ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Primum non nocere= Önce zarar verme

Primum non nocere= Önce zarar verme

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1054 kez okundu

Bir zamanlar İzmir’in gururu olan, nice değerli gazeteciye okul vazifesi yapmış olan bir gazete vardı. Son ve uzun yıllardır bu vasfını kaybetmesinin yanısıra objektif yayıncılık ilkesinden de uzaklaştığını geçmişine duyduğumuz saygı nedeniyle üzüntüyle izlediğimiz bu gazetenin bir yazarı tarafından ‘’kuralın batsın doktor hanım’’ başlıklı bir yazı kaleme alındı geçtiğimiz günlerde. Yazı ile ilgili yaklaşımlara, yorumlara ve eleştirilere bakılınca iki yönlü değerlendirmek lazım. Biri katılmadığın bir fikre karşı gerekçeli muhalefet yapma özgürlüğünün olması gereği, diğeri ise tamamen karşısında olduğun bir görüş dahi olsa kesinlikle hakarete varan bir üslupla yaklaşılmaması gereği. O yazıyı biraz gecikmeli de olsa (yazının yer aldığı gazeteyi tarafsızlığını kaybettiği günlerden bu yana uzun zamandır okumayı bıraktığımdan) gelen tepkiler üzerine ben de okumuş bulunuyorum ve kendi adıma eleştiri hakkımı usulüne uygun olarak kullanmak niyetiyle yazıma başlıyorum...

Henüz çok da uzun olmayan bir süre önce babam vefat etti. Babamın son 35,5 günü (bunu latife olsun diye yazmıyorum, hakikaten bir tesadüf neticesi süre öyleydi!) önemli ve iddialı bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde geçti. Bir önceki yazımda da ifade ettiğim gibi, bu süreçte babama uygulanan tedavi ile ilgili bu mesleğin bir mensubu olarak doğru zamanda cesur kararlar alınamaması şeklinde özetleyebileceğim bazı yanlışlara imza atıldığına dair ölünceye kadar kafamda soru işareti olarak kalacak şüphelerim var. Benim de meslek hayatımda bir genel cerrah olarak takip etmek durumunda kaldığım yoğun bakım hastalarım olmasına ve konunun içinde yer almış biri olmama karşın babamın hastane sürecinde tedaviyle ilgili şüphelerim de olmasına rağmen aklıma gelen bazı tedavi hamleleri konusunda kendisini takip eden doktoruna hiçbir müdahalede bulunmadım. Ancak zaman zaman bazı telkinlerim olabildi hepsi o kadar. Çünkü, yoğun bakım doktorluğu diye ayrıca bir kavram vardır ve ben konunun tamamen dışında yer almayan bir branşa mensup olmama rağmen konuya benden çok daha fazla vakıf olması gereken profesyonellerin tıbbi yaklaşımına babamı emanet ettim. Bu konunun bir tarafı. Şimdi de bir başka açıdan bir başka konuya girecek olursam..;

Gazetecilik mesleği... Tarih boyunca tüm dünyada kitleler üzerinde çok ciddi tesiri olan, çok ciddi sorumluluk gerektiren ve doğru kişilerce doğru şekilde yapılması gereği tartışılamayacak bir meslek! Güzel bir tesadüf neticesi yaklaşık 2 yıla varan bir süredir burada yazı yazma şansını bulmuş olan ve gazetecilikle ilgili hiç bir geçmişi veya iddiası olmayan ‘’ben’’ dahi burada bir konuda bir fikir beyan ederken bir kere değil bin kere düşünerek, yazdıklarımı göndermeden önce defalarca tekrar tekrar okuyarak kendi çapımda bir sorumluluk hissediyorum... Gazetecilik konusunda ahkam kesmeden, haddimi bilerek... Fikirlerim konusunda ise her mecliste arkasında durabileceğim bir iddiam vardır o ayrı! Herneyse...

Hal böyleyken, yani kendim doktorken branşım dışında bir doktorun asıl uzmanlık alanına bile müdahale etmemeye imtina ederken ve hele ki tamamen mesleğim dışında bir konuysa o konuda ahkam kesmemeye azami dikkat gösterirken, saygınlığı benim nazarımda tarihin tozlu sayfalarında kalmış bir gazetenin (umarım zaman içersinde eski tarafsız ve saygın günlerine dönecektir), adını daha önce hiç duymadığım bir yazarının yaptığına ne demeli, nasıl yaklaşmalı?!

Bakınız o yazısında köşe yazarı hanım alenen bir doktorun yasaları çiğnememiş olmasına kızıyor. Konu belli. 82 yaşındaki, evde duran eşinin ilacını yazdırmaya doktora giden amcanın üzücü bir şekilde vefatı ile sonuçlanan habere dair bir yazı. O kadar, konunun ayrıntısını merak edip araştırmadan yazılmış, o kadar popülist kaygılar taşıyan bir yazı ki; yazıda ısrarla doktor hanımın o yaşlı amcaya bir çözüm yolu aramayı denemeden beyaz kod denilen güvenlik kodunu hemen verdiğinden bahsediliyor ve empati yapmadığından dem vuruluyorken işin aslının ne olduğundan hiç bahsedilmiyor. İşin aslı; ‘’doktor hanım o güvenlik kodunu tam 2 saat 15 dakika boyunca verdiği mücadeleden sonra veriyor, yaşlı amcanın poliklinikte önce baston sallayıp hücum etmesi, sonrasında ise poliklinikte yere oturup muayene odasından çıkmaması nedeniyle sıra bekleyen diğer hastalarca tepki gösterilmesi sonrası veriyor, o amcanın eşinin aile hekiminin kendisi olmadığını anlatması sonrası veriyor, hasta görülmeden ilaç yazmanın hem yasal anlamda suç olduğunu hem de yazılmasını istediği ilacın bazı tetkiklerle hastanın durum değerlendirmesi yapılmadan yazılması halinde ölümcül sonuçlar doğurabileceğini anlatmaya çalışması sonrasında veriyor’’...

Vefat eden Yusuf Amca’ya Allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır versin. Ancak Yusuf Amca’nın vefatına neden olan şey yazılmayan reçete mi yoksa kendisine güvenlik güçlerinin uyguladığı kontrolsüz güç mü konusunda da doğru ve tarafsız yorum yapmak gerektiğine inanıyorum. Her ne kadar Yusuf Amca’nın kamera görüntülerinden izlenebildiği kadarıyla agresif tavırlarını sadece doktora değil, silahını almaya çalıştığı polis memurlarına karşı da takındığını görüyor olsak bile o yaştaki birisine karşı daha kontrollü davranılabilirdi düşüncesindeyim. Bu düşünceme rağmen bile bir köşe yazarı arkadaşın hiç bir suçu olmayan doktor arkadaşı direkt hedef gösterdiği gibi ben de kalkıp polis memurlarını direkt hedef gösterecek değilim. Yusuf Amca’nın ne yaptığı, olayların nasıl o raddeye geldiği ve o istenmeyen sonuca varan gelişmelerin nasıl bir seyir izlediği yapılan soruşturmayla zaten ortaya konulacak ve polis memurlarının sert tutumunun yol açtığı bir durum olduğu kanaati oluşursa da gereği yapılacaktır...

Değerli okurlarım doktorla hastayı karşı karşıya getirmek, sağlık sistemindeki uygulamalara dair mevcut yanlışlıkların asıl sorumlularından hedef saptırmanın en kolay ve en sık uygulanan yoludur. Bu hem doktorlar için hem de sağlık hizmeti almak isteyen insanlar için hiçbir şekilde mutluluk getirmeyecektir. Biz hekimlere öğretilen ilk ilkedir; ‘’primum non nocere=önce zarar verme’’ ilkesi... Öyle kimsenin tanımadığı bir takım gazetecilikten ve hatta daha önemlisi vicdanlı insan olmaktan nasibini almamış, hasbel kader kendine bir köşe edinmiş olup da kısa yoldan adını duyurmanın yolunun ‘’gerçek dışı da olsa’’ toplumda infial yaratacak konulardan geçtiğini düşünen zat’larca yıpratılmasına izin veremeyeciğimiz ilkelerimiz vardır biz hekimlerin. Onların bu tutumuna karşın bizler yine de aynı anlayışla hizmet vermeye devam ederiz. Bundan kimsenin de kaygısı olmasın. Ancak ne olur? ; içimiz acıyarak, mutsuz olarak mesleğini sürdüren insanlara dönüşür, bu ruh halinin (her meslekte olacağı gibi) yansıması olarak da istem dışı gelişebilecek hatalara daha açık hale gelmiş oluruz. Emin olun ki bunun en büyük zararı da yine kendisini doktorlara teslim eden vatandaşlara olacaktır. İnsanın yedek parçası yok, hata yapıldığında çoğu zaman geri dönüşü de yok ne yazık ki! O halde bence doktor-hasta ilişkisine bahis konusu yazıyı yazmak suretiyle darbe indirmeye çalışanlara, araya nifak tohumları ekmeye gayret edenlere karşı birlik olup onlara prim tanımayalım. Bu herkesin yararına olacaktır..!

Farkettiyseniz bu, toplumu kutuplaştırmaya hizmet eden, yalan yanlış yazıyı kaleme alan kişinin adını dahi yazmadım. Çünkü yazsaydım onun istediği amaca hizmet etmiş olacaktım. Adını bu yazıyı okuyanlar da duymuş olacak ve kendince biraz daha ünlenmiş olacaktı. Kendisi en son yine bir şeyler yazmış ve demiş ki ‘’şimdi yani ben gerçekten hastanelik olsam bu yazdıklarımdan sonra beni ortada mı bırakacaklar, beni tedavi etmeyecekler mi?’’. Kendisine gelen bazısı dozunu aşan bazısı haklı eleştirilerden sonra... Ve şimdi ben de kendisine diyorum ki; ‘’yazar hanım siz bu kadarcık tepkiden sonra korkularınızın esiri olmuşken bizler hemen her gün ayrı bir yerde darp ediliyor veya en basitinden hakarete maruz kalıyor olmamıza karşın mesleğimizi korkmadan, olanca sorumluluğu hissederek ve sizin gibilere karşı bile aynı ciddiyetle yapmayı sürdürürüz. Hiç merak etmeyin. Çünkü bize fakültede önce zarar vermemeyi öğreterek başlayan süreci sizin dediğiniz gibi fakülte bahçesinde doktorculuk oynayarak geçirmedik bizler. Bilgimizi zihnimize, becerimizi ellerimize, vicdanımızı kalbimize yerleştirdikten sonra bir de mezun olurken ırk dil din ayrımı yapmaksızın diyerek, insana sadece insan olduğu için diyerek ve bunları derken de sizler gibi iftira atanları da bunların içersine dahil ederek yeminimizi de ettik herkese en iyi şekilde bakacağımıza dair! O nedenle korkma sen e mi..! Ama bunu okursan da utan, utan...’’

Sağlıcakla kalın..!


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)