiğim bir sevgili'' pozisyonuna mı getirecek kaygısını yarattı bende..!

     Gerek eşim, gerek ben, gerekse (henüz minicik olsa da) kızım denize aşık ve kökenlerimiz itibariyle atalarımızın ege denizinin karşı kıyısı, ortası ve Karşıyakamızdan olması sonucu bizim kan bağı bulunan tüm yakınlarımızın ortak paydası da ege denizi olmuş oluyor doğal olarak... Ancak o canım denizimize ne derece vefalı davranıldığı da işte yaşadığım son tatildeki travmayla kafamda iyice sorgulanır oldu! Haberlerini duymuştuk aslında taa kışın daha... Yakıştıramamıştık... Önemsiz bir haberdir demiştik... Ya da öyle ummuştuk belki de... Ne yazık ki hiç de önemsiz değilmiş!

     2016 yılının son günlerine girildiğinde, 18 Aralık'ta, Ildırı'daki balık çiftliğinden orkinos alıp Mısır'a götürmek üzere yola çıkan Panama bandıralı Lady Tuna adlı geminin balıkçı teknelerine çarpmamak için yaptığı manevra sonrası Pırasa adası yakınlarında kayalara çarpması ve gövdesinin delinmesiyle 75 bin 484 metrik ton akaryakıtın denize dökülmesi hadisesinden ve ardında bıraktığı tesirden bahsediyorum...

     Oluşturulan zarar tespit komisyonunun bu olaydan iki ay sonra yaptırdığı deniz yüzeyi ve deniz tabanı numunelerinin tetkik sonuçları ''temiz'' gelmişken, açılan zarar tespiti davası sonuçlandığı zaman yani bu olaydan dört ay sonraki bilirkişi raporunda ise telafi edilemeyecek zararlar meydana geldiği ve etkisinin onlarca yıl devam edeceği belirtiliyor... Bu durumda kime inanmalı, kim gerçeği söylüyor diye düşünmek lazım! İki bilgi çok farklı çünkü..! Gerçi numunelerin temiz çıktığı bilgisi verilirken de aslında dökülen 75 ton yakıtın 65 tonunun temizlendiği bilgisi de veriliyordu. Yani bir denize 10 ton yakıt dökersen ve tahlil yaptırırsan sonuç temiz çıkıyor demek ki!!! Bilemiyorum neyin doğru neyin yanlış olduğunu ve bu konunun da uzmanı değilim...

     Ama yaşadığım somut bir gerçek var ki çocuğumun deniz simitini kenarından tutup dizlerimin üzerinde ilerleyip, çocuğumun gönlünü hoş eylerken, denizden çıktıktan sonra tüm dizden aşağımın yapış yapış, yıkamakla çıkmayan kara renkli bir maddeyle kaplandığını gördüm. Analizler temizmiş ya da bilirkişi raporu onlarca yıl sürecek bir felaketten bahsetmiş ve bunlar birbiriyle çelişiyormuş da hangisi doğruymuş vs vs vs  farketmez kardeşim... Ben yaşadığımı, gördüğümü bilirim ki; bu başıma gelen şey paşalimanı tarafında olmuşken ıldırı'nın halini düşünmek bile istemiyorum. Kendi adıma, çocuğumun sağlığı için en azından ben mümkün olursa oralarda bir daha çocuğumu denize sokmak da istemem, oralardan yakalanan balıkları (eğer kaldıysa) çocuğumun yemesini de istemem. Bu olay unutturulmaya çalışılıyorsa ve olduğundan daha küçük bir olaya indirgenmeye çalışılıyorsa yazık doğrusu!

     Oralardaki turizmcilerin geliri, Çeşme'nin marka değeri, restoranlar, balıkçılar hepsi ama hepsi bu olayın gerçek yüzüyle toplumun karşısına çıkıldığı takdirde ciddi zararlara uğrayacaklardır doğru, ama insan sağlığının, en önemlisi çocuklarımızın sağlığının sizce bir ederi var mı?! Maddi bir karşılığı var mı?! Sorarım, bu konuyu gelir kaygısıyla unutturmaya çabalayan varsa eğer, ona; senin çocuğunun can sağlığına bir bedel biçebilir misin..?!

     Yapılması gereken; tarafsız bilimsel kurullarla bu olayın üzerine gitmek ve (olan olmuş artık) bundan sonrasını en az zararla nasıl atlatabilirizin arayışına (maddi açıdan değil insan sağlığı açısından) ''ciddiye alınır'' verilerle girişmek, yanısıra da benzer durumların tekrar yaşanmaması için alınması gereken azami tedbirleri almak...

     Sonrasında Çeşme zaten kendi kendini yine var eder, yine gözde olur, yine hakettiği marka değerine kavuşur. Ama bazı durumlarda daha yükseğe çıkmanın yolu kaçınılmaz olarak en dibe vurmak da olabilir. Bu, insan sağlığı için ödenmesi gereken bir diyetse şayet, ödenmelidir..!

     Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)