ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Phaeton (Fayton)

Phaeton (Fayton)

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
06 Temmuz 2019, Cumartesi 12:28
103 kez okundu

Şehirlere karakter katan o şehrin kendine has bir takım özellikleridir. Hatta bu kendine has özelliklerin bazıları o şehrin sembolü haline dönüşür. Anıtkabir'in Ankara ile özdeşleşmesi, Konak saat kulesinin İzmir'le bütünleşmesi, Adana taş köprü, İstanbul için her semtine dair ayrı ayrı semboller (Ortaköy Camii, Taksim meydanı vs vs) gibi... Bunların yanısıra yaşam tarzı ve şehir hayatının dinamikleri içerisinde kullanılan bir takım araçlar da o şehre dair kendine has sembollere dönüşebilir. Bu açıdan dünyadan örnekler de verilebilir. Amsterdam, Venedik gibi şehirlerde kanallar üzerinde işleyen tekneler, San Fransisco'nun nostaljik tramvayı,Londra'nın çift katlı otobüsleri gibi...

Bu çerçevede, kendi doğup büyüdüğüm ve ne mutlu ki yaşantımı da idame ettirmekte olduğum şehrim için bende manevi olarak mutluluk uyandıran ne gibi semboller var acaba diye düşündüğümde ilk sıraları alanlar hemen akla geliyor zaten: Çocukluğumun İzmir'inde elektrikle çalışan boynuzlu troleybüsler ve Konak'ta döne döne bitmeyen, iskele ile kemeraltı arasında yayalara bağlantıyı sağlayan üst geçit gibi çok da anlamlı olmayan şeyler bile benim için şehrime has özelliklerdi ve çocuk aklımla onlardan bile keyif alırdım. Tabii ki de ilk akla gelen şeyler arasında belki de en önemsizleriydi bunlar. İlk olarak küçücük çocukken babamla birlikte bindiğim, kuğu gibi süzülen ve şekli şemali şimdinin geometri kitaplarından fırlamış keskin hatlı ve soğuk vapurlarına benzemeyen, güzelim vapurlarımız benim için bu şehrin en önemli sembollerindendi mesela... Maalesef o beyaz kuğular yerlerini buz mavisi soğukluğunda duygusuz fakat hızlı vapurlara terkettiler. Bunun dışında, benim yakalayamadığım fakat anne babalarımızdan duyarak büyüdüğüm atlı tramvaylar yine bu şehrin kaybolan sembollerinden bir diğeri... Tabii ki de İzmir'i İzmir yapan tarihi ve manevi değerleriyle sembol olmayı haketmiş Saat Kulesi, Asansör,Kemeraltı ve hatta Kültürpark da bu şehrin karakterini oluşturan ana başlıklardan. Her şeyi burada sıralamama imkan yok doğal olarak. Ancak ilk etapta aklıma gelenlerden bahsedebiliyorum haliyle. Mesela palmiyelerimiz, hatta martılarımız bile...

Ve yine bence bu şehrin, İzmir'in, Kordon'un ve Karşıyaka'nın en başta gelen sembollerinden bir diğeri de ''fayton'' lar!.. (İsmi, güneş tanrısı Helios'un oğlu Phaeton'dan geliyor ve meraklısı bunun ilginç hikayesini araştırıp okuyabilir) Tüm Türkiye'de İzmir'le beraber sadece üç beş yerde kalmış olan, mitolojik dönemlerden beri bahsi geçen faytonlar artık İzmir'de olmayacakmış ama... Bu başlığı açarken, hayvanlar konusundaki hassasiyetimi, hayvan haklarına dair düşüncelerimi buradan da defalarca belli eden yazılar yazmış olmama karşın bir kez daha ifade etmek isterim ki; ''içinde hayvan sevgisi olmayan, insanları hiç sevemez'' düşünce yapısında biri olarak az sonra okuyacaklarınızı yazıyorum. Evet, yapmış olduğum bu girizgahtan da anlaşıldığı üzere her türlü yanlış anlaşılma riskini göze alarak diyorum ki; faytonlar bu şehrin en temel sembollerindendir ve uygun koşullar temin edilmek suretiyle mevcudiyetleri korunmalıdır!

Fayton kavramına karşı çıkmanın temelinde atların maruz kaldığı kötü muamele ve uygunsuz koşullar mevcut ve bu duruma ben de karşıyım. Ancak bir yanlışı düzeltmenin yolu, bir olguya dair yer alan yanlışlığı düzeltmekten mi geçmeli, yoksa mevcut olguyu bir bütün olarak ortadan kaldırmaktan mı geçmeli konusu kanaatimce tartışmaya açık bir konu... Vakti zamanında 2'nci Abdülhamit döneminin maarif nazırı Emrullah Efendi'nin dediğiyle aynı kapıya çıkan bir mantık olmaz mı bu! Ne demişti Emrullah Efendi; ''şu mektepler olmasaydı ben bu maarifi ne güzel idare ederdim''... Şu faytonlar tamamen ortadan kalkınca da doğal olarak onlarla ilgili sorun da kalmamış olacak tabii ki!... Sanki biraz kolaycılığa kaçmak gibi değil mi bu?!

Bir kere ''at'' denilen hayvan M.Ö. 3000'li yıllardan itibaren ilk olarak Kazakistan'ın kuzeyindeki bir bölgede ehlileştirilmek suretiyle insanın yanında yer almış olan ve köpeklerden sonra insanla en güçlü bağı kurabilen canlı. Yani onlar bizlerden, bizler onlardan binlerce yıldır memnunuz. Bu memnuniyet karşılıklı fayda ve birbirine zarar vermeme esasına dayalı olursa söz konusu olur ki işte bu noktada faytonlara dair çözülmesi gereken sorunlar var. Atların belli zaman aralıklarında çalıştırılması, günün belli saatlerinde aşırı sıcak veya kışın sert koşullarında mesailerinin olmamasının sağlanması, gidecekleri mesafelerin belli bir limit ile sınırlanması ve en ama en önemlisi sürücülerinin her türlü psikiyatrik testten geçirilmiş, vicdanı ve hayvan sevgisi olan kişilerden seçilmesi gibi tedbirler, alınabilmesi gayet mümkün tedbirler bence. Ayrıca, atların çalışmadıkları anlardaki barınakları, beslenmeleri, bakımları, veteriner hizmetleri bir can'a yakışır şekilde düzenlenmeli.

Tüm bunlar temin edildikten sonra o güzelim atlar konuşabilseydi eminim şöyle söylerlerdi; ''Sağol be sahip, ben seninle zaten mutluydum. Tek derdim maruz kaldığım olumsuz çalışma koşullarıydı. Yoksa çalışmak falan da değil yani yakındığım şey. Hem zaten bundan ne diye yakınayım ki! Benim yaradılış şeklim, anatomik yapım ve duygu durumum zaten yürümek, koşmak, taşımak üzerine programlanmış. Bana sağladığın gayet konforlu ve ızdırap çekmeyeceğim şekildeki ortam sonrası ben doğam gereği yapmam gerekenden mutlu olurken, binlerce yıldır ayrı kalmadığım insandan da ayrı kalmamış olacam.'' Buna karşın ben de derdm ki; ''fayton bu şehrin en başta gelen sembollerindendi ve uygun şartlar sağlanarak bir sembolün daha ortadan kaldırılmasının önüne geçildi, ne mutlu!''

Bakınız bu konuyu gündemde canlı tutan Büyükada'daki atların maruz kaldıkları vicdanları sızlatan durumları. Ancak ne İzmir'in Kordon'u, ne Karşıyaka'nın sahili orası gibi yokuşlu ve atlar için sıkıntı verici koşullara sahip değil. Faytona binecek kişi sayısı sınırlı tutulur, kısa bir mesafe belirlenir ve yukarıda saydığım tedbirler alınırsa, işte sorun da böyle çözülür! Emrullah Efendi mantığıyla değil yoksa!..

Aşırı radikal uçlarda seyreden hayvanseverlerin bazen mantıklı önerilere dahi gözleri kör olacak şekildeki yaklaşımlarda bulunabildiği gerçeğinden hareketle bir kez daha tekrar ediyorum ki, ''ben Büyükada'daki atların durumuna dair değil, İzmir'in sembollerinden biri olan güzel İzmirimizin faytonlarında çalıştırılan atların durumuna dair bir çözüm üretilebilir düşüncesiyle bir sembolü daha yok etmemek adına çok sıkı bir hayvansever olarak önerilerimi sıralıyorum''. Sorunlar çözüm önerileriyle ve birlikte çözülür. Yok etmek ise sorun çözmek değildir. Fayton kullanımının sürdüğü ve bu yapılırken de hayvan haklarının gözetildiği dünya üzerinde pek çok yer mevcut; New York, Stockholm, Sevilla, Malta, Küba, Dresden, Prag, Krakow, Londra gibi...  Görüldüğü üzere buraları bizim ülkemize kıyasla gerek insan, gerekse hayvan hakları konusunda hassasiyetleri çok daha fazla olan yerler üstelik!

Buradan sevgili köpeğim Buddy ve muhabbet kuşum Limon'a da sonsuz sevgilerimi yollayarak at arkadaşlarıyla birlikte, onların da mutlu olacağı koşullarda hep birlikte kalabilmek umuduyla çevremizde ne kadar çok can dostu olursa o kadar büyük mutluluk olur diyorum.

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)