ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1322 kez okundu

Özel nedenlerle İstanbul Büyükşehir Belediye maçını izleme fırsatım olmamıştı. Ancak elde edilen galibiyetin son derece değerli olduğu bir maçtı ve kaçırdığıma üzülmüştüm. Sonrasında okuduğum pek çok yorumun benim için sözleri değerli olan, basketbolla yatıp basketbolla kalkan bir büyüğüm tarafından yapılanında gerek takımın gerekse kenar yönetimin tek vücut olup KSK ruhuyla hedefe ulaştığından bahsediyordu. Bu beni umutlandırmıştı. Çünkü yazılarımı takip edenlerin bildiği üzere bu seneki koç ile ilgili olarak sezon başından beri yaşadığım git geller ve mutlak bir güven duyabilme sorunu mevcuttu bende. Sevindim, doğruları yapmaya başladıysa ne mutlu Karşıyakaya dedim kendi kendime. Ama ikna olmam için kendi gözlerimle de görmeye ihtiyaç duymuyor değildim doğrusu...

     Derken Salı günü oynanan Ewe Baskets Oldenburg maçı geldi çattı... İzledim ve basketbolda söz sahibi büyüklerimin görüşleriyle benim izlediğim arasında maalesef bir parallelik kuramadım. Acaba izleyemediğim nadir maçlarda veya izlediğim maçların bir an için kafamı başka yöne çevirdiğim anlarında mı yapıyordu Karşıyaka'nın koçu doğru ve takdir edilesi hamleleri diye düşündüm bunun üzerine. Öyle ya, basketbola hayatını vermiş otoritelerden daha iyi bilecek değildim herhalde bu oyunu... Öyle ya da böyle hasbel kader bu sporu bildiğine inanan, amatör olarak da olsa bilfiil oynamış ve 7 yaşından beri de salonlardan çıkmayan biri olarak ben yine de kendi görüşlerimi beyan etmek isterim. Kimseyi kırmadan, duyduğum saygıyı aynı şekilde koruyarak...

     Benim izlediğim Ewe Baskets maçında Karşıyaka bizlere adeta bu sezonun bir özetini tek maçta sundu. Hızlı hücuma çıkıp, iyi savunma yapabildiği anlarda 12 sayı öne geçebildiği gibi, oyunun kontrolünü rakibe kaptırıp kendi oyununu karşı tarafa kabul ettiremediği anlarda ise 13 sayı geriye de düştü. Zaten bu sezon da düşe kalka geçmiyor mu! Bu maçla ilgili eleştirilerime geçmeden önce güzel olan şeylerden de bahsetmem gerekirse, bu kez sezon başından beri belki de ilk defa çift haneli sayılarla gerideyken ve özellikle de son periyottayken bu durumu düzeltip önemli bir geri dönüş yapabildi takım. Dar rotasyon nedeniyle genelde üçüncü çeyreklerin son 3 dakikasına girerken baş gösteren yorgunluğun olumsuz yansıması bu kez yaşanmamış oldu ki bu ümit verici bir gelişmeydi. Yanısıra bu maçta Waters'ın takımı oynatmayı öncelikleri arasında ilk sıraya koyduğunu görmenin de mutluluğunu yaşadım. Belki de yeni transfer Byron Allen'ın varlığı (her ne kadar sakatlığı nedeniyle bu maçta ve sonrasında belli bir süre takımda yer alamayacak olsa da) onu doğru performans sergilemeye iten bir etken olmuştur, bilemiyorum. Sonuç itibariyle böyle devam etmesi halinde Karşıyaka için çok daha faydalı olacaktır. Bunlar iyi ve güzel olan şeyler.

     Fakat maçın kaderine etki edecek anlarda kenardan zamanında yapılması gereken hamlelerin yapılmaması, son toptaki dehşet verici hata da maçın kaybına neden olan faktörler oldu. Takım rakibine karşı farkı açan bir üstünlük kurduktan sonra rakibin yaptığı geri dönüşü kesmek, kazandıkları ivmeyi durdurmak için alınması gereken molayı fark tek basketlik hale gelinceye kadar almamasının nedenini öyle zannediyorum ki Trifunoviç sadece kendisi biliyordur! Son toptaki hataya ise dehşet verici dememin nedeni, o hücumda yapılmaması gereken tek hücum tercihini oyun planı olarak belirlemesi. İddia ediyorum 100 ayrı basketbol koçuna sorsalar, ev sahibi takımsın, tek sayı geridesin, hücum sırası ve top sende, 14 saniyeden fazla zamanın var ve bu durumda topu nasıl kullanırsın diye; muhtemelen 99'u hızlı ve atletik bir oyuncumla sürenin sonlarına doğru topu buluştururum ve onun içeriye penetre edip sayı bulmaya çalışmasını söylerim şeklinde cevap verirdi. Çünkü bu durumda gerçekleşmesi muhtemel en yüksek iki olasılıktan biri sayı yapılıp maçın kazanılması diğeri ise sayıya giderken faulle durdurulması olurdu ki bu da iki atış kazanılması anlamına gelirdi. Birini atıp birini kaçırsa en kötü ihtimalle uzatma, ikisini de atarsa yine galibiyet.

     Bunun için de Trifunoviç'in elinde uygun malzeme vardı ancak yapmadı! Ya da bir diğer olasılık takıma bu taktiği verdi ama oyuncuları onu dinlemedi. Her iki durum da kötü ama... Çünkü bu oyun planını yapmadıysa taktisyenliği ciddi bir tartışmaya açıktır, bu oyun planını yaptığı halde oyuncuları uygulamayıp kendi insiyatifiyle dış şuta kalkıştıysa o zaman da takım üzerinde bir hakimiyet sorunu var demektir... Bu arada, 100 kişiden 99'unun vereceği cevap şeklinde bahsetmemin nedeni, o hariç tuttuğum bir kişi olarak Trifunoviç'i görmem... Şaka gibi..!

     Dolayısıyla takımla birlikte tek vücut olup, KSK ruhuyla İstanbul Büyükşehir Belediye maçını kazandığı söylenen Trifunoviç ile ilgili olarak benim hala bizzat gözlemleyeceğim somut verilere ihtiyacım var kendisine güvenebilmek için... Neyse, en azından takım devamlı düşüşten, düşe kalka ilerlemeye terfi etti. İlerleyen süreçte de hep ayakta kalmayı başarması en büyük temennimiz tabii ki! Konu kesinlikle Trifunoviç sevenler, Trifunoviç sevmeyenler şeklinde bir durum değil. Hayatımda görmediğim, bilmediğim, hiç bir teşrik-i mesaim olmayan birisiyle ilgili olarak da siyahla beyaz gibi bir kutuplaşmanın tarafı olmak zaten akılla mantıkla bağdaşan bir durum da olmaz... Benim tek derdim Karşıyaka'nın başarısı...! Ve bu çerçevede de herkesden daha çok belki de ben istiyorum Trifunoviç'e methiyeler düzmeyi... Ama Sakarya maçından sonra çok kısa bir arayla şimdi de Ewe Baskets maçının kaybettireni birebir o takımın koçu olunca da eleştirmek en doğal hakkım.

     Ellerim açık, avuçlarım patlayıncaya kadar Trifunoviç'i alkışlamaya hazırım... O da bunu yaptırtabilecek seviyede hazır olunca...

     Güçlü bir pivot sorunundan, Mahalbasic'e gıptayla bakıp güldür güldür show'daki bir tiplemenin repliği olan ''keşşşke benim olsa'' diye Karşıyaka adına iç geçirme durumundan ve Banic ne iş yapar gibi bir sorudan ise uzak duruyorum artık! Çünkü eminim sizler de bıkmışsınızdır artık benden devamlı bu kronikleşen hastalıkla ilgili sözler duymaktan...

     Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)