ANA SAYFA > Yazarlar > Sevgi Molva > SİMGE KENT

SİMGE KENT

SevgiMolva
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
2266 kez okundu

Her kent; tarihinin, coğrafyasının, ikliminin ve bunların oluşturduğu kültürünün bir toplamıdır. Yaşının 8500 olduğu ortaya çıkan İzmir kenti, çok büyük bir tarihsel zenginliğe ve birikime sahiptir. İzmir'i önemli yapan ilk üç şey; dünyadaki konumu, çok kültürlülük içinde uygarlıkların kavşağı olma durumu ve dışa açıklıktır.

Türkiye'de değişik yerlerde yaşayanlar arasında, İzmir'in farklı olduğu konusunda bir kanı vardır. Bu genellikle olumlanan bir farklılıktır. İzmir'in farklı olduğu konusundaki yaygın algılamanın, mutlaka nesnel bir temeli var, ayrıca toplumsal olarak oluşturulmuş bir boyutu da olmalı. Bunlardan birincisi; İzmir'in fiziki varlığı, ikincisi; kentin aktörleri olan İzmirliler, üçüncüsü de; bu ikisinin etkileşimi sonucu ortaya çıkan yaşama biçimidir. 2 yıl önce Ekim ayında İzmir'de gerçekleşen bir sempozyumda "İzmirli olmak" konusu enine boyuna tartışılmıştı. Daha sonra da, sempozyum bildirilerinin kitabı yayınlanmıştı. Kitapta söylenen, fikirlerimle örtüşen, ilgimi çeken, katıldığım bölümleri tekrar gözden geçirdim. Sempozyuma katılamayanlarla paylaşmak istediğim, katılanların ise tekrar tekrar hatırlamasında yarar gördüğüm bölümlerden bazılarını, bu yazıda anlatmak, bazı noktalara vurgu yapmak istiyorum.

Sempozyumda bildiri sunan, Prof.Dr İlhan Tekeli hocamız, yukarıdaki girişte verilen sözleri şöyle açıyor: İzmir'de fiziki varlığın en önemli öğesi, denizdir. Bu deniz; İzmirliye, iki yaka arasında 4-5 km uzaklık olan, bir körfez içinde genellikle çok sakin bir deniz olarak, bir tabak gibi sunulmuştur. Kent; onu çevrelemekte, adeta bir amfitiyatro oluşturmaktadır. Böyle bir yerleşme, denizi sürekli olarak kentlinin yaşamında tutar. Deniz; rahatlatıcılığını, imbat rüzgarıyla kentin yaşamına taşımakta, iklimi de daha yumuşatarak, yaşam kalitesine katkı yapmaktadır. Bu denizin üzerinde ulaşım gerçekleşmekte, içinde -henüz- yüzülemese de, kenarında oturulmakta, kıyısında yürüyerek ve bisikletle gezilmekte, iyot kokusu alınabilmektedir. İzmirli kentte yaşarken, körfezin bir kıyısında yer aldığı için, hep bir "karşı kıyı" algılamasına sahip olmaktadır. Belirsiz bir ufka değil, karşı kıyıya bakmaktadır. Bu uzaklık düzeyi; geceleri ışıl ışıl bir "karşı yaka" algılaması yaratmakta, bir iyimserlik kaynağı oluşmaktadır. Körfez girişinin batıya dönük olması, İzmir'i; güneşin en heyecan verici biçimde battığı bir kent haline getirmektedir. Başta sosyolojik olmak üzere, her ne kadar çeşitli nedenlerle yüksek yoğunluklu apartmanlaşmış bir kent de olsa, alacalı bulacalı değil, "beyaz" ağırlıklı bir Akdeniz kenti olma kimliğini korumuştur. İzmirliler, İzmirli olmaktan memnundurlar. Çağdaş, demokrat, cesur, kadınıyla erkeğiyle yeniliğe açık, insanlarla iyi ilişkiler kurabilen, fırsatları iyi değerlendiren, kendine bakan, ne istediğini bilen, uzun yıllara dayanan kozmopolitan bir ticaret kenti olmasının izlerini taşıyan, çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlayacak araçsallık içinde yaklaşılan eğitim fikriyle, onların okumasına önem veren, sabit fikirli olmayan, dayatmalardan etkilenmeyerek kendi tavrını koyan, aydınlık bir insan yapısı; geneli teşkil etmektedir. İzmir'de yaşam gergin değil sakin, rahatlatıcıdır, evin dışında da herkesin kendince bir hayatı vardır. Oldukça temiz, çevresi yeşil bir kenttir. Kentin daha iyi, daha adil bir hayat kalitesi için çalışan STK'lar çok etkilidir. Türkiye'nin siyasal yaşamında İzmir'in hep farklılığı olmuştur

İzmir; hem kurtuluşun, hem kuruluşun simge kentidir. En önemlisi de, İzmirliler; üstün olarak gördükleri bu özellikleri saldırganca ortaya koymazlar, olgun bir şekilde bu farklılığın keyfini sürerler. Peki İzmir'in gelecek resmi (vizyonu) ne olmalıdır?

İzmir; uzmanların söylediğine göre, geçmiş birikimini ve kültürel renkliliğini bugüne taşıyarak geleceğe odaklanmalıdır. Nitelikli beyinler ve bilimsel entelektüel sermaye bu noktada çok önemli olacaktır. Bilgi çağını yakalamak için yeni teknolojiler, yeni fikirler oluşturabilmek, sürdürülebilirliğin sağlanması, doğayı çevreyi bozmadan gelişebilmek, doğayı bozmayan teknolojileri geliştirebilmektir önemli olan. Katılımcılık, yaratıcılık bu noktada merkeze alınmalıdır. Yeni teknoparklar kurulmalıdır, üniversite-sanayi işbirliği geliştirilebilmelidir, katılımcı demokrasi her alanda uygulanabilmelidir. Tüm bunlarla birlikte yaşam kalitesinin artması da sağlanmalı, kentin değerleri, getirileri ve zenginliği hakça paylaşılmalıdır. Böylelikle İzmir; "yenilikçi dünya kenti İzmir" olacaktır .

Sonrasında ise, İzmir, sadece Türkiye'de değil, dünyada en iyi olmaya adaydır. Değerli tarih hocamız Oktay Gökdemir'in, sempozyumdaki bildirisinde söylediği duygusal bir cümlenin özeti ile bitirmeliyim bu yazıyı. İnsanlar da yaşadıkları kente benzerler. İnsanların, kentte yaşadığı hayata dair ayrı bir dili de oluşur. Gevreğimizle, darımızla, çiğdemimizle, domatımızla, boyoz ve kumrumuzla yaşarken, her semtimizde de ayrı bir kimlik buluruz biz. Örneğin; Buca'da ıhlamur kokulu bağbozumu ikindisi, Karataş'ta sıcak bir boyoz kokusu, Bornova'da bir hanımefendinin yakasındaki fesleğen, Çamdibi'nde hünerli ellerle açılmış bir Boşnak böreği, Asansör'de Dario Moreno'lu bir şarkı, Balçova‘da Agamemnon'a ılık ve sevecen bir merhaba, Karşıyaka ise; 35'in yarım üstü, vb...

Son söz olarak da şunu söylemeliyiz; İzmir'de yaşamak ve de İzmirli olmak, İzmir'i içselleştirmekten, duyumsamaktan ve -nereden gelmişsek gelelim- bu kentin kimliğini, şık, sevecen ve sorumlu, ayrıca da duyarlı bir şekilde üzerimize giymekten geçiyor.

9 Eylül Hepimize kutlu olsun...Nice yıllara...
 


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

30.07.2019 Can Yücel "Şiir insan"

23.04.2019 İnsan mıyız, değil miyiz? İşte bütün mesele bu

08.03.2019 Biz; Her birimiz İzmir’iz

21.01.2019 Vizyon ve başkan

07.01.2019 Yılbaşı

07.01.2019 Sosyal Demokrat Belediyeler

07.01.2019 Eğitim ve düşünme

07.01.2019 Sanat

07.01.2019 Seçim

07.01.2019 Kadın

07.01.2019 Yapay zeka

07.01.2019 Bir yılı daha devirdik

07.01.2019 Demokrasi ve Cumhuriyet

07.01.2019 ''Ahlak'' kavramı

07.01.2019 Cumhuriyet kadını

07.01.2019 Uygarlık

07.01.2019 Sanat

07.01.2019 Kitap üzerine...

07.01.2019 Canımı yakma

07.01.2019 Sevgi üzerine

07.01.2019 Mutluluk üzerine

07.01.2019 Yavaş intihar

07.01.2019 Gidiyor

07.01.2019 Cumhuriyet!..

07.01.2019 Barış Barış Barış

07.01.2019 Kaos

07.01.2019 Yaşanabilir kentler...

07.01.2019 Büyük insanlık

07.01.2019 Kent ve Dönüşüm - çözüm

07.01.2019 Kent ve dönüşüm

07.01.2019 62'den tavşan yapardık...

07.01.2019 Seçim

07.01.2019 Direniş!..

07.01.2019 Hep beraber

07.01.2019 İzmir'in vizyonu ne olmalı -4-

07.01.2019 İzmir’in Vizyonu ne olmalı-3

07.01.2019 İzmir'in vizyonu ne olmalı -2-

07.01.2019 İZMİR’in VİZYON PLANI

07.01.2019 Seçim...

07.01.2019 Doğrusu...

07.01.2019 ZOR!

07.01.2019 NE OLUYOR?

07.01.2019 ENGELLERİ KALDIRMAK (ENGELSİZ MİMARLIK)

07.01.2019 NEREYE ARKADAŞ?..

07.01.2019 KARŞIYAKA BULUŞMASI

07.01.2019 30 AĞUSTOS 1922

07.01.2019 HAYDİ!..

07.01.2019 ''AKLA ZARAR''

07.01.2019 ŞU SON GÜNLERDE...

07.01.2019 KARŞIYAKA'DAN BALKANLAR'A BİR "MERHABA"

07.01.2019 ZAMAN DARALIYOR

07.01.2019 GÜVENLİĞİMİZ

07.01.2019 POLİTİKA

07.01.2019 CİNSİYET EŞİTLİĞİ

07.01.2019 BİLİM ve AKIL

07.01.2019 ULAŞIM

07.01.2019 BARIŞ

07.01.2019 DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ

07.01.2019 EXPO (Dünya Sergisi)

07.01.2019 AYAK İZİ

07.01.2019 EN YAKIN CENNET...

07.01.2019 SÖZ KONUSU KARŞIYAKA İSE...

07.01.2019 MAYIS ÇIĞLIĞI

07.01.2019 DOĞRU, YANLIŞ


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)