ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
3347 kez okundu

Yerel yönetimlerde iyi idareciliğin kriterleri nelerdir diye bir soru sorsam pek çok farklı açıdan konuya yaklaşan, çok sayıda cevapla karşılaşacağıma eminim. Bu da, gayet doğal. Hemen hemen herkes kendisi için önemli olan neyse onu ilk planda dile getirecektir. Hatta bu konuda öylesine uç noktada olanlar var ki, bunun bir örneğini de ben henüz asistanken o zamanlar uzman doktorlarımızdan birisinde görmüştüm. Yine bir yerel seçim öncesiydi ve kullanacağı oy için kendisine belirlediği tek kriter oturduğu apartmanın önündeki kaldırım taşlarının durumuydu. Şayet istediği gibi yapılırsa mevcut yönetime, istediği gibi olmazsa da mevcut yönetimin en güçlü rakibine oy verecekti! Bu böyle mi olmalı acaba? ''Önce insan'' temel düstur olmalıdır ancak bunun anlamı ''önce ben'' kesinlikle değildir...

Karşıyaka Belediyesi’nin son idari döneminde yapılanlara bakılacak olursa tamamen kişisel çıkarlarına paralel değerlendirme yapanlar için bile çoğu yapılanın takdirle karşılanması gerekir diye düşünüyorum. Şöyle kabaca bir bakacak olursak; sporla başlayalım mesela...
2014 yılı öncesinde Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü'nde sadece üç dalda faaliyet gösterilirken branş sayısı 20'ye, 80 olan lisanslı sporcu sayısı da 853'e ulaştı. Türkiye, bölge ve il çapında ise nice birincilikler ve dereceler elde edildi. 1912 Zühtü Işıl Spor Salonu'ndaki yarı olimpik havuzun üstünün kapatılmasıyla kazandırılan kapalı yüzme havuzunu, Zübeyde Hanım Mahallesi’ndeki Karşıyaka Efsaneleri Futbol Tesisi'ni veya Girne Kültürpark'taki Muharrem Candaş Spor Salonu'nu da işin içine katarsak tesisleşme anlamında da yapılanlar gayet açık... Kalkıp da ''yalıya stat istiyoruz'' nidalarına başlayanları duyar gibiyim. Ancak o apayrı bir tartışma konusu..!

Hadi sporu bir kenara bırakıp devam edelim; Kent ve Yerel Yönetimler Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından Karşıyaka Belediye Başkanı yılın en başarılı belediye başkanı seçildi. Kriter neydi; ''engellilere yönelik hayata geçirilen sosyal ve fiziki projeler''... Apartmanın önündeki kaldırım taşından daha önemli bir gerekçe öyle değil mi? Peki ya başka; Karşıyaka'nın uluslararası seviyede adını duyurmak ve marka kent haline gelmesini sağlamak adına yapılan çalışmalar neticesinde Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi tarafından ''Avrupa Ödülü'' kapsamında aşılması gereken adımlardan ikincisi olan ''Avrupa Şeref Bayrağı'' ödülü kazanıldı. Birinci aşamasında ''Avrupa Diploması'' vardı ve önceden alınmıştı. Üçüncü aşama ''Avrupa Şeref Plaketi'' ve ne mutlu ki İzmir Büyükşehir Belediyesi sahip. Son olarak da Avrupa Ödülü veriliyor...

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi tarafından ise üçüncü kez ''12 Yıldız Şehri'' unvanına layık görüldü Karşıyaka’mız... Tüm bunlardan bana ne, ben kaldırım taşıma bakarım diyen pek değerli kişilerimiz bilsin ki sizin kaldırım taşınız tabii ki önemli ama kazanılan bu unvanlar da Karşıyaka'nın prestiji açısından belki sizin kaldırım taşınız kadar olmasa da… oldukça önemli bilesiniz... Ve bunlar haybeye değil, yapılan sosyal, kültürel ve sportif nice çalışmalar göz önünde bulundurularak veriliyor! Bu sene birincisi yapılan Karşıyaka Tiyatro Festivali, 13 farklı branşta faaliyet gösteren Karşıyaka Belediyesi Çocuk Kulübü, Türkiye'de bir ilçe belediyesi tarafından kadrolu sanatçılar ile oluşturulan ilk oda orkestrası olarak tarihe geçen ve yurt içi yurt dışı pek çok organizasyonda Karşıyaka'yı gururla temsil eden KODA (Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası), Türkiye'de ilk ve tek olacak olan inşası süren ''Evrensel Çocuk Müzesi ve Eğitim Kampüsü'', çok önemli ödüller alıp tüm Türkiye'ye örnek olan ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine karşılıksız burs sağlamak için başlatılıp bu gün 500 öğrenciye burs verilen ''Karşıyaka'nın Filizleri'' projesi sosyal ve kültürel anlamda yapılanlara verilebilecek en başta gelmesi gereken örnekler..!

İNGEV (İnsani Gelişme Vakfı) tarafından İzmir ve Ege Bölgesi'nin en başarılı ilçe belediyesi ödülünün verilmesi ve yanı sıra TAFISA (Uluslararası Herkes İçin Spor Derneği)'nin Türkiye'de buna layık görülen ilk yerel yönetim olarak Karşıyaka Belediyesi'ni ''Aktif Şehir'' unvanına layık görmesi de yapılan çalışmaların toplanan, hak edilmiş meyveleri... Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Eğitim Merkezi (KARGEM) öğrencilerinin lise ve üniversite sınav başarıları bir diğer göğüs kabartan gurur tablosu. Üreticiyi destekleyip, halka hesaplı ve sağlıklı gıda sunmayı amaçlayan Kent Koop Gıda Market konseptinin yaygınlaştırılma çabaları, ''Hoş geldin Bebek'' projesi ile bebek sahibi olan ailelerin evlerine kadar gidilip küçük de olsa aile bütçesine katkı veren hediyeler verilmesi, can dostlarımız sokak hayvanlarına yönelik parklarda kurulan yuvalar vb pek çok faydalı hizmet varken bazı kişilerce sadece muhalefet etmek için muhalefet yapıldığı izlenimi yaratan girişimler gerçekten de haklı oldukları mevzularda bile kendilerine dair şüpheye düşülmesine yol açacaktır, farkında değiller...

Özellikle de Hüseyin Mutlu Akpınar'ın şahsına yönelik yürütülen bir negatif kampanya çabası söz konusu sanki! Bir kişi eleştirilebilir, hele ki o kişi Türkiye'nin en önemli ilçelerinden birinin yerel yönetiminin en tepesindeki kişi ise daha da fazla eleştirilebilir ve bu doğaldır. Yalnız ''yiğidi öldür hakkını yeme'' diye bir özdeyişimiz vardır, buradan hareketle davranmak lazım bence... Bunca zamandır girmemeyi başardığım stat konusuna yine girmeden teğet geçecek olursam, Hüseyin Mutlu Akpınar'ın en fazla eleştiri aldığı bu konuda bile söylediklerinin çoğunda haklılık payı yüksek aslında. Ben eminim ki alanın büyüklüğü ve çevre fiziki şartları, Karşıyaka'nın büyüklüğüne yakışır ölçekte, uygun bir stat oluşumuna daha müsait olsaydı Hüseyin Mutlu Akpınar da herkesten fazla destek verirdi yalıya stat projesine... Ancak şartlar buna el vermiyor diye çoğunluğun talebine kulak vermemek de hata olur tabii ki! Neyse bu konu uzadıkça uzar ve bu kadarla bırakıyorum. Peki ya şu ''Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı'' konusu?!

Değerli ağabeyim, gazeteci yazar Feyzi Hepşenkal ve Avukat Murat Fatih Ülkü'nün hakkında dava açtığı Karşıyaka'nın sembolü anıtın yıkımı ile ilgili olarak yaptıkları açıklamada ''Bir anıtı yeniliyoruz adı altında yıkıp yeniden yapmak doğru değil. Bu bütünlüğü ayırmak, Karşıyaka'dan, Karşıyaka'nın tarihinden bir şeyler koparmak demektir'' şeklinde bir izahatta bulunmuşlar. Bir diğer ihtilaflı konu da eserin mimarlarından, üzerinde rölyeflerin yer aldığı bronz kuşağı yapan Tamer Başoğlu'ndan izin alınıp da bir diğer mimarı olan ve bugün için rahmetli olan Erkal Güngören adına ailesinden izin alınmaması konusu..! Şimdi, ben bu iki itiraz gerekçesine dair görüşlerimi ifade etmeden önce, bu konuyla ilgili muhalif seslerin yükselmesinden sonra ilk olarak aklıma geleni söyleyecek olursam; konu yine Hüseyin Mutlu Akpınar'a muhalefet edelim de nasıl edersek edelim konusu gibi göründü bana... Bir kere, netleştirilmesi gereken bir durum var ki, o da Karşıyaka’mızın sembolü anıt heykelinin tarihi eser olup olmadığı konusu!

Tarihi eser tanımı içersinde ''tamamen geçmişe ait olması'' en temel unsur olarak göze çarpıyor ki ''Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı'' benim her iki ağabeyimden de küçük, benimle ise hemen hemen aynı yaşlarda!! Bu anlamda tarihi eser olarak kabul görmesi çok da mantıklı değil. Ancak bu durum onun Karşıyakalılar gözündeki değerini de azaltmıyor hiç kuşkusuz ki! Çünkü o bizim şehrimizin en başta gelen sembolü! Onu korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak da en temel vazifemiz olmalıdır. Peki, mevcut haliyle yenilenip korunabilir mi? Bu sorunun cevabını üzerinde teknik analizler yapan uzmanlar veriyor ve sonuca dair bizlere aktarılan bilgi ''doğruysa'' ne yazık ki artık tamamen aşınmış, yıpranmış ve güçlendirilip güvenli hale getirilme şansı da kalmamış yönünde... Konunun diğer ihtilaflı tarafı ise merhum mimarın ailesinden izin alınmaması durumu demiştik... Olayın bu yönünü hukukçular bilir, ancak hayatta olan diğer mimarı Tamer Başoğlu'ndan izin alındığı gerçeği de ortada...

Şayet birebir aslına uygun olacaksa, bir daha tuzlu su, rüzgar vs gibi yıpratıcı faktörlerden etkilenmeyecek özel bir alaşımdan yapılarak sonsuzluğa taşınacaksa, boyutları üç kat daha büyüyerek ve özel ışıklandırmalarla körfezin her yerinden görünür hale gelecekse, çevre düzenlemesi yapılarak anayasa meydanının hem kapasitesi hem de niteliği arttırılacaksa niçin bu feveran, neden bu isyan bilemiyorum?! Gözlerimizin alıştığı, gönüllerimizin ısındığı Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı eğer yapılması planlanan yeni haliyle de aynı şekilde gözlerimize, gönlümüze hitap edip bizlerde yabancılık yaratmayacaksa ve en önemlisi bu sefer sonsuza dek yıpranmadan yaşayacak nitelikte olacaksa neden olmasın! Yine de gerek bu konu gerekse stat konusu gibi tüm bir şehre mal olmuş konularla ilgili olarak bir karar alınırken, o şehrin yaşayanları arasında günümüz teknolojisinde oturduğun yerden, klavye başından bile yapabileceğin bir şekilde referandum oylaması yapılabilirdi belki de..! O zaman kim ne derse desin herkes çoğunluğun kararı ile konu netleştikten sonra susup çoğunluğun dediğini kabul etmek durumunda kalırdı hiç olmazsa... Keşke yapılsaydı..!

Konuyla ilgili akla mantığa yatkın olan ve getirilebilecek tek eleştiri belki de 7 milyon lira civarı olan maddi külfeti olabilir zannımca... O da, ''daha öncelikli sorunlara niçin harcanmıyor da buraya harcanıyor'' diye bir soru sorulursa ve cevabı da ancak tatminkâr bir şekilde alınamazsa makul ve kabul edilebilir olur. Yok, eğer daha öncelikli sorunlara da çözüm üretilmeye zaten devam ediliyorsa, bu gerekçe de geçersiz olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki şehirlere değer katan, onların daha fazla adının anılmasını sağlayan veya ziyaret edilmesine yol açan unsurların başında onlara özel sembolleri, dışarıdan gelenlere sundukları vitrinleri gelir... Paris'in Eyfel Kulesi, New York'un Özgürlük Heykeli, Londra'nın Big Ben Saat Kulesi, İzmir'in Saat Kulesi, Sydney'in opera binası vb gibi nice örnekleri sayabilirim size... Üstelik yıllara direnemeyen ancak gönüllerde taht kuran, eski Karşıyakalıların ''kadınlar abidesi'' olarak andığı anıtımızın parçalarından yapılacak yüzlerce hatıra eşyası planlaması da var ki bunun anlamı uzaktan baktığımız sevgilimizin birer parçasını belki üzerimizde taşıyabileceğimiz belki de evimizde saklayabileceğimiz gerçeği..!

Öyle sanıyorum ki Hüseyin Mutlu Akpınar'ın en büyük talihsizliği seçim döneminde adının önce Konak Belediye Başkanlığı adaylığı için anılıp sonradan Karşıyaka Belediye Başkanlığına aday gösterilmesi ve bunun Karşıyakalılarca bir türlü unutulamamış olması oldu! Oysa ki Karşıyaka belediye başkanlığı sürecinde tamamladığı vergi hukuku alanındaki yüksek lisansı olsun, bizzat kaleme aldığı biyografik kitabı itibariyle sadece okuyan değil aynı zamanda yazan-yazabilen bir tarafının da olması olsun, genel duruşu, giyimi-kuşamı, tarzı ve en önemlisi yaptıkları olsun Karşıyaka'ya yakışan, güzel bir imaj veren ve vizyon adamı görüntüsü oluşturuyor. Ancak görünen o ki bir kesim Karşıyakalı'ya yaranması adına ne olursa olsun nafile gibi... E bir de ağzıyla kuş tutmayı denese, acaba düzelir mi ki her şey onun adına?!

Sağlıcakla kalın..!


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

08.10.2019 Germiyan Köyü, Slow Food ve Germiyan Festivali

28.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi - Bölüm 2 - Yerli Transferler

26.09.2019 Karşıyaka'nın basketbolda yeni transferlerinin analizi

13.09.2019 Banka sırası bekleyenler-Poliklinik sırasında bekleyenler

03.09.2019 Karşıyaka bir basketbol kulübü mü oluyor?  

20.08.2019 Ağaçların gözyaşları

09.08.2019 Kaz Dağları'nın üstü altından değerlidir...

26.07.2019 Çamur at izi kalsın!

06.07.2019 Phaeton (Fayton)

21.06.2019 Ufuk Sarıca’nın aynı başarıları yakalayabilmesi için!

17.06.2019 Önce Karşıyaka, sonra Ufuk Sarıca veya Oktay Mahmuti

11.06.2019 Ayranı yok içmeye!

31.05.2019 Hasretle bekliyoruz

20.05.2019 Eskiden!..

02.05.2019 Basketbolda Karşıyaka play off dışı. Şaşırdık mı?

25.04.2019 Ölüm yetmez!..

12.04.2019 16 Günahsız ve İnsansı’lar…

01.04.2019 Kutsal topraklar artık ona emanet: Dr. Cemil Tugay

29.03.2019 Meğer 2014 yılında anket yapılmış!

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)