ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
2726 kez okundu

     Deprem... İnsanoğlunun belki de en büyük çaresizliği! Ateist olanı bile ''Allaaah!!'' diye bağırtan, o anda kimisinin buz kesip donduğu, kimisinin çığlık atıp nereye kaçacağını bilemediği çaresizliğin tavan yaptığı saniye veya dakikalar... Saniye veya dakikalar ama sanki insanın hayatının gözünün önünden film şeridi gibi geçtiği sonsuz bir süreç hissi veren zaman dilimi...

     Şayet biter de başına bir iş gelmezse kendi kendine (belki de daha önceden de defalarca yapıp da sonradan unuttuğun gibi) bir sürü yeni kararlar aldıran durum. İnsana hayatta ne kadar ufak meseleleri ne kadar da büyüttüğünü düşündüren, bir daha asla ufak detaylara kapılmama sözü verdirtip kişisel hırslarından arınma kararı aldırtan doğa olayı... Şayet yıkıma sebebiyet verirse de sonuç ya maddi hasar, ya maddi hasar yanında bir de yaralanma, ya da nihai son yani ölüm..!

     Ölüm, var mı daha ötesi?! ''Kaybedenler Kulübü'' filminde geçen bir replik geldi aklıma ''ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?'' Yaratıcı güç tarafından insanoğluna öyle bir irade verilmiş ki, öleceğini bile bile yaşayabilme iradesi... Ancak deprem gibi böylesi anlarda bu iradenin en güçlü olduğu kişilerde bile bir kırılma anı yaşanıyor. Yaşamıyorum diyen de ya yalan söylüyordur, ya da idrak sorunu vardır kanaatimce. Peki ölümün yaşı, ırkı, cinsiyeti, yaşadığı sabit bir coğrafyası var mı? Ölüm herkes için ölümdür... Her ölenin ardında bıraktığı bir hayatı, sevenleri illa ki vardır. Deprem=ölüm demiyorum. Depremden insanların bu kadar korkmasının nedeni, o anki aczinden ve nihayetinde ölüm olasılığının bulunduğunu bilirken bir şey yapamamaktan kaynaklanıyor diyorum. Korkunun nedeninin vardığı temel nokta ölümdür diyorum yani...

     Madem ki ölüm her yerde ölüm, madem ki her insan için ardında bırakılan şeylerin olduğu nihai son, öyleyse İzmir ve çevresinde en ciddi şekilde hissedilen son depremden sonra bile yapılan haberlerin çoğunda niçin hala ''İstanbul depreminin habercisi mi?'' gibi yorumlar yapılıyor::! Van'da deprem oldu, onca insan kaybedildi, haberlere bakıyoruz ve ''deprem İstanbul'da da hissedildi'' şeklinde!! Çanakkale'de, Manisa'da ardı arkası kesilmeyen sarsıntılar uzun bir dönem sürdü, ekranlara çıkan konunun uzmanları ise uzun uzadıya bu sarsıntıların hangi fay hattında meydana gelip İstanbul'a tesir edecek bir fay kırığı ile alakalı olup olmadığını tartıştı..!

     Bakınız, can her yerde can'dır. En az İstanbul'da yaşayanınki kadar değerlidir, İzmir'de, Çanakkale'de, Manisa'da, Van'da, Erzincan'da, Gölcük'te, Erzurum'da veya herhangi başka bir yerde yaşayanın da canı... Söz konusu insan canıysa öyle adet hesabı da yapılmamalıdır. Tıpkı 10 teröriste karşı bir asker şehit veriyoruz gibi düşünülmemelidir. Ateş düştüğü yeri yakar. O bir kişinin eşinin, çocuğunun, ana babasının yaşadığını bir Allah bir de onlar bilir. Dolayısıyla kimse kalkıp da bana İstanbul 15 milyonu geçti, İzmir onun üçte biri kadar bile değil muhabbeti yapmasın lütfen! Deprem İzmir'de mi oldu, önce İzmir ve çevresi konuşulacak. Deprem Van'da mı oldu, önce Van ve çevresi konuşulacak! Bu budur, ya da en azından böyle olmalıdır...

     Gönül ister ki hiç bir yerde doğal afetler veya kazalar, savaşlar yaşanmasın, ancak yaşanan bir durum varsa da öncelikle o durumdan en çok etkilenen yer ele alınmalıdır! Zaten sosyal anlamda, siyasi anlamda iyice kutuplaşmış güzel ülkemin insanlarını böylesi yaklaşımlarla insani anlamda da ayrıştırıp insanlıktan çıkartmamak lazım! Nerdeyse konu öyle bir noktaya varıyor ki; ''senin depremin yüzünden benim burda da deprem oluşacak, sen ne pis adamsın öyle, al depremini başına çal'' gibi trajikomik diyaloglar başlayacak gibi yakında..! İstanbul'da da depremler, felaketler olmasın, güzel İzmirimizde de, Van'da da, Erzincan'da da hiç bir yerde olmasın... Bir yerde kötü bir şey olduğunda ise medya tarafından gözlerin hemen İstanbul'a çevrilmesi alışkanlığı da terkedilsin temennisindeyim ayrıca!

     Evet yaşanan bu deprem hepimizi çok korkuttu. Özellikle de çocuklarımız için endişelendik. Yapılan açıklamalar da çok iç rahatlatıcı değil maalesef. Hani bu deprem oldu da stres azaldı, daha büyük deprem olasılığı ortadan kalktı gibi bir bilimsel durum da yokmuş ortada. Öyleyse ne yapacağız! Korkunun verdiği gerginlikle yalnızca kendimizi düşünüp, başka insanların üzüntülerine, sıkıntılarına kayıtsız mı kalacağız!! Tıpkı İstanbul medyasının yaptığı gibi... Hayır, asla böyle bir durum olmayacak. İzmir insanı hayatı, yaşamayı sever ve deprem kaygısıyla ne hayatı kendine zindan eder, ne de ülkesinin bir başka yerinde bir sıkıntı yaşanması halinde kayıtsız kalabilir. Biz bizlere ait güzel hasletlerimizi koruyalım da, belki İstanbul da İstanbul diyenlere her konuda olduğu gibi bu konuda da örnek teşkil ederiz...

     Herkese çok çok geçmiş olsun, Allah beterinden korusun!

     Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)