ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Hepimiz bir değiliz tabi, önce insan olmak lazım!

Hepimiz bir değiliz tabi, önce insan olmak lazım!

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
19 Eylül 2020, Cumartesi 14:32
255 kez okundu

Son günlerde bir parti liderinin başlattığı Tabipler Birliği ile ilgili söylemler aldı başını gidiyor. Bu konuda çoğunluk, hekimlerin temsilcisi konumunda olan TTB lehine yorumlar yapıyor ve bir hekim olarak beni, vatandaşın bizleri anlıyor olduğunu görmek adına, da bu durum mutlu ediyor. Fakat vatandaşın büyük çoğunluğunun dahi hekimlerin sıkıntılarını anladığına şahit olurken kendi içimizden olan ve kendince ''marjinal'' olmaya çalışan bir doktor arkadaşımın sosyal medyadaki bir paylaşımını görünce gerçekten çok şaşırdım.

İçinden geçtiğimiz coronavirüsle savaş döneminde kalkıp da akıl ve mantık dışı yorumlar yapan bu arkadaşın genel karakterini bildiğimden dolayı sonrasında şaşkınlığımın yerini kendisine karşı duyduğum acıma duygusu aldı. Eminim sizlerin de çevresinde vardır, toplumun geneli tarafından kabul gören mantıklı görüşlere yönelik, kendisİni her durumda karşıt görüş savunarak farklı göstermeye çalışan zavallılar.

Evet, farklı olmak iyidir çoğu zaman. Herkesten farklı bakış açısıyla olaylara yaklaşmak, yeni ve herkesçe düşünülmeyen fikirler üretmek illa ki faydalı ve iyi bir şey. Gelişmek ve olumlu yönde değişimlere imza atabilmek adına... Ancak, farklı bir tez savunuyorsan karşındaki önce bu tezi savunan kişinin entellektüel birikimine ve adamlığına, sonra da savunduğu karşıt görüşün altını doldurabildiği ikna edici gerekçeleri olup olmadığına bakar! Benim de zaten ilk şaşkınlığımın yerini acıma duygusunun almasının nedeni, bahis konusu kişiye dair böyle yaklaşmış olmam. Bunca laf salatasından sonra daha fazla meraklandırmadan bu, doktorluk mesleğine ve doktorlara ihanet eden ve kendi de hasbel kader doktor ünvanı almış olup doktorluğun özünü kavrayamayan arkadaşın kendince bazı konulara dair farklı yorumlarına bir bakalım isterseniz...

Pek çoğunuzun belki zaten gördüğü ve birtakım yerlerde (pandeminin başlangıcı ile birinci pik yaptığı dönem aralığında) yayınlanan bir mizansen vardı; bir hastane koridorunda yürümekte olan doktorların her iki yanında dizilmiş vaziyette duran Marvel'in süper kahraman karakterleri öne doğru eğilerek doktorlara saygılarını gösteriyorlardı. Bu tamamen bir mizansendi ve bunu yapanlar da doktorlar değildi. Doktorların enerjisini ve moral motivasyonlarını yükseltmek için, doktorlar dışındaki kişilerce yapılmış olan son derece de esprili bir yaklaşımdı bence... Bu bahsettiğim doktorcuk arkadaş bundan hareketle diyor ki; ''kendini kahraman ilan etmek doktora yakışmaz, bu utanç verici''. Pes diyorum... Bir kesim doktor karşıtı insan ancak bu kadar gaza getirilebilir ve doktor karşıtı olmayanlar da ancak bu kadar doktora karşı kışkırtılabilir Tamamen, yapılan şeyin amacından saptırıldığı ve doktorların kendi kendine yapmış olmadığı bir durumu doktora yıkarak doktor düşmanlığını iyice tetikleyici, gerçek dışı bir yorum.

Bu doktorcuğun bir diğer safsatasına geçecek olursak; içinden geçtiğimiz şu zorlu günlerde doktorların verdiği mücadele esnasında yaşadıkları zorlukları dile getirmelerini ve hak arayışlarını bir nev-i krizi fırsata çevirme çabası olarak göstermek maksadıyla, şu anda pandemi mücadelesine hiçbir katkısı ve aldığı herhangi bir risk olmaksızın bir OSGB'nin sahibi olarak iş adamlığı dışında doktorlukla zerre ilgisi kalmamış  bu zat gerçek doktorlara diyor ki; ''fırsatçılar''...

Yahu normal zamanlarda da defalarca sorunlarını, sıkıntılarını dile getiren hekimler, ifade ettikleri sorunlara belki de yaptıkları işin anlam ve önemi kavranamadığı için çözüm bulamamışken şimdilerde hazır herkesçe (bu doktorcuk arkadaş hariç tabi) doktorların mevcudiyetinin, sorunsuz çalışma koşullarına sahip olmasının önemi kısmen de olsa anlaşılmışken biraz daha yüksek sesle önceden beri var olan sorunlarını sadece salgına dair ufak eklemeler yaparak dile getirmelerinin neresi fırsatçılık?!

Evet, bu süreçte biraz daha dinlenir olmamız belki bir ''fırsat'' olarak değerlendirilebilir ve bu da zaten önceden beri olması gerekirken şimdilerde de yine kısmen olan fakat olması zaten gayet olağan olan bir durum. Yani sapla samanı karıştırmamak ya da aslında karıştırmadığı halde sadece ''bakın ben ne kadar da farklıyım, hadi beni takdir edin, ne kadar da cesur olduğumu söyleyin'' ortamı oluşturmak için yapılan art niyetli yaklaşımlarda bulunmamak, yani ''fırsat'' ve ''fırsatçılık'' arasındaki farkı görebilmek lazım...

Yine bu tuzu kuru arkadaş der ki; istifa eden doktorların istifa nedeni, koşullarının düzeltilmemesi değil de zora gelince kaçmakmış''. Kendisi hayatında ne kadar zorluk yaşadı bilmiyorum ama hekimlikte, hele ki bir de ihtisas yapmışsan, zora gelince kaçma özelliği olma ihtimalini düşünemiyorum bile. Eğer öyle olsaydı, şu andakinin 10'da biri kadar doktor  ya olurdu ya olmazdı yeryüzünde.

En son yaptığı yorum ise saygısızlıktan öte ''terbiyesizlik''... Hatta gerçek doktor olamayıp doktorcuk olmasından çok daha öte, insan olabilme özelliklerini de kaybettiğini gösteriyor. Neymiş efendim; coronavirüs ile mücadele ederken vefat eden sağlıkçılara saygı anlamında yapılan siyah kurdele takılması eylemi nedeniyle doktorlara gelen hastaların moralleri bozulurmuş ve son derece yanlış bir eylemmiş. Hem zaten coronavirüs nedeniyle vefat eden sağlıkçı yüzdesi ile toplum genelinde aynı nedenle vefat edenlerin yüzdesi arasında da fark yokmuş! Bir kez daha ve çok daha yüksek sesle PESS diyorum...

Coronavirüs ile olan savaşta şehit düşenlerin, siyah kurdele yorumuyla, anısına yaptığı büyük saygısızlığın arkasından bu sefer de sayısal verilerle ilgili tamamen yalan söyleyerek ve sanki kaybedilen sağlıkçı oranının normal populasyonla aynı olduğu yönünde büyük palavrayı atarak, aklınca, yaptığı saygısız siyah kurdele yorumunun altını dolduruyor. Yani bir büyük saygısızlığı bir büyük yalanla destekleme çabası...

Bakınız, içinden geçtiğimiz şu zorlu süreçte doktorların özellikle belli branşlara mensup olan bir kesimi var ki içinde bulundukları durum yazılı-görsel medyaya yansıyanlardan çok daha vahim. Bir kısım doktor ise bu süreçte normal rutinini sürdürürken, yeni coronavirüs vakalarının görülmemesi, bulaş olmaması adına aldıkları tedbirler nedeniyle girdikleri stresi yaşıyorlar. Bir kısım ve çok çok çok azınlıkta olan doktor ise kendi işinin patronu olup, artık işveren gibi çalışıp, bu salgın sürecine zerre katkı sağlamayıp yukarıdaki örnekte olduğu gibi bir de gerçek doktorların vermekte olduğu mücadeleye zarar veriyor. Bir işe yaramıyorsun, bari yarayanları yaralama...

Sonuç itibariyle hepimiz bir değiliz tabi ki! En önemlisi önce insan olmak lazım... İnsan olma gereği tüm toplum için lazım olan bir şey... Karabağlar'da bir ASM'de görev yapan Aile Hekimi Dr Murat Ceyhan geçtiğimiz günlerde görevi başında geçirdiği kalp krizi neticesi henüz 47 yaşındayken vefat etti. Kalp krizi geçirdiği esnada arkadaşları tarafından ilk müdahalesi yapılırken muayeneye gelip sıra beklemekte olan hastalardan birinin ne zaman muayeneye alınacağına dair sorduğu soruya kapıdaki görevlinin içeride yaşanan durumla ilgili yaptığı izahat sonrası hastanın verdiği cevap; ''bize başka doktor bakamaz mı?''... İşte o yüzden diyorum ya hepimiz için her şeyden önce en önemlisi insan olmak lazım diye! Dr. Hüsrev Çetin'den bir alıntıyla sonlandırıyorum bu yazımı;

''Siz hiç bir insanın içini gördünüz mü? Canlıyken, kalbi atarken! Damarlarında kanı dolaşırken! Bir de içinde bir dert aradınız mı?

Ben aradım!

Siz kanser olduğunu bir insanın daha kendi bilmeden, en yakını en çok seveni duymadan teşhisini koyup ağladınız mı?

Ben ağladım!

Siz hiç kanayan yaraya el bastınız mı? Düşünmeden bir şey bulaşır mı diye! Açık yaraya dibinden baktınız mı? Gözünüze sıçrayan kandan hepatit kaptınız mı?

Ben kaptım!

Siz hiç bir tümör gördünüz mü? Dokuz yaşında bir çocuğun kafasının içinde, görünce anlayıp yakın olan ölümünü... Ve bunu annesine nasıl söyleyeceğinizi düşündünüz mü?

Ben düşündüm!

Siz hiç başınız sağolsun dediniz mi? Hastayı ne halde getirdiklerini unutup, kapıda umutla bekleyen kalabalığa. Bir babaya, bir anaya, bir evlada...

Ben dedim!

Siz hiç bir gece vakti kalkıp sıcak yatağınızdan, polisle jandarmayla uzun yol gidip kör bir ışıkla vadiden indiniz mi? Üstelik bile bile az sonra görülecek manzarayı...

Ben indim!

Yetmez gibi gecenin sersemliği, ters dönmüş araçtan cesetler çıkarıp, niye ölmüş diye soran savcıya bir sebep söylediniz mi hiç?!

Ben söyledim!

Siz uyurken, sabaha karşı çalan bir telefonla uyanıp, ya yetişemezsem diye gaza basıp apar topar ameliyata girdiniz mi?

Ben girdim!

Siz bir akşam misafir ağırlarken, ya da güzel bir yemekteyken, belki de en sevdiğiniz dizi oynarken koşa koşa hastaneye gittiniz mi tanımadığınız biri için?

Ben gittim!

Ben daha neler yaşadım insana, insanlığa, yaşama dair. Ne gerekiyorsa yapın'la başlayan... Terketmeler, vefasızlıklar gördüm.

Siz gördünüz mü?

Siz hiç bir salgında, bulaşmasın diye evine kaçarken herkes, ateşli halsiz, deva bekleyen birini yatırıp yanınıza tedavi ettiniz mi?

Ben ettim!

Ve sırf bu yüzden herkes korkarken hasta olmaktan, siz hasta oldunuz mu? Bırakın hastalığı, öldünüz mü?

Ben öldüm!

Normal bir insansanız eğer, herkes kalan-giden sayılara bakarken bir can için kendini feda eden kardeşlerinizi, görürken ölüme meydan okuyan meslektaşlarınızı, ses vermez miydiniz?

Ben veriyorum!

Artık kimse demesin bana otur oturduğun yerde! Bir de birlik olmuşsunuz, çok ses veriyorsunuz, susturamıyoruz böyle!

Ve sakın demeyin bana; senin sesin çok çıkıyor, bırak canları, benim iktidarım gidiyor burda! Kapatılsın hemen tabip odaları...

Ben seçmişim zaten yolumu, gerekirse ölürüm. Benim derdim kendim değil diyorum. Her bir insan hayatı değerli, bilin istiyorum! Hiçbir can önlem alınmadığı için gitsin istemiyorum...''

Sağlıcakla kalın!...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

17.10.2020 Karşıyaka'da asayiş berkemal mi?

12.10.2020 İşte Takım

06.10.2020 Basketbolda bakalım zaman neleri getirecek?

26.09.2020 Başkan kötü, başkan iyi... Bir karar verseniz

12.09.2020 Ceza

01.09.2020 Sistemde bir hata mı var acaba?

19.08.2020 Bu kez ne olacak peki, hiç düşündünüz mü?

10.08.2020 Sizler bari yapmayın bunu..!

30.07.2020 Karşıyakalı mutsuz ama umutsuz değil!..

16.07.2020 Survivor ve yaşam hakkına saygısızlık, ne yaman ironi!

10.07.2020 Karşıyakamda bana her gün güzel dostlar...

01.07.2020 Dayak da yesek devam...

26.06.2020 900 Liralık umut

19.06.2020 Bir taşla iki kuş!

12.06.2020 Biz TaMaM demeden coronavirüs bitmez; Karşıyaka taraftar grubuna

07.06.2020 Şu saatten sonra...

30.05.2020 Nasıl olacak, nasıl?

23.05.2020 Çenede maske

16.05.2020 Şampiyon Karşıyaka; Eurocup mı FIBA Champions League mi?

09.05.2020 Dumur detayından anne kavramına...

03.05.2020 Biraz da mizah...

25.04.2020 Rehavete kapılmak için çok erken!

18.04.2020 Karşıyaka Çarşısı

11.04.2020 Sadece 2 gün dayanamama korkusu ve boşluğun yerini alan kural tanımazlık

02.04.2020 Migren - 65 Yaş Üstü - İzmir

20.03.2020 Doktor kahraman mı?!

13.03.2020 Coronavirüs

06.03.2020 Yelken, içimizdeki İrlandalılar ve anormal olan üç şey!

02.03.2020 Karşıyaka manzaraları

26.02.2020 İyi, kötü, çirkin

14.02.2020 kArŞıyaKa

03.02.2020 Karşıyaka için; itidal...

27.01.2020 Basketbol adına her şey için teşekkürler Black Mamba

21.01.2020 Göztepe'nin Torbalı'daki altyapı tesis alanı 103 dönüm!

17.01.2020 Medeniyet tarikatına mensup Filenin Sultanları

06.01.2020 Efes maçının özeti; kendi göbeğini kendin keseceksin arkadaş

30.12.2019 Ölümü gösterip sıtmaya razı edemeyecekler, 2020'ye yeni umutlarla...

13.12.2019 Çok yazık, çok üzücü... Şayet kapatıldıysa!

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?