ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Ağaçların gözyaşları

Ağaçların gözyaşları

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
20 Ağustos 2019, Salı 13:18
521 kez okundu

Kazdağları ile olan duygusal bağımdan ve Kazdağlarının özelliklerinden bir önceki yazımda daha yeni bahsetmişken şimdi de Karabağlar'da meydana gelen yangın ve 500 hektardan fazla ormanlık alanın yok oluşu ile yine hassasiyetlerim tavan yapmış vaziyette. Giden ormanlık alanda yaşayan hayvanların nasıl da telef olduğunu düşünürken duyduğum ekstra üzüntüye, bu kez yok olan bitki örtüsünün de hisleri olduğuna dair okuduğum bir yazı nedeniyle ayrıca bir üzüntü daha eklendi. Okuduğum yazıyı alıntılayarak sizlerle paylaşmadan önce kendi yaşadığım bir tecrübeyi aktarmamda fayda var...

Ören (Burhaniye), çocukluğumda babamın vazifesi vesilesiyle keşfedip sonrasında da ailemizde bağımlılık yapan, anne-baba yazlığının bulunduğu yer. Anlatacağım şey de yine burada geçiyor. Ören'deki yazlığın bahçesinde dört tane devasa sedir çam'ı bulunuyor. Bunlar uzun yıllar önce evin bizlerden önceki sahibi tarafından dikilmiş. Yıllar yıllar içersinde eriştikleri apartman boyu kadar yükseklikleri nedeniyle de doğal olarak Kaz dağlarından gelen esintilerle salınım hareketleri yapmaktalar. O esnada dallarından çıkan sesin insana verdiği huzuru kelimelerle anlatamam. Görünümlerinin güzelliği de cabası... Ancak tüm bu özellikler maalesef yazlığın bulunduğu sitedeki diğer site sakinlerince aynı şekilde itibar görmüyor. Kendileri, özellikle de kış aylarında şiddetli rüzgar olduğunda bu ağaçların yıkılmasından korktuklarını ifade ediyorlar. Yanısıra da çok pislik yaptığından dem vurmaktalar... Bu bağlamda, son senelerde bizlere bunların kesilmesi yönünde yoğun baskı uygulamaktaydılar. Bizler ise devrilmesi halinde öncelikle bizim evin en büyük hasarı görecek olmasına rağmen, ayrıca da pislik dedikleri çam iğnesi yapraklarla en fazla bizler muhatap oluyor olmamıza karşın bu isteklerine direnç gösteriyorduk. Özellikle de babam o ağaçları çok severdi. Geçen sene babamın rahmetli olmasının ardından, komşuların yoğun baskılarının da artması sonrası bu sene çoğunluğun kararına boyun eğdik ve orman bölge müdürlüğünden yasal izinleri alabilmeleri halinde bizim de çoğunluğun kararına itiraz etmeyeceğimizi bildirmek ''mecburiyetinde'' kaldık. İşte asıl bu noktadan sonra yaşananlar çok ilginç gerçekten..!

Bahçemizde yer alan o dört abide ağaç bugüne kadar toplu iğne başı kadar reçinelerini serpiştirip, iğne yapraklarını dökmek dışında bir şey yapmazlarken, alınan karar sonrası resmen ilk defa gelişen farklı bir durum oluşturmaya başladılar! Karar alınırken site toplantısı onların yanında yapılmıştı bu arada... Bunu niçin söylediğimi az sonra anlayacaksınız. Ve o ağaçlardan bu sene her biri yarım santim ila bir santim civarında olan bir takım damlalar damlamaya başladı. Reçine kadar kıvamlı ve yapışkan olmayan, hafif yapışkanımsı fakat su tutmakla kolayca temizlenen, büyüklüğü her zaman olan toplu iğne başı kadar serpişen reçineler gibi olmayıp onlara kıyasla çok daha kocaman olan bir takım şeffaf oluşumlardı bunlar. Anlayamamıştık doğrusu! Ta ki aşağıda paylaşacağım alıntıyı okuyana kadar;

''1966 yılında Amerika'nın tanınmış yalan makinesi uzmanı Clee Backster, güvenlik görevlilerine poligraf aygıtının kullanımı eğitimini verdiği okulunda uykusuz bir gece daha geçirdi. Sonra, sırf eğlence olsun diye yalan makinesinin elektrotlarını kocaman yapraklı tropikal bitkisinin üzerine yerleştirdi. Yalan makinesi çeşitli korku, sevinç, şaşkınlık gibi durumların elektriksel değişimlerini ölçtüğüne göre belki bitki de su dökünce seviniyordur diye alaylı alaylı güldü. Bitkiyi suladığında galvanometre zikzaklar çizerek aşağı doğru indi. Oysa yukarı doğru bir hareket bekliyordu Backster. 'Nasıl yani?' dedi kendi kendine. 'Bitki düşüncelerimi mi okudu!'

İnsanlık tarihinin önüne yeni bir dünya açılıyordu artık. Deneyler deneyleri kovaladı. Bitkilerin sadece düşünceleri okumakla kalmayıp, çevrelerindeki herşeyi hissettikleri de çıktı ortaya. Kaynar suya atılan karideslerin ölümlerini, eline iğne battığında duyulan acıyı da hissediyordu bitkiler. Hatta kilometrelerce ötede olunsa bile yaşanan sevinç ve üzüntüleri de hissediyordu. Hatta korkudan baygınlık bile geçiriyordu. Bir gün şehir dışından gelen bir botanikçi bayan içeri girdiğinde bütün bitkiler sessizleşti. Hiç birinden tepki gelmiyordu. Sanki hepsi birden sessizliğe bürünmüştü. Taa ki o bayan havaalanından uçağa binip gittikten 45 dakika sonra yeniden tepki vermeye başladılar. Bayan botanikçinin bitkileri kurutup ölçümler yaptığını öğrendiği zaman anladı Backster, bayanı görünce bitkilerin korkudan bayıldıklarını.

Bir deney tasarladı. 6 yardımcısına aynı gece aynı saatlerde yapmak üzere farklı görevler verdi. Görevlerden biri gece yarısı gelip laboratuardaki bitkilerden birini söküp, parçalamaktı. Ertesi gün, o gece bitkiyi parçalayan yardımcı içeri girdiğinde bütün bitkiler çılgınlar gibi haykırmaya başladı (galvanometrelerin ibrelerinin tavan yapmasını böyle adlandırıyor Backster). Bu deneyden anlaşıldı ki bitkiler sadece hissetmiyor, aynı zamanda hafızaları da var. Ve Amerika'da bazı adli vakalarda bitkilerin şahitliğine başvurulmaya başlandı. Bitkiler asla yanlış sonuç vermiyor, çünkü yalan nedir bilmiyorlardı. Bu çalışmalar makale olarak yayınlanmaya başlayınca dünyanın dört bir yanından bilim adamları konu üzerinde çalışmalara başladılar. Sonuçlar akıl almaz. Koparılmış bir yaprak, kendisine güzel sözler söylenmesi durumunda normal yapraktan aylarca daha uzun süre canlı kalabiliyor. 120 km mesafedeki bir acıyı, sevinci hissedebiliyor.

İnsanların düşüncelerini okuyabiliyor, kötülük yapanları hafızasına kaydedebiliyor. Aynı zamanda bu bilgileri diğer bitkilerle de paylaşıyor. Kendisine kötü davranılan bitki üzüntüsünden intihar bile edebiliyor. Yanındaki bitkinin susuz kalması durumunda kendi suyunu onunla paylaşıyor. Bitkiler, bütün canlılarla iletişim kurma konusunda bizim hayallerimizin ötesinde bir hassasiyete sahip. Her biri doğanın bir parçası. Belki bir gün onları daha iyi anlama imkanımız olursa bize tarihin bütün yaşanmışlıklarını bile anlatabilirler. Avatar filminin esin kaynağı da bu çalışmalar ve elde edilen sonuçları.''

Peter Tompkins/Christopher Bird-Sungur Yayınları Çeviri: Sulhi Dölek ''Bitkilerin Gizli Yaşamı'' isimli kitabından yaptığım bu alıntıyı okuduktan sonra anlıyorum ki; bizim sedir çam'ları, kendileri ile ilgili alınan kararın farkındalığı nedeniyle gözyaşları döküyorlarmış meğer!.. Umuyorum ki orman bölge müdürlüğü yazlıktaki o güzelim ağaçların kesimine izin vermez de hem benim hem de onların gözyaşları diner.  Orman yangınları da, çeşitli nedenlerin ardına sığınılarak yapılan ağaç kesimleri de son bulsun artık! Yoksa o ağaçlardan dökülen gözyaşları sel olup biz insanoğlunu süpürecek çok yakında.

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

11.06.2021 KSK şirketleşme modelindeki bazı soru işaretleri

28.05.2021 Şirketleşme ve tebrik

24.05.2021 Benim favorim Karşıyaka!..

10.05.2021 Yenilsen de, yensen de!..

30.04.2021 Kovidler göçü!..

26.04.2021 Devasız dert, cehalet

18.04.2021 İnsan canı için 17 Nisan ve diğer Can'lar için Çamlık yolu

08.04.2021 Tebrikler takım, bravo Nihat Özdemir, bekliyoruz Sağlık Bakanım

01.04.2021 Sana kırmızı çok yakışıyor

24.03.2021 Olmadı, olamadı...

14.03.2021 Biri bayram mı dedi!..

07.03.2021 Anlamadığım şeyler; boykot ve şampiyonluk anıtının yolculuğu

01.03.2021 Su-i misal emsal teşkil etmez!

16.02.2021 Hadi zoru başaralım

01.02.2021 Mavişehir çocukları sevinsin...

22.01.2021 Bu kış da bitecek, güzel güneşli günler gelecek…

08.01.2021 Son ırmak kuruduğunda

02.01.2021 Tek büyük!

26.12.2020 Özledim

15.12.2020 Sözüm en çok siz sorumsuzlara; en az 1 yıl daha...

25.11.2020 Aşı geldi, dertler bitti (mi?)

16.11.2020 Herkes Covid Pozitif gibi!

03.11.2020 Deprem ve gavur İzmir

17.10.2020 Karşıyaka'da asayiş berkemal mi?

12.10.2020 İşte Takım

06.10.2020 Basketbolda bakalım zaman neleri getirecek?

26.09.2020 Başkan kötü, başkan iyi... Bir karar verseniz

19.09.2020 Hepimiz bir değiliz tabi, önce insan olmak lazım!

12.09.2020 Ceza

01.09.2020 Sistemde bir hata mı var acaba?

19.08.2020 Bu kez ne olacak peki, hiç düşündünüz mü?

10.08.2020 Sizler bari yapmayın bunu..!

30.07.2020 Karşıyakalı mutsuz ama umutsuz değil!..

16.07.2020 Survivor ve yaşam hakkına saygısızlık, ne yaman ironi!

10.07.2020 Karşıyakamda bana her gün güzel dostlar...

01.07.2020 Dayak da yesek devam...

26.06.2020 900 Liralık umut

19.06.2020 Bir taşla iki kuş!

12.06.2020 Biz TaMaM demeden coronavirüs bitmez; Karşıyaka taraftar grubuna

07.06.2020 Şu saatten sonra...

30.05.2020 Nasıl olacak, nasıl?

23.05.2020 Çenede maske

16.05.2020 Şampiyon Karşıyaka; Eurocup mı FIBA Champions League mi?

09.05.2020 Dumur detayından anne kavramına...

03.05.2020 Biraz da mizah...

25.04.2020 Rehavete kapılmak için çok erken!

18.04.2020 Karşıyaka Çarşısı

11.04.2020 Sadece 2 gün dayanamama korkusu ve boşluğun yerini alan kural tanımazlık

02.04.2020 Migren - 65 Yaş Üstü - İzmir

20.03.2020 Doktor kahraman mı?!

13.03.2020 Coronavirüs

06.03.2020 Yelken, içimizdeki İrlandalılar ve anormal olan üç şey!

02.03.2020 Karşıyaka manzaraları

26.02.2020 İyi, kötü, çirkin

14.02.2020 kArŞıyaKa

03.02.2020 Karşıyaka için; itidal...

27.01.2020 Basketbol adına her şey için teşekkürler Black Mamba

21.01.2020 Göztepe'nin Torbalı'daki altyapı tesis alanı 103 dönüm!

17.01.2020 Medeniyet tarikatına mensup Filenin Sultanları

06.01.2020 Efes maçının özeti; kendi göbeğini kendin keseceksin arkadaş

30.12.2019 Ölümü gösterip sıtmaya razı edemeyecekler, 2020'ye yeni umutlarla...

13.12.2019 Çok yazık, çok üzücü... Şayet kapatıldıysa!

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

sultanbeyli escort