ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1918 kez okundu

Sezon başından beri Karşıyaka basketbol takımı bu sene güven vermeyen bir görüntüdeydi. Pek çok basketbol otoritesi de bu ortak paydada buluşuyordu. Ancak hatırlanması gereken bir Karşıyaka gerçeği vardı ve Karşıyaka’nın basketbol kültürü hesaba katılmadan yapılan bir yorumdu bu... Söz konusu basketbol ve Karşıyaka olunca bazı ufak tefek gibi görünen ayrıntıların neticeyi çok değiştirebileceğini unutmamak gerekir. Herhangi bir basketbol takımı için yapılan bu yorumlar, sezon başındatakımın verdiği görüntü itibariyle teknik anlamda katılınmaması mümkün olmayan yorumlar olarak kabul görebilir belki... Karşıyaka için ise daima mucizeler söz konusu olmuştur. Tabi ki mucizeler gerçekleşirken de basketbolun temel ilkelerine dönüş gerekliliği inkar edilemez...

Bu sezon başında yapılan yabancı transferlerin eski bir yazımda tek tek yaptığım analizinde, hemen her birinin başarılı yönlerini ön plana çıkartıp bir Karşıyakalı olarak daima basketbolda beklentimizin yüksek olmasından hareketle yazmıştım. Josh Boone herkes için olduğu gibi benim için de bir hayal kırıklığı oldu! Summers için ciddi bir sakatlıktan yeni çıkmış olmasının endişesini ifade edip koç Markoviç’in özel olarak ilgilenmesi gereğinden bahsetmiştim. Görünen o ki Markoviç bu anlamda gereğini yapmış. Yanısıra Brown’un dış şutlarda önemli bir rol alabileceğini ifade etmiştim ve takıma alıştıkça bu karakterini ortaya koymaya başlıyor gibi... En büyük beklentim ise Ponitka’dandı ve henüz beklentileri karşılayan seviyeye gelememiş olsa da bir takım kıvılcımlar, kendini bulmaya başlıyor intibaı yaratıyor. İşte bu noktada ‘’takım olma’’ kavramı devreye giriyor... Sadece basketbolda değil, tüm takım oyunlarında başarının anahtarı yani...

Bireysel olarak özgeçmişlerine bakıldığında Karşıyaka’da bu sene uzun yıllardır yapılanın aksine bir oluşum göze çarpıyor! Geçmişi kariyerli ama şimdiki hali inişte olan bir grup oyuncu ile yola çıkıldı..! Oysa ki yıllarca başarıya aç, genç ve yetenekli oyuncular (özellikle de Amerikalılar, Amerikan kolej liginden olacak şekilde) seçilip Karşıyaka’yı kariyerlerinde bir sıçrama tahtası olarak kullanıyorlardı... Bu fark ise bu seneki oyuncu grubundan başarılı sonuçlar almanın zorluğunu yaratan en büyük faktör oldu. Bu zorluk ise en başta koç açısındandı. Nenad Markoviç Boşnak bir antrenör olarak basketbolun en saygın ekollerinden Yugoslav ekolünün bir temsilcisi ve basketbolda ciddi bir geçmişi olmayan Trabzon’u bile eurochallenge’de final oynatarak rüştünü ispatlamış bir koç... Bu anlamda kendisine güvenilebileceğini en baştan beri düşünenlerdenim. Tabi ki bu güvenin boşa çıkıp çıkmayacağını da zaman gösterecek... Mevcut oyuncu kurgusuyla takım oluşturabilmeyi başarabilmesi halinde (son üç maçta ortaya konulan oyuna da bakınca bu yönde bir şeyler yapıyor gibi) Karşıyaka yine taraftarını çok da üzmeyecek bir seviyeye gelebilir. Karşıyaka ve basketbol kelimelerinin yan yana anıldığı yerde umutsuzluğa yer yoktur inancıyla bunları söylüyorum..!

Fenerbahçe karşılaşmasıyla başlayan takım olabilme sinyalleri, sonrasında oynanan FİBA şampiyonlar ligi maçında nispeten sarsılmış olsa da o maçın da neticede kazanılmış olmasının verdiği moralle Beşiktaş maçına gelindi. Beşiktaş maçı birkaç yönden önemli bir sınavdı. Birincisi; rakip ne kadar güçlü olursa olsun iç sahada oynanan her maçını Karşıyaka kazanır, kaybetse de onun adına ‘’kaza’’ denir inanışına hizmet edecek olması adına... İkincisi rakibin koçu’nun Ufuk Sarıca olması ve Karşıyaka’yı basketbolda Karşıyaka yapanın kişiler değil kendi basketbol ekolü ve taraftarı olduğunu göstermesi adına... Üçüncüsü ise geleceğe umutla bakabilmek ve gerçek bir takıma dönüşebilmek için bir kırılma noktası olabileceği yönünden önemliydi..!

Takımın yıllardır olduğu gibi dar bir rotasyonla oynamak zorunluluğunda oluşu yine ciddi bir handikaptı. Bu dar rotasyonu, kenar yönetiminin uygun olan ve gençlerin ezilip de demoralize olmayacağı maçlarda onlara daha fazla şans verip tecrübe kazanmalarını sağlaması kaydıyla zaman içerisinde aşabilir Karşıyaka... Ancak Beşiktaş maçında kadro darlığı nedeniyle uzun süreler görev alan oyuncuların son topa kadar verdiği mücadele galibiyet kilidini açan en önemli anahtar oldu... Takım olmanın önemi de bir kez daha anlaşıldı. Bununla beraber Karşıyaka seyircisinin yüksek bilet fiyatına karşın salonu doldurması ‘’doğru’’ olan davranıştı. Ancak yanlışlar da mevcuttu..!

Birinci sıraya konulması gereken yanlış ise Karşıyaka kaynaklı değil Beşiktaş seyircisi kaynaklıydı. Daha önceki bir yazımda da ‘’salon kültürü’’ olarak bahsettiğim konuya paralel yaşattıkları çirkinlikler kabul edilebilir gibi değildi. Kapalı spor salonunda gaz bombası atmak!!! Bunu yapanların salonlarda asla ve asla yeri olmaması gerektiği gibi mümkünse hayatın hiç bir alanında yer almasalar toplum adına en sağlıklısı olur kanaatindeyim. İkinci büyük yanlışı yapan ise Karşıyaka taraftarıydı! Eski ve başarılar kazandırmış bir koç’a nezaketen ufak bir jestte bulunmayı anlayabilirim belki ama bunun dozunu kaçırıp da en azından maç sonunda sana önemli bir galibiyet hediye eden şimdiki koç’unun adını hiç anmamayı, asıl bu sene ihtiyacın olan kişiyi motive etmemeyi ise hiç ama hiç anlayamıyorum doğrusu. Oysa ki Markoviç’in özellikle de bu maçla Karşıyaka gerçeğini anlamaya başladığının ve heyecan duymaya başladığının çok güzel bir göstergesi olan maç sonu sözleri bile başlı başına bunu hakettiğini gösteriyordu; ‘’yenilmemiş takım yoktur, Karşıyaka’ya gelmemiş takım vardır’’..! Üçüncü yanlış ise bir basketbol takımının olmazsa olmazı olan pota altı hakimiyeti için iyi bir pivot gereğinin hala göz ardı edildiğine işaret eden Patway’den medet umma yanlışındaki ısrar... Josh Owens’ın yanına alınacak pivot gibi bir pivot çok önemli bir güç katacaktır Karşıyaka’ya...

Hani genel olarak hepimizin hayatının belli dönemlerinde girdiği testlerde karşılaştığımız bir durum olan üç yanlışın bir doğruyu götürmesi kuralı var ya; ‘’doğru’’ olarak yaptığım saptamaya dikkat edecek olursanız bu sefer bu kural işemeyecektir inancındayım... Çünkü yanlışlar ne kadar çok olursa olsun, başarı ne kadar geç gelecek olursa olsun (hatırlatırım iki şampiyonluk arası 28 sene), Karşıyaka seyircisi muhteşem desteği, inanılmaz basketbol bilgisi ve yüreğindeki Karşıyaka aşkıyla salonları doldurmaya devam edecektir...

Beşiktaş maçının bitiminde teknik kadro, oyuncular ve taraftar arasında bir bütünleşme tablosu hakimdi. Şayet takım olma yolunda atılan adımlar daha da sıklaştırılırsa, ahde vefa ile önce Karşıyakalı olmak duygularının sıralaması doğru yapılırsa, kadro derinliğini arttıracak tedbirler alınırsa ve en önemlisi Beşiktaş maçıyla yakalanan heyecan ve sinerji sürekli bir hale getirilirse salonlardan çoğu kez mutlu ayrılacağımız günler de yeniden başlayacaktır... Richard Bach’ın ‘’mavi tüy’’ kitabında dediği gibi; ‘’tırtılın dünyanın sonu dediğine, usta kelebek der’’..!


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)