ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
13 Eylül 2019, Cuma 13:32
391 kez okundu

Geçenlerde bankada işim vardı. Banka müdürlüğü yapmış bir babanın evladı olmama karşın oldum olası sevmemişimdir bankalarda herhangi bir işlem yapmayı. Zaten bankalarla genellikle sadece mecburiyetten yapmam gereken ödemeler nedeniyle ilişkisi olan birisiyim. Gün gelir hesabımdaki yekünü nasıl idare edeceğimle ilgili işlem yapabileceğim mali güce de erişebilirim umarım. Herneyse...

Eşimle birlikte banka şubesine girdik ve sıra numaramızı numaratörden alıp beklemeye başladık. İşlem sırasının bize gelmesi 2,5 saati bulunca bana da uzun bir süre boyunca bir takım gözlemlerde bulunabilme imkanı doğmuş oldu. Gözlemlerim gişe sırası bekleyenlerin o esnadaki hal ve tavırları ile ilgiliydi. Bunun nedeni ise, bekleyen değil de çalışan tarafta yer aldığım poliklinik günlerimde o esnada sırasını bekleyen hastaların takındıkları hal ve tavırlarla bir kıyas yapma isteğimdi! Hadi şimdi sizlerle iki resim arasındaki farkları bulma oyunumun sonuçlarını paylaşayım;

-Banka sırası bekleyenler, banka şubesinden içeri girip numaratörden sırasını alırlarken, Poliklinik sırası bekleyenler hastaneden içeri girip yarı yarıya oranda bunu yapıyorlar. Yarısı numaratöre uğramadan kayıt görevlisinin yanına, yüzüne inanılmaz heyecanlı bir ifade oturtarak ''benim işim çok acil, hemen bana şu branşa kayıt açın'' şeklinde konuşmak suretiyle direkt koşturuyorlar. (bu noktada acil hastalar için acil servis diye bir kavram olduğundan bahsetmeme gerek var mı bilmiyorum!).

-Banka sırası bekleyenler bekleme süreleri ne olursa olsun gişe görevlisinin yanına mütemadiyen gidip de ''ne oluyor yahu, ne diye sıram gelmiyor'' veya ''şu kişi benden sonra gelmişti, ama benden önce işleme alındı'' gibi bir takım ifadelerde bulunmuyorlar (münferit olarak olabilse de genelde bu böyle). Üstelik bu sükunetlerini korurlarken ekranda yanan numara sürekli olarak değişken bir sıra izliyor olduğu halde... Diyelim ki kendi numarası 348, fakat ekranda yanan numara bazen 700'lü, bazen 1100'lü, bazen 500'lü bir sıraya dönüşüm geçirip duruyor ve kendi kategorisi olan 300'lü sayılara dair ekranda bir numara yanıp da kendine sıra gelmesine 6 kişi falan kaldığını görünce mutlu da oluyorlar!!! Kendi kategorisindeki sayılara gelmesi yaklaşık yarım saat sürdüğü ve bu hesaba göre önündeki 6 kişinin bitip de kendine sıra gelmesinin minimum 3 saati bulacağını düşünmeksizin hem de... Ve bir Allah'ın kulu sormuyor da ''bu sayılar hangi düzene göre böyle sürekli dönüşüm gösteriyor'' diye! (konuyla ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığı halde)

Poliklinik sırası bekleyenler ise henüz poliklinik saati başlamadan, kendi sırasını beklememek için, önceden tanıdığı doktorunu ya tuvalete girerken ya da daha elinde çantasıyla odasına çıkmak için asansör beklerken ya da hastane koridorunda görünce hemen yakalayıp sonuçlarını göstermeye çalışıyorlar ki bu en masumu... En masumu diyorum, çünkü poliklinik koridorunda arı kovanındaki arılar gibi henüz muayeneler başlamamışken dahi bir şeylerden sürekli şikayetçi olup söylenmekte olan hastalara muayeneye alınma sırası ile ilgili gerek duvarlardaki açıklayıcı yazılar gerekse sözlü olarak her türlü bilgi verildiği halde bazen direkt yüzümüze sarfedilen kötü sözler ve hatta darp girişimi bazen de arkamızdan fakat duyabileceğimiz bir ses tonunda sarfedilen hakaretler gibi şeylere maruz kalıyoruz çoğu zaman muayeneye alınma sıraları ile ilgili olarak... Hastanenin işleyişinin aksamaması için yasal olarak tanınmış bir hak olan hastane çalışanının önceliği, engelli hastanın önceliği, 65 yaş üstünün önceliği ve ameliyatlı hastanın ameliyat yarasıyla uzun beklememesi için olan önceliği gibi kavramlar yazılı ve sözlü olarak anlatıldığı halde maalesef sonuç değişmiyor.

-Banka sırası bekleyenler beklerken kendilerine ayrılmış olan banklarda, sandalyelerde, koltuklarda gayet güzel oturarak bekliyorlar. Kimse gidip de işlem yapmakta olan gişe görevlisinin karşısındaki müşterinin arkasına geçerek volta da atmıyor, kafasını uzatarak laf da atmıyor... Poliklinik sırası bekleyenler ise kendilerine ayrılan koltuklarda çok nadiren oturuyorlar ve sadece ayakta durmakla da kalmayıp poliklinik kapısının önünde orada edindikleri yeni arkadaşlarıyla veya yanındaki bir yakınıyla yüksek sesle (içerdeki hasta ve doktorun birbirini anlamasını engelleyecek düzeyde yüksek sesle hem de) yanısıra içerik olarak da sürekli hastaneyi-doktoru kötüleyen nitelikte koyu bir sohbete dalıyorlar.

Bu kadarına da razıyız, ancak genelde bir sonraki aşamaya da geçiliyor ve poliklinik kapısı açılarak, içerde hasta varken ve muayenede olup da durumu müsait olmama ihtimali varken üstelik, yapılan taciz atışları başlıyor. Kimi zaman da kapı açılıp kafa uzatılmakla da kalınmayarak direkt içeri dalınıyor ve, ya ''ben sadece sonuç gösterecektim'' ya ''evde küçük çocuğum ya da yatalak hastam var'' ya da ''işe dönmem lazım geç kalıyorum'' gibi sadece kendisinde olduğunu zannettiği mazeretlerle öncelik tanınma taleplerine geçiliyor. Bu ne yaman çelişkidir ya Rab! Hem sıranın adilce takip edilmediğinden yakınacaksın hem de söz konusu kendin olunca öncelik isteyeceksin!! Ahh gözünü sevdiğim banka sırası bekleyenler...

-Banka sırası bekleyenler ne kadar süre boyunca beklemiş olurlarsa olsunlar gişe memurunun yanından ayrılırken güler yüzle ayrılıyorlar. Poliklinik sırası bekleyenler ise muayeneleri tamamlanıp, üstelik de canlarıyla, sağlıklarıyla ilgili bir şeyler yapıldığı halde muayene odasından ayrılırlarken sanki rahatsızlıklarının nedeni doktormuşcasına yüzlerinde son derece negatif bir ifadeyle muayene odasını terkediyorlar (istisnalar tabii ki de var o ayrı). Doktor hep güler yüzlü olmak zorunda, ancak doktordan medet umduğu halde gelen hasta doktora karşı güler yüz göstermek zorunda değil tabi ki... Doktor insan mı sanki!..

Yukarıdaki satırlarda yaptığım kıyaslamalar sonrası karşılaştığım bariz farkların dayandığı nedenler aslında çok net! Doktorun ne yazık ki sürekli vatandaşla karşı karşıya getirilmesine yönelik yapılan politikalar ve medya yayınları gibi faktörlerin yanısıra doktora erişebilirliğin sistematiğindeki temel yanlışlar ve doktorun direkt bakanlığa şikayet edilebilmesine yönelik hazırlanmış olan özel telefon hattı gibi başka hiçbir mesleğe yönelik yapılmayan uygulamalar burada kısaca sayabileceğim sadece birkaç örnek. Nedenlere yönelik ayrıntıya girmeye kalksak başlı başına ayrı bir yazı konusu olur zaten. Ancak mesleğine dair yakınmayı değil, koşullara rağmen iyi niyetini korumayı tercih eden birisi olarak konuyu daha da uzatmak istemiyorum...

Bankada sıra beklememin bana tanıdığı gözlem imkanı beraberinde bir takım saptamalarda bulunmamı da sağladı. Ve bu saptamalarım da ne yazık ki kendi kendime içimden ''keşke'' ile başlayan pek çok cümle kurmama yol açtı. Ne diyebilirim ki! Allah tüm meslektaşlarıma ''banka sırası bekleyenler'' tarzında ''poliklinik sırası bekleyenler'' nasip eylesin... Amin

Sağlıcakla kalın!..


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Oğuz Oğuz 13.09.2019

Son derece dogru tespitler

Oğuz Oğuz 13.09.2019

Son derece dogru tespitler

yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)