ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Beğenmeyen dinlemesin!

Beğenmeyen dinlemesin!

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
2577 kez okundu

Öyle sanıyorum ki 90'lı yıllardı... Cem Özer'in ''laf lafı açıyor'' adlı talk show programında yer alan bir orkestra vardı. ''Beğenmeyen Dinlemesin'' adıyla programın müziklerini yapan bir gruptu. Her biri yetenekli müzisyenlerdi grup elemanlarının ve grubun adı da son derece yaratıcıydı. Hem içerdiği özgüven hem de uzlaşmacı çağrışımı itibariyle benim de bu güne değin aklımda kalıcı bir yer edindi zaten!

Öyle ya sen yaptığın şeyin doğruluğundan, pozitif anlamda benzerlerinden farklı olduğundan eminsen zaten söylenebilecek en sade ama aynı zamanda en açıklayıcı ifade bence de ''beğenmeyen dinlemesin''... Adeta diyor ki ''kardeşim ben kendimden eminim, benim kalitemi anlayabiliyorsan gel beni dinle, benimle bir ol, yok eğer beni beğenmiyorsan da kalkıp da beni kendini haklı zannettiğin konularda eleştirmek için gelip dinleme zahmetine hiç katlanma, benim de boş yere canımı sıkma, nerede olmak istiyorsan orada ol ama benle polemiğe girme...'' Çok net, çok açık! Belki de biraz tepeden bakan, belki de kendini diğerlerinden üstün ya da farklı gören bir tanımlama ''beğenmeyen dinlemesin'' ancak kavgadan, polemikten uzak durmaya çalıştığını da net olarak belli ediyor neticede. Özgüven+kavgadan, huzursuzluktan uzak durma ve yaşadığından sadece keyif alma isteği... Ne de güzel, tıpkı İzmir gibi..! Ne demek istediğimi ufak bir anekdotla biraz daha açayım;

Askerlik vazifemi Van'da yaptım. Van gölünün sunduğu eşsiz güzelliğin verdiği keyif yanısıra Van Asker Hastanesi'nde edindiğim arkadaşlarımın verdiği keyif de bambaşkaydı... Pek çoğuyla hala irtibatımız sürer, bazısıyla da bağlantımız kopmuş olsa da eminim bir gün bir yerde karşılaşacak olsak muhabbetimiz daha dün gibi kaldığı yerden aynı şekilde devam edecektir. Van'da başlayan arkadaşlığımızın sarsılmaz bir dostluğa dönüştüğü o zamanlar ortopedi uzmanı olan, şimdilerdeyse mesleğine profesör olarak devam eden bir dostum ise bulduğu her fırsatta güzel İzmir'e gelerek muhabbetimizin sıcak kalmasını sağlar.

Yine böyle bir İzmir ziyaretinde yanında eşiyle birlikte ve bir kaç başka sevdiğimiz arkadaşın da olduğu bir ortamda bir gün kordon'da oturuyoruz... Arkadaşımın eşinin de uzun yıllar öncesinden tanışıklığı olan bir arkadaşı  o dönem iş durumu nedeniyle İzmir'de ikamet etmekte olduğu için, arkadaşımın eşi onu da görmek, hasret gidermek maksadıyla hazır İzmir'e gelmişken davet edeyim bari diye düşündüğünden ortamımızda bu kişi de yer almaktadır. Sohbet ilerledikçe, ortam ısındıkça, insanlar birbirine daha da kaynaştıkça benimle ve benim gibi Karşıyakalı olan ve İzmir'li olan arkadaşlarımla henüz yeni tanışıklığı olan bu şahsiyetin eteklerindeki taşlar biir bir dökülmeye başlamıştı...

Kendisi İstanbul'da dikiş tutturamadığından kerhen İzmir'e geldiğinden bahsedip İzmir'e dair bilumum negatif şeyler söyleyip, İzmirliye dair de ''devamlı otlamaktan, et tüketmeyen buranın insanında protein eksikliğinden kaynaklanan zeka sorunu var'' noktasına bağlamıştı konuyu en son..!! Bu noktada öncelikle şunu belirtmek isterim ki cehalet çok kötü bir şey, cahil cesaretiyle bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunup da iddialı sözler söylemek ise ondan da kötü bir şey... Kalkıp da tıbbi mevzulara girip, teknik olarak konuyu ayrıntılı izah etmeyecek olsam da şu kadarını söylemeyi en azından bir sağlıkçı olarak (bu yazıyı okuyanlara doğru bilgi vermek adına) belirtmek isterim ki gerek zeka, gerekse bedensel sağlık açısından tüm dünyada kabul gören beslenme biçimi ''akdeniz diyeti'' olarak da adlandırılan İzmir ve Ege insanının zaten alışkın olduğu beslenme biçimidir. Konunun bu kısmını burda kapatıyorum ve devam ediyorum aktarmakta olduğum anekdota...

Herneyse, otlayan ve zekası kıt İzmir insanında kalmıştık..! Bu lafı sarfettiği esnada dostum olan askerlik arkadaşım göz ucuyla bana baktı! Çünkü mizacımı ve doğup büyüdüğüm topraklara olan sevgimi çok iyi biliyordu ve benim nasıl bir tepki vereceğim konusunda belki de kaygılıydı! Ne mi yaptım?! Sustum. Evet sadece sustum... Dostum olan insanın eşinin arkadaşı olması, zaten misafireten çok kısa süreliğine birlikte vakit geçirme şansımızın olması yüzünden negatif bir ortam oluşturmanın yaratacağı güzel vakit kaybına gerek olmadığı yönündeki düşüncelerim ve bir başlarsam cevabını vermeye konunun varması muhtemel noktadan duyduğum endişe gibi nedenlerle sadece sustum... Ve gecemiz de her zaman olduğu gibi güzel sonlandı bu sayede. Ancak, bu tavır ve düşünce içersindeki insanların aramızda yer alıp da, yediği kaba pislemesini de hala daha içime sindiremem o ayrı! O gün sustum ama pek sevgili dostumun eşinin arkadaşına buradan en azından bir kaç kelam etmek isterim doğrusu;

''Sevmek zorunda değilsin ama sevmeye çabalayabilirsin ya da sevenlere saygılı davranabilirsin. Bu şehrin yaşam tarzı senin yaşam tarzınla örtüşmüyor olabilir ama asgari müşterekte buluşmaya çabalayıp uyum sağlamaya çalışabilirsin. Bu şehirde bazı şeyler sana yanlış geliyor olabilir, ama emin ol ki bu şehri sahiplenenler kendilerine göre en doğru yolu izlediğine inanıyor yaşadıkları hayatı sürerken ve bu yolla yolları kesişmeyenlerle de kavga etmeyi değil uzak durmayı tercih ediyorlar. O nedenle de sana yanlış gelen şeyler için içinde bulunduğun şehri ve insanlarını taciz ve tahrik etmekten sakınmalısın. Çünkü biz böyle yapıyoruz ve biz bu sayede mutlu insanlarız. Sen de mutlu olmayı deneyebilirsin...

Üstelik biz bu şekilde huzursuzluktan, polemikten uzak durmaya çabalamayı, kültürsüz ama parası bol, neredeyse tamamı İzmir dışından gelen kişilerce Çeşme, Alaçatı mahvedilirken sürdürüyoruz... Bu talana ve yozlaştırılmaya karşın kalkıp da İstanbul aşıklarının yanında onların damarlarına basmıyoruz. Neticede kendini bilen, özgüvenli, kültürlü her insanın takınması gereken tavrı senden bekliyoruz ama bu beklentinin nafile olduğunu da maalesef biliyoruz aslında. Buna rağmen umudu kaybetmemek lazım diyor seni önümüzdeki yıl Alaçatı ''OT'' festivaline ''onur konuğu'' olarak davet etmek istiyorum...''

Yazıma başlarken bahis konusu ettğim bir müzik grubu vardı ya hani, adı ''beğenmeyen dinlemesin'' olan... Hakkaten de az söz çok mana misali içinde aslında ne kadar da çok anlam barındıran bir isim öyle değil mi?! Özgüven+kavgadan, huzursuzluktan uzak durma ve yaşadığından sadece keyif alma isteği... Ne de güzel, tıpkı İzmir gibi..! Hakkaten de öyle; beğenmeyen dinlemesin, illa ki dinlemeye gelecekse de ne dinlemekten keyif alanların keyfini ne de orkestranın ahengini bozmasın lütfen..!Umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi...

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)