Gündem, ABD’nin İran’a saldırısı ve tüm Ortadoğu’da kaosun yaşanmasına yol açması…
Ortadoğu zaten binlerce yıldır kaotik de, güncel durumda da genlerinden gelen bu durumun iyice alevlendiği günleri yaşıyoruz…
Allah; dünyayı akıl, mantık, vicdan ve ahlakını kaybetmiş Trump gibilerden korusun! Putin veya Kim Jong-Un çok mu farklı? Maduro çok mu farklıydı? Peki ya Netanyahu?!
Psikopatça düşünce ve davranışlara sahip bunca ismin aynı döneme denk geldiği bir dünyada olmak hepimizin şanssızlığı olsa gerek...
Bu vesileyle; ‘’Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir’’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün değerini bir kez daha anlıyoruz…
Üstelik de girdiği hiçbir savaşı kaybetmemiş, muzaffer bir komutanın dilinden dökülen sözler bunlar. Üstelik savaşı bir sanatçı gibi idare edebilen, bunun okullarda eğitimini almış olan ve meslek edinmiş olan birisinin ağzından çıkan sözler bunlar…
Dünyaya rol model olmak, gerçek dünya lideri olmak işte ancak böylesi bir hümanist düşünce yapısı ile ve ‘’yurtta sulh, cihanda sulh’’ diyen anlayışa sahip olup, bunu pratikte de uygulamakla mümkün olabilir. Atatürk’ün veciz sözleri sadece savaş ve barış ile sınırlı değildi tabii ki de…
O büyük bir entelektüel, tam bir kitap kurdu ve düşün insanı olarak vardığı noktada artık ‘’deha’’ olarak nitelendirilen dünyanın en büyük devrimcisi ünvanını hakkıyla kazanmış birisiydi. Değerini bilmeyen veya dehasını idrak edemeyenlerin çok şey kaybettiği, kendisini örnek alanların ise hayatına muassır medeniyetler seviyesindeki devletler liginde yer alan ülke vatandaşlarının sahip olduğu standartlarda bir yaşama erişme yolunda yön verdiği bir liderdi Atatürk…
Her zeki insan, her özgürlüğüne değer veren insan ve her insan haklarına saygılı insan Atatürk yolunda ilerlemeyi tercih eder zaten. Mesela Atatürk’ün eğitime ve eğitmenlere verdiği değerin ifadesi olarak sarf ettiği ‘’Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’’ sözü de verdiği mesaj itibarı ile tarihe damga vurduğu sözlerinden biridir…
Yine çocuklarla ilgili olarak sarf ettiği pek çok sözünden birisi olan ‘’Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir’’ cümlesi de çok değerlidir…
Ancak, ne yazık ki büyük önder Atatürk’ün bu doğru mesajlarına rağmen su akacağı yolu buluyor ve ne savaşlar eksik kalıyor, ne iyi eğitimli ve terbiyeli çocuklar yetiştiriliyor ne de değerli öğretmenlerimize sahip çıkılabiliyor!
Alın size son yaşanan trajedinin kurbanı Fatma Nur Çelik öğretmen!.. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, kendi okulunun içinde kendi öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen 44 yaşındaki biyoloji öğretmeni…
Aileler çocuklarına sahip çıkmazsa, aileler bakabileceğinden fazla çocuk yapıp onları sokaklara salarsa, karnı doymayan üzerine giyeceği giysisi ve başını sokacağı barınağı olmayan sokaklardaki çocuk sayısı hızla artarsa veya kağıt üzerinde ailesi olup da ailesinin çocuğuna doğru terbiyeyi verme becerisi olmazsa işte bu şekilde hızla artan çocuk katiller, çocuk mafya bozuntusu çeteler, çocuk hırsızlar, çocuk gaspçılar ortalığı kaplar…
Çok büyük ve çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. İstikbalimiz, geleceğimiz olacak olan bu çocuklar gelecekte bu ülkeyi nereye sürükler düşünmek bile istemiyorum…
Bunlara ‘’çocuk’’ denilmesini bile yanlış buluyorum hatta! Bunlar olsa olsa ‘’mutant’’ bir tür olabilir. ‘’Vicdanı, ahlakı alınmış insan müsvedde numunesi’’ olarak tanımlanabilirler belki…
Bunlara en üst seviyeden ve indirimsiz bir şekilde, vahşice duygularla bir insanı katleden yetişkinlere verilen cezaların aynısı verilmeli ve genç yetişkin yaşlarındayken de içerden çıkıp toplum arasına tekrar karışamamaları sağlanmalıdır. Henüz suça bulaşmamış olanları da çok acil bir planlama ile suça bulaşmaya başlamadan eğitilmeli, iyi insanlara evrilmelerinin sağlanmasına çabalanmalıdır…
Rahmetli babam vefat eden birisinin ardından ‘’vay gidene…’’ derdi. Anlamı ise şuydu; ‘’ölen öldüğü ile kalır, ardından kalanlar aynı yaşantılarını sürdürürler. Sanki o öldü diye bir şeyler değişecek zannetmesin kimse…’’ Bu temiz yürekli eğitim neferi öğretmenimizin katledilişinin ardından da kısa bir süre tepkiler, üzüntüler gösterilip sonrasında hayat rutin akışına dönecektir illa ki!
Ancak; öğretmenimizi katleden 17 yaşındaki vahşi katil için en azından bundan sonraki hayatı kolay olmamalıdır. Hem de hiç kolay olmamalıdır… Hatta bundan sonraki zor olacak olan hayatı da ibret için potansiyel katil adaylarının gözünün içine içine sokulmalıdır…
Atatürk’ün ‘’yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’’ dediği öğretmenlerimiz aile terbiyesi, vicdanı, ahlakı, insanlığı olmayan bu ucubelere gösterilen toleranslar veya düşük cezalar sürdükçe tek başlarına ne yapsınlar ki!..
Sağlıcakla kalın!..
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!