ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Sen mi, siz mi?

Sen mi, siz mi?

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
30 Kasım 2019, Cumartesi 13:24
97 kez okundu

İlk olarak çocuk yaşlarımdayken rahmetli Turgut Özal'ın televizyondaki siyasi tartışma programlarında dikkatimi çekmiş ve garipsemiştim. O zamanlar siyasetçiler birbirlerine sadece uzaktan atıp tutmayıp yüz yüze gelerek halkın karşısında ekranlarda da tartışırlardı ve o tartışmalarda siyasi rakiplerine hitap ederken ''sen'' kelimesini kullanıyordu Özal. Bana o çocuk halimle bile itici ve kaba bir hitap olarak gelmişti. Fakat ilerleyen yıllar boyunca bu durum genele yayıldı ve çoğunluğun birbirine hitabında tercih ettiği bir hale geldi. Benim için ise hala kaba ve itici bir hitap şekli.

''Siz'' belki daha mesafeli görünüyor olabilir ama kesinlikle daha saygılı. Ayrıca ben şahsen kendi anne-babasına bile siz diye hitap eden biri olarak, ''siz'' demenin araya bir mesafe koymakla eşdeğer olmadığına inanmakla kalmıyor, bizzat yaşıyorum. Saygılı olmak, samimiyetsizlik anlamına gelmez. Siz'den sen'e geçiş olabilir ancak bunun da belli merhaleleri olmalı. Siz diye hitap ettiğin birisiyle zaman içersinde artan bir samimiyet gibi mesela... Belli koşullarda en baştan da sen diye hitap edebilirsin kimi zaman. Mesela mahalle arkadaşındır, askerlik arkadaşındır, sınıf arkadaşındır, devamlı birlikte çalıştığın iş arkadaşındır, yaşça senden çok da büyük olmayan bir akrabandır gibi... Evet yaşça büyük olan akrabalarına dahi bana kalırsa ''sen'' diye hitap etmek kabalık! Bu ''sen'' ve ''siz'' ayrımı konusunda belki de lüzumsuz bir hassasiyet gösterdiğimi düşünenler olabilir. Ancak peyderpey kaybetmekte olduğumuz bireyler arası saygının toplum nezdinde bir nebze de olsa korunabilmesi adına bence önemli.

Bundan belki de 6 ay önce falandı. Üzerimde kot pantolon, tişörtümle köpeğimi gezdirmekten geri dönüyordum. Yalıda oturan ve lüks cipiyle otoparkına girmek üzere olan bir adam o esnada otopark girişine parketmiş bir kuryenin motorsikletini kenara çekmek için aracından inmişti. Ben de tesadüfen oradan geçmekteydim. Bana seslendi. ''Hey baksana, gel de şu motorsikleti kenara çekelim'' dedi. Şimdi; kurduğu bu cümle bir kere baştan sona patolojik! En azından bana göre...

Muhtemelen bir şirket ya da holding sahibi ya da yöneticisi ve orada herkese emretmeye de alışkın biri. Alışkın olduğu bir diğer şey de sahip olduğu statüsü gereği herkesin kendine itaat etmesi belli ki... Tüm bunlar normal koşullarda beni hiç de alakadar etmeyen şeyler olurdu ancak kalkıp da hiç tanımadığı birine, muhtemelen de kılık kiyafetimdeki sıradanlığın da verdiği cesaretle senli benli bir ifadeyle konuşup, üstelik de yardım isteyen birisinin normalde yapması gerektiği gibi rica etmek yerine adeta emretmesi doğal olarak konuyla ilgili beni de alakadar eden bir durum yaratmış oldu. Ne mi yaptım?! Tabii ki de yardımcı olmadım. Ancak, bunu yaparken bile ben yine de ''siz'' li ifade kullanarak ve bir mazeretin ardına sığınarak yaptım. Çünkü bir insanın karşısındakine siz demesi asla o insanı küçültmez. Tıpkı o kişinin bana sen diye hitap etmesinin bana istediğini yaptırtabilecek bir üstünlük kurmasını sağlamadığı gibi! O nedenle siz siz olun size siz diye hitap edenden değil de ''sen'' diye hitap edenden çekinin.

Çekinin diyorum, çünkü sen denilebilecek ilişki kriterleri aranızda olmaksızın bunu yapanlar ya size kendince statü anlamında bir üstünlük kurmaya çalışıyordur ya da ''yaşça senden büyüğüm'' duygusunu hissettirmek kaydıyla kendisine bir ayrıcalık yaratmaya çalışıyordur. Oysa ki bir insanın bu dünyada daha eskiden beri bulunuyor olması değildir o insana saygınlık kazandıracak olan. Saygınlık bu şekilde suni üstünlük kurma çabalarıyla elde edilemez zaten. Maalesef bu tarz yaklaşımları kendi apartmanımda, selamlaşmak ve yolda karşılaşınca bazen hal hatır sormak dışında hiçbir paylaşımım ya da ortak geçmişim olmayan komşularımda bile görmekteyim. Kimseyi değiştiremem, ama ''siz'' diye hitap etmeyi sürdüren ben, karşılığında gördüğüm ''sen'' leri duydukça da ona göre kendi içimde onları hangi mertebeye koyacağımı da gayet iyi bilirim.

Bakınız Rasim Ozan Kütahyalı örneğine... İlk piyasaya çıktığında televizyonda bir sürü kanalda yılların duayen gazetecilerine sürekli senli benli hitaplarda bulunup, hatta kimi zaman aralarındaki kariyer farkının dışında yaş farkını da umursamayarak ismen bile hitap ediyordu. Peki bu davranışları onu karşısındakilerle eşitleyebildi mi sizce? Dün vardı ve her yerdeydi, fakat bugün var mı?! Tabi çuvaldızı başkasına batırırken biraz da iğneyi kendine batırmak lazım. Buradaki ''kendin'' kelimesinden kastım kendim değil fakat hekim meslektaşlarım.

Kendi adıma karşılaştığım hiçbir hastama yaşı kaç olursa olsun senli benli hitap etmem. Ancak ne yazık ki meslektaşlarımın çoğunda da bu yanlışı görüyorum. Normalde bir başka ortamda karşılaşması halinde aldığı aile terbiyesi gereği hiçbir şekilde ''sen'' diye hitap etmeyeceği kişilere maalesef doktor odasının ya da etiketinin kendilerine verdiğini düşündükleri güç, üstünlük veya sahip olduğunu sandığı ayrıcalıkla paralel olarak hasta sıfatıyla karşılaştıkları zaman sen diye hitap etmekte hiçbir sakınca görmüyorlar ki bence bu da yanlış!

''Siz'' diye hitap etmek sizi küçültmez, ''sen'' diye hitap etmek size üstünlük sağlamaz. Ya da birisinden kendini üstün görüyor olmanın nişanesi olarak ''sen'' diyorsan, bunun gerçek karşılığı kendi nezaketsizliğindir aslında. Bırak da saygı duyacak olan kendisi göstersin saygısını, eğer gerçekten hakediyorsan... Bu konuyu aklıma getiren sayın Konya valisine teşekkürlerimle...

Sağlıcakla kalın..!


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

17.01.2020 Medeniyet tarikatına mensup Filenin Sultanları

06.01.2020 Efes maçının özeti; kendi göbeğini kendin keseceksin arkadaş

30.12.2019 Ölümü gösterip sıtmaya razı edemeyecekler, 2020'ye yeni umutlarla...

13.12.2019 Çok yazık, çok üzücü... Şayet kapatıldıysa!

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)