ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1220 kez okundu

19 Ocak 2007 tarihinde, yani 11 yıl önce bugün, kendisini milliyetçi ve dindar sanan bir zat tarafından Hrant Dink katledildi. Çünkü; tarih boyunca ırkdaşlık, ortak din paydası ve bunlara benzer nedenlerle insanlar hep ayrıştı veya kasıtlı olarak ayrıştırıldı. Bir onlar, bir de biz vardı bir grup insan için. Onlardan olma veya bizden olma kriterleri sabitti çünkü. Kökeni, dini gibi gerekçeler ise bu kriterlerde başı çekiyordu. Eğer ülkesini, vatanını sevmek ve ona katkı sağlamaksa temelde olması gereken, acaba kimler için onlar, kimler için biz veya bizden kelimeleri kullanılmalı!

Yıllar önce Dink'in öldürülmesinin ardından o zamanlar Hürriyet gazetesinde yazan Soner Yalçın'ın yazısına ulaşabilenler olursa, tamamını bir okumasını tavsiye ediyorum. Ben de buradan o yazıyı kaynak olarak ele alıp bazı bilgileri aktarmak isterim ki toplumsal ayrışmaya din-dil-ırk temelinde yaklaşarak yol açanların düştüğü hataya, vereceğim bazı isimlerle dikkat çekmek için...

Mesela bir dönem çocuklarının gayet iyi hatırlayacağı ''Uykudan Önce'' adlı o zamanlar tek kanal dönemiyken ve TRT'de yayınlanan programda, yine o dönemde çocuk olanların sevgilisi haline gelen tonton teyzemiz Adile Naşit vardı ve Ermeni kökenliydi! Yani daha çocukken sevmiştik, büyüdükçe de filmleriyle sevgimiz sürdü. Ve hatta ailecek sanatçı olan Naşit ailesi de diyebiliriz buna... Hepimizin keyifle izlediği ve toplumsal birliğin çok daha güçlü olduğu, çok daha huzurla yaşadığımız yıllara ait olan eski yeşilçam filmlerinde yer alan Kenan Pars, Turgut Özatay, Vahi Öz (Horoz Nuri) gibileri hangimiz bizden görmeyebiliriz ki acaba! Ya da, daha yakın bir geçmişte herkesin üzerinde derin bir etki bırakan ve yakında da devam filmi gösterime girecek olan ''Kaybedenler Kulübü'' filminin müzikleri ile tekrar zihinlerde ve gönüllerde canlanan ''Sigaramın Dumanı'' parçasını seslendiren Asu Maralman da mı bizden değil yani!

Tüm dünyada en ünlü müzik gruplarının tercih ettiği zil markası nedir biliyor musunuz peki; Zildjian (Zilciyan) veya İstanbul Agop veya İstanbul Mehmet. 1623'ten beri zil yapan İstanbullu bu aile de Ermeni. Zamanında Osmanlı İmparatorluğunun Mehter Takımı için üretilen ziller de bu aileye aitti ve keşfedip formülünü bir sır olarak nesillerdir sakladıkları özel bir alaşım sayesinde günümüzde hala bu işte dünyada bir numara olarak Amerika'da yaşamlarını sürdürüyorlar. Sayelerinde İstanbul adı en meşhur arenalarda çınlamaya devam ediyor...

Toto Karaca, Onno Tunç, Ara Güler, Garo Mafyan, Sami Hazinses ve bu toplumun gönüllerinde yer etmiş daha nicelerini sayabileceğimiz isimler var ki Ermeni kökenliydiler... Sadece sinema, tiyatro veya müzik alanında değil mimari anlamda da bu ülke tarihine damgasını vurmuş olan Ermeni kökenli ve bu vatanın evladı olanlar mevcut. Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Kuleli Askeri Mektebi, Selimiye Kışlası, Malta Köşkü, Gümüşsuyu Askeri hastanesi... Tüm bunları yapan Osmanlı mimarlığından Balyan ailesi idi (yedi kuşak hizmet vermiş) ve Ermeniydiler. Hatta kökenlerine bakarak değil de dinsel anlamda da ayrımcılığı körükleyenlere cevap olarak aynı ailenin yapmış olduğu bazı ''camii'' örnekleri de vermek lazım gelirse; Bezmialem Valide Sultan Camii, Ortaköy Camii, Hamidiye Camii, Pertevniyal Valide Sultan Camii gibi İstanbul'un en güzel camiilerini sayabilirim...

Saydığım isimlerden ve eserlerden gayet açık ve net olarak anlaşıldığı üzere bizden-onlardan ayrımını yaptıran unsur asla ırk, dil, din olmamalıdır. İyi insan- kötü insan veya vatanına milletine faydalı olan- zarar veren gibi ayrımlar yapılmalıdır. Burada tüm bunları sıralarken Ermenilerin hepsi iyidir demiyorum. Tıpkı Türklerin hepsi iyidir diyemeyeceğim gibi...

Uzun yıllar Türk Tarih Kurumu başkanlığını yürüten, iki dönem MHP milletvekilliği de yapan ve şimdilerdeyse İyi Parti'nin kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun 2015 yılındaki bir yazısında okuduğum üzere (bu okuduklarımı siyasi kimliğiyle değil, akademik kimliğiyle paralel olarak doğru kabul edebileceğimizi düşünecek olursak), PKK lideri olan şahsın asıl adı Artin Agopyan (apo) ve Ermeni kökenli olduğu ifade ediliyor. Aynı yazıda pkk terör örgütü mensubu pek çok başka isimden de bahsedilerek Ermeni oldukları vurgusu yapılıyor. Şimdi, yazımın başlarında sıraladığım isimlere bakınca Ermeni ise iyidir diye bir genelleme mi yapmalı, yoksa terör örgütü lideri ve diğer bazı isimlere bakarak Ermeni ise kötüdür diye bir genelleme mi yapmalı! Her ikisi de yanlış olur tabii ki..!

Diyeceksiniz ki bu adam ne diye bu yazıda Ermeni de Ermeni diyip duruyor! Şayet tarih 6 veya 7 Eylül olsaydı benzer bir yazıyı Rum merkezli olarak yine yazardım (her ne kadar genel itibariyle gayrimüslimlere yönelik olan bir utanç tablosu olsa da 6-7 Eylül 1955 yılında yaşananlar, ağırlıklı olarak zarar görenler Rumlardı). Ne demek istediğimi anlamayanlar 6-7 Eylül 1955'de yaşananları araştırıp öğrenebilirler. Bu gün ise Ermeniler üzerinden yazmamın nedeni gazeteci-yazar Hrant Dink'in katledilişinin yıldönümü olması... Ayrıca beni böyle bir yazıyı yazmaya iten bir başka neden daha oldu aslında...

Geçenlerde Karşıyaka sahilinde yürürken bir derneğin önünden geçiyordum... Derneğin adını vermeyeceğim, çünkü burası Karşıyaka olmasına rağmen artık iyice kozmopolit bir yer haline dönüştüğü için, kalkıp da Karşıyaka kültürüne yakışmayan radikal görüşlü birilerinin saçma sapan şeyler yapma ihtimaline meydan vermek istemiyorum! Ve bunu bu şekilde yapma gereği duymaktan da ayrıca üzüntü duyuyorum o ayrı!

Her neyse... Yürürken, bu derneğin önünde bir stand kurulduğunu gördüm. Üzerinde çeşitli dini kitaplar yer almaktaydı. Hristiyanlığa dair... Ve ''kitaplar ücretsizdir, alabilirsiniz'' şeklinde bir de yazı koymuşlardı üzerine. Ezelden beri okumaya, hele ki farklı kültürleri öğrenmeye meraklı birisi olarak hemen ilgimi çekti. Yanaştım ve kitaplara bakmaya başladım. İçerden orta yaşlı,ince yapılı, saçları hafif dökülmüş bir bey çıktı. Son derece kibar bir konuşma üslubu ve ses tonuyla bana istediğim kitabı, hatta hepsinden birer tane bile alabileceğimi söyledi. Ben kitapların içeriklerine yabancı olduğumdan bilemedim ne yapacağımı ve o sırada kendisi bana bir tanesini tavsiye etti, onu ve kendi kafama göre birini daha aldım. Sonrasında aramızda geçen kısa süreli sohbetin ardından yoluma devam ederken üzerimde bıraktığı intiba, ne kadar kibar olduğu, kısa süreli sohbetimize rağmen İslamiyete karşı ne kadar saygılı olduğu ve kendi dini veya kültürüne dair asla dikte edici, zorlayıcı veya daha üstün olduğunu ima eden tavır içinde olmadığıydı. Hoşuma gitti... Biraz da hayıflandım... Niçin kendi kültürümüzden, ırkımızdan veya dinimizden olmayanlara karşı böylesi bir davranış biçimini tüm toplumun bir alışkanlığı haline getirememiş vaziyetteyiz diye... Niçin kendi kültürümüzden olmayanın kültürünü de öğrenip iyi ve güzel yanlarını kendi kültürümüzle harmanlayıp, değiştiremeyeciğimiz ırkımız gerçeğinin söz konusu insanlık olunca hiçbir önemi olmadığını anlayıp, dinsel farklılıkların bir toplumun birlik ve bütün olmasında engel teşkil etmeyeceğini görüp ''gerçek anlamda biz olmak'' kavramını bir türlü idrak edemiyoruz diye cidden üzüldüm... Sonrasında da Hrant Dink'in ölüm yıldönümü gelip çatınca ortaya bu uzun ama bence gerekli yazının çıkması kaçınılmaz oldu benim için...

İçeriğinden bilgiler paylaştığım Soner Yalçın'ın 2007 yılına ait yazısını bitirdiği cümleyle bitirmek isterim ben de bu yazıyı;

Hz. Muhammed'den, Fatih Sultan Mehmed'den öğrendiğimiz hoşgörüyü ne zaman kaybettik biz?..

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)