ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1682 kez okundu

Gode Cengiz, Kaptan Erol, Puşi Ünal, Puşkaş Ergun, Fındık Metin, Körli Erkin, Koca Kafa Rami, Köfteci Erol, Kel Dana Ersin, Tarzan Tanzer, Yanbacak Aydoğan, Proto Erdoğan, Kağıtçı Salih, Kunduracı Gençer, Menemenli (badanacı) Ahmet, Arnavut Fikret, Konsolos Erdoğan, Kuş Argun, Gazcı Erol, Bodos Süleyman, Arap Osman, Moto Özcan, Baba Özer, Hacı Necdet, Avcı Aydın, Şaşı Türkan ve Bohça Doğan...

Kim mi bunlar? Karşıyaka tarihini yazanlar, Karşıyakalılık kültürünü oluşturanlar... Daha niceleri var ancak ben burada babamdan duyduklarımı, aklımda kalanları yazabildim sadece. Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır... Unuttuklarım için ise affola... Farkındaysanız hiçbirinin toplumsal statüsünü belirtmedim bile. Çünkü onların buluştukları ortak paydası Karşıyaka idi. Oysa ki Karşıyaka ortak paydası dışında kendi kariyerlerine dair de büyük başarılara imza atmış kişiler her biri. Kimi yılların kıdemli gazetecisi, kimi uzun yıllar boyunca çok önemli uluslararası bir şirketin Türkiye temsilcisi, kimi belediyede yıllarca üst düzey yöneticilik yapmış, kimi bankacılıkta üst düzey yönetici, kimi ülkemizi başarıyla temsil etmiş konsolos, kimi Karşıyaka’nın sembol esnaflarından, kimi yüksek mimar mühendis, kimi Karşıyaka Lisesi’nin efsane öğretmenlerinden, kimi milli basketbolcu, kimi milli futbolcu vs vs vs... Ama söz konusu Karşıyaka ise gerisi teferruat ve her biri için hayatta iken bir araya geldiklerinde onlar birbirlerinin kendilerini lakaplarıyla andıkları aynı şehrin samimi çocukları, dostları...

Bunlardan biri de kendisiyle ve bıraktığı manevi mirasla her zaman gurur duyacağım ‘’Bohça Doğan’’ yani babam... 24 Haziran Pazar günü akşam üstü saat 19:00’da Hakkın rahmetine kavuşan babacım... Ciddi bir rahatsızlığı yoktu. Yaşına bağlı bazı sıkıntıları vardı sadece. Ama bir şeyler bahane oluyor ve maalesef sevdiklerimizi kaybediyoruz. Geçmiş yazılarımdan birinde Karşıyaka’nın futboldaki durumuna dair ‘’düştüysek kalkarız’’ diye bir yazı kaleme almıştım. Evet, bunu zaten yapacağımıza inanıyorum. İşte bu karakter özelliğini bana aşılayan adamdı babam. Kendisi de rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığında oradaki tüm doktorları hayrete düşürecek şekilde savaştı ve uzun süre direndi. Onun asla pes etmeyen karakterini bildiğimizden bizler ailesi olarak da son an’a kadar en azından evine çıkabilecek hale geleceğine dair inancımızı koruduk. O zaten savaşıyordu, ailesi olarak bizler de inanıyorduk ama ortada ciddi bir sorun vardı; kendisini takip eden doktoru bir an için bile buna inanmamıştı! Ben de doktorum, üstelik de hekimlikte 20’nci yılını devirmiş olan ve karşılaştığım hasta sayısı, yaptığım ameliyat adedi olarak ise belki de ortalama sayıda hastayla karşılaşan bir hekime kıyasla klinik tecrübesi de ortalama bir 20 yıllık hekime göre çok daha fazla olan bir doktorum. Keşke olmaz olaydım diyeceğimi ise, babamın geçirdiği hastane sürecine kadar hiç ama hiç tahmin etmezdim... Her şeyi maalesef fazlasıyla idrak etmemden dolayı! Maalesef diyorum, çünkü orada yatan babamdı...

Biz öyle bir mesleğin mensuplarıyız ki, sağlık konusunda fazla bilinçli olmak birinci derece yakınının ciddi bir sağlık sorunuyla karşılaştığında sürece dair gelişmelere ve yapılanlara dair fazla hakimiyet sağladığından son derece büyük üzüntülere maruz kalabiliyoruz! Kendi branşınla ilgili olmayan bir sorun olunca, konunun hakimi ve branşı mevcut rahatsızlığa dair olan meslektaşına yönelik hem bir şeyleri görüp hem de müdahale edememek sıkıntısını yaşıyorsun maalesef. Görüyorsun, söyleyemiyorsun, ya gurur yapar da sana kızarsa ve hastana dair ilgisi iyice düşerse diye... Ne yazık ki ben bu durumu göz göre göre yaşadım. Bir hekim olarak babamın doğru zamanda daha cesur kararlar alınamaması ve ‘’nasıl olsa ölecek’’ zihniyetiyle bir takım destek ilaç ve cihazlara bağlı olarak gittiği yere kadar gitmesi gibi bir karar doğrultusunda hareket edilmesi nedeniyle evine çıkabilme şansı varken bu şansın tamamen yok edilmesine şahit oldum. Yine bir hekim olarak her zaman en kızdığım şeylerden biridir ‘’bilgi sahibi olunmadan, fikir sahibi olunarak’’ hekimler aleyhinde yalan yanlış kötüleyici konuşmalar yapılması... Ancak bu düşünceme rağmen bu gün burada net bir şekilde ciddi bir hatadan bahsedebiliyorsam, bunun nedeni aynı mesleği yapan bir profesyonel olarak fikir değil bilgi sahibi olmamdır. Sonuç itibariyle babamız vefat etti. El elin eşeğini türküyle çağırırmış misali bir yaklaşımla üstelik... Evindeyken de bir süredir yatağa bağımlı olduğu halde başına gelmeyen, hastanede (güya) profesyonel bir ekibin elindeyken, vefatı sonrasında binlerce kişi elinden geçmiş olan gassal’in bile dehşete düşerek bizlere ‘’arka tarafını size hiç göstermeyelim, gösterilecek gibi değil’’ dediği yaralarla gitti yaradanın yanına...

Bohça Doğan (emekli banka müdürü Doğan Çelikhisar) artık aramızda değil, ancak ardında ailesine bıraktığı iyi insan olmak, doğru bir şekilde yorumlayıp bizlere aktardığı Karşıyakalılık kavramı, çalışmak, okumak, pes etmemek gibi son derece değerli mirasıyla her daim manen yanımızda olacağını biliyoruz... Yukarıda saydığım isimlerin tamamı babamın dostları, mahalle arkadaşları, kimisi küçüğü kimisi büyüğü, kimi hayatta kimi rahmetli ama sonuç itibariyle Karşıyakamızda dolaşırken hemen her birinin adının yer aldığı sokakları, parkları veya meydanları gördükçe daha bir gururlandığım sembol şahsiyetler. Karşıyaka Lisesi’nden mezunlar derneğinin kurucularından, kulüp üyesi (ki olmasaydı bile ne önemi vardı ki kulübün şanlı tarihinde gönül üyesi ve kendisi de gençliğinde Karşıyaka’da futbol oynamış birisi olarak yer alırken o da ayrı), ömrü boyunca Karşıyaka’ya Karşıyaka’da hizmet vermiş birisi, kardeşi yıllarca belediyede yüksek mimar mühendis olarak, ablası yıllarca Karşıyaka Lisesi’nde İngilizce ve rehberlik öğretmeni olarak görev yapmış olan, evlatları olarak bizler Karşıyaka’da Karşıyaka için yaşayanlar olarak mevcutken tüm bunlara istinaden bir ara belediye’ye dilekçe vermiştim acaba babamın oturduğu ne adı ne de numarası olmayan çıkmaz sokağa adı verilir mi diye ama olmadı! O zamanlar babam hayattaydı ve istedim ki hakeden her Karşıyakalı’ya yapılması gerektiği gibi hayattayken taltif edilsin. Olmadı..! Hüseyin Mutlu Akpınar’ın onayından geçti ancak alt komisyondan geçebilmeyi bir türlü başaramadı dilekçem ve babam da zaten artık vefat etti...

Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır demiştim yazımın başlarında. Bu öyle böyle basit bir şey değildir dostlar... Yiğit ölür, şan kalır! Öyle sokağın birine ya da bir parka veya meydana adının verilmemesiyle bazı kişilerin adının unutulacağı zannedilmesin. Öyledir ki onlar, zaman onların adlarını silmek bir yana her geçen gün daha da büyütür. Ne mutlu ki bana Bohça Doğan’ın oğluyum, ne mutlu ki bana onun bıraktığı en büyük miras Karşıyakalılık kavramını doğru bir şekilde bizlere bırakmış olması. Onurla, gururla, fanatizm duygularıyla değil entellektüel anlamda olması gereken seviyeyi öğreterek ve her platformda adının geçtiği zaman evlatlarının sonsuz gurur duyacağı sözleri duymayı bizlere nasip ederek...

Her ölüm erken ölümdür... Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?! Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı... Allah insanlara gerek sevdiklerinin gerekse kendisinin öleceğini bile bile yaşayabilme iradesi vermiş. Ancak ölümün bile güzeli çirkini varmış diye düşündürdü bana babamın geçirdiği hastane süreci! Allah herkese son nefesini sevdiklerinin yanında ve hatta mümkünse evinde verebilmeyi nasip etsin. Huzur içinde yat babacım... Herkesin kaybettiği yakınlarına Allah rahmet eylesin diyerek bu seferki belki de biraz bencil ve fazla kişisel yazımdan dolayı affınıza sığınıyorum.

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

02.12.2019 Kazanılan bir maçtan fazlası! Zirvede devam...

30.11.2019 Sen mi, siz mi?

25.11.2019 Türk usulü Black Friday - Esmer Günler, eyvah!

06.11.2019 2014-2015 sezonu (Şampiyon Takım) ve başlangıç itibariyle bu sezon

04.11.2019 Esarete başkaldırının sembolleri Vals'te buluştu

24.10.2019 Takımın lakayıtlığı Ufuk Sarıca'nın formsuzluğuyla birleşince

18.10.2019 Ben ölürsem seni iyileştiremem ki!

16.10.2019 Nargilenin götürdükleri

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)