ANA SAYFA > Yazarlar > Sevgi Molva > Yüzleşme

Yüzleşme

SevgiMolva
Sosyal Medya :
30 Kasım 2020, Pazartesi 11:58
676 kez okundu

Doğaya inat politikalarla, yıllardır tarım ve hayvancılığı bitirerek, kırsalda yaşayan halkı şehirlere doğru göçe zorladı yöneticiler. Sonucunda kalabalıklaşan, plansız gelişen kentlerin artan konut ihtiyacı ve bu ihtiyacı sağlıklı bir şekilde çözememek bizim insanımızın kabusu oldu.

İmar düzenlemeleri, yıllardır ranta, iktidarların seçim yatırımına bağlandı ve şehirler kurban edildi, sağlıksızlaştı, kimliksizleşti. Çok yakın zamanda yine binlerce eve imar affı verildi. Son yıllarda bir de kötü zeminlere, -giderek artan sayıda- gökdelenler, ‘AVM’ler, rezidanslar yapıldı. Yeşil alanlar talan edildi. Depremde toplanma alanı olması gereken yerler işgal edildi.

Nerede faturasını halkın ödediği bir olay olsa,” politika zamanı değil” deniyor.

Halbuki her şey politika ve esas şimdi politika yapma zamanı. Bir türlü sisteme oturtulamayan, -teknik bilgiden oldukça yoksun- müteahhitlik sistemi, kaçak yapılaşma, tam (sağlıklı) sağlanamayan inşaat kontrol sistemi ve tabii ki gözünü rant bürümüş insanlar ve diğer taraftan da yoksulluk ve yoksunluk sorunu.

Sorunun boyutu çok. Her afette bunları en baştan konuşuyoruz. Konuşmak pek fayda etmiyor. Esas konuşmamız gereken ise; yolsuzlukları olağan sayan insan kalabalıkları ve insanları sağlıksız yapılarda oturtmaya mahkum eden iktidarları başa getirme tercihidir. Gerçeklere, bilime pek inanmayan, mucizelerden medet uman, cahil bırakılmış kitlelerdir.

İnanılmaz bir tevekkülle, bu ülkede bir büyük depremde pek çok binanın yıkılacağını, bir sürü insanımızı kaybedeceğimizi, sevdiklerinin veya kendilerinin öleceğini bile bile, depremden sağ çıkanların bile cehennem gibi bir hayat yaşadığını görerek, bekliyorlar. Üstelik toplanan vergilerin nereye gittiğini de soramayarak.

Bir silkinsek mi artık…?

Son İzmir depremi, İzmir’i kısmen harekete geçirdi sanırım. Bu ülkede deprem yönetmeliği 6 kez değişti. Deprem mühendisliği de geliştiği için, bu normal.1997’de çıkan yönetmelik sonrası yapılan -tabii ki kuralına uygun inşa edilen- yapıların, depreme dayanıklı olduğunu söyleyebiliriz. Bundan önceki inşaatların ise, doğru yapılsa da performanslarının düşük olabileceğine dikkat çekiyor uzmanlar. Ya yeniden inşa edilecek ya güçlendirilecek ya da kontrol edilip devam edilecek kullanılmaya. Asında deprem teknolojisi son yıllarda çok gelişti, fay hatlarının özellikleri irdelenerek nerede ne yapılması gerektiği biliniyor, artık.  Özellikle stratejik önemdeki tesislerin, endüstri tesislerinin, konutların, deprem riski yüksek yerlerde yoğunlaşmamasına dikkat edilmesi şart. Görüldüğü gibi, birinci aşamada yerleşme planlaması, sonra doğru proje ve doğru uygulama geliyor.

Bundan sonraki beklentilerimiz;

  • sağlıksız zeminlere kesinlikle imar izni verilmeyerek yeşil alan olarak değerlenmesinin sağlanması,
  • tüm imar verilmiş alanların tekrar gözden geçirilmesi, uygun olmayan yerlere imar verilmişse, iptal edilmesi
  • inşaat yapma izninin sadece teknik eğitim görmüş müteahhitlere verilmesi, böylece her eline para geçirenin müteahhit olamaması
  • inşaatları denetleyen firmaların da bir şekilde denetime tabi olması
  • binalarda temelin sağlamlığı, beton kalitesinin, demir oranının ve nervürlü demir kullanıp kullanmadığının kontrolü gibi yaşamsal öneme sahip hususların denetlenmesinin sağlanması
  • izinsiz ve ruhsata aykırı yapı inşa edilmesinin ve satılmasının kesinlikle engellenmesidir.

Kısaca; proje hizmetlerini, kullanılacak malzemeyi, teknolojileri, uygulamayı ve yapı denetimini düzene sokan, inşaat etkinliklerinin tümünü zincirleme denetleyen bir sigorta sisteminin, Batı ülkelerinde olduğu gibi, bizde de devreye sokulması şarttır.

Ayrıca, sonradan binasında sağlıksız değişiklikler yapanlara izin verilmemesi, kolonları kesenlere, duvarlarda büyük yıkımlar yapanlara ağır cezalar uygulanması, bu safhada halkın da tadilatlar konusunda aydınlatılması ve birbirini gözlemlemesi de oldukça önemlidir.

Yerel ve merkezi yönetim ortaklaşa çalışarak yeni önlemlerle kesinlikle yeni bir imar kültürü geliştirmelidir. Deprem, Türkiye’nin en önemli sorunu olarak görülmelidir. 1999 depreminden sonra dersimizi aldık zannettik ama yaşananlara bakarsak, artık hiç öyle görünmüyor. Demek ki, kendimizle yeniden yüzleşme zamanımız geldi.

Toplum olarak bilmeliyiz ki; artık acı sonuçlar almamak için, doğal afetler faciaya dönüşmeden önce, yağmadan, rant hırsından, kaçaktan, ‘kap-kaç’ tan, kurtulup bilimsel kurallara yönelmemiz gerekiyor.

Çünkü “insan canından kıymetli hiçbir şey yoktur”.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

30.12.2020 Umut da umut

29.10.2020 Günden kalanlar

09.09.2020 Bilgi çağı

29.08.2020 30 Ağustos Zafer Bayramımız

30.07.2020 İstanbul Sözleşmesi

30.06.2020 Nefes alamıyoruz!

19.05.2020 Sorumluluk

23.04.2020 Yeniden başlamak

03.03.2020 Kadınlar

31.01.2020 Başarı

30.10.2019 Yaşamak

09.09.2019 Zorba

30.07.2019 Can Yücel "Şiir insan"

23.04.2019 İnsan mıyız, değil miyiz? İşte bütün mesele bu

08.03.2019 Biz; Her birimiz İzmir’iz

21.01.2019 Vizyon ve başkan

07.01.2019 Yılbaşı

07.01.2019 Sosyal Demokrat Belediyeler

07.01.2019 Eğitim ve düşünme

07.01.2019 Sanat

07.01.2019 Seçim

07.01.2019 Kadın

07.01.2019 Yapay zeka

07.01.2019 Bir yılı daha devirdik

07.01.2019 Demokrasi ve Cumhuriyet

07.01.2019 ''Ahlak'' kavramı

07.01.2019 Cumhuriyet kadını

07.01.2019 Uygarlık

07.01.2019 Sanat

07.01.2019 Kitap üzerine...

07.01.2019 Canımı yakma

07.01.2019 Sevgi üzerine

07.01.2019 Mutluluk üzerine

07.01.2019 Yavaş intihar

07.01.2019 Gidiyor

07.01.2019 Cumhuriyet!..

07.01.2019 Barış Barış Barış

07.01.2019 Kaos

07.01.2019 Yaşanabilir kentler...

07.01.2019 Büyük insanlık

07.01.2019 Kent ve Dönüşüm - çözüm

07.01.2019 Kent ve dönüşüm

07.01.2019 62'den tavşan yapardık...

07.01.2019 Seçim

07.01.2019 Direniş!..

07.01.2019 Hep beraber

07.01.2019 İzmir'in vizyonu ne olmalı -4-

07.01.2019 İzmir’in Vizyonu ne olmalı-3

07.01.2019 İzmir'in vizyonu ne olmalı -2-

07.01.2019 İZMİR’in VİZYON PLANI

07.01.2019 Seçim...

07.01.2019 Doğrusu...

07.01.2019 ZOR!

07.01.2019 NE OLUYOR?

07.01.2019 ENGELLERİ KALDIRMAK (ENGELSİZ MİMARLIK)

07.01.2019 NEREYE ARKADAŞ?..

07.01.2019 KARŞIYAKA BULUŞMASI

07.01.2019 SİMGE KENT

07.01.2019 30 AĞUSTOS 1922

07.01.2019 HAYDİ!..

07.01.2019 ''AKLA ZARAR''

07.01.2019 ŞU SON GÜNLERDE...

07.01.2019 KARŞIYAKA'DAN BALKANLAR'A BİR "MERHABA"

07.01.2019 ZAMAN DARALIYOR

07.01.2019 GÜVENLİĞİMİZ

07.01.2019 POLİTİKA

07.01.2019 CİNSİYET EŞİTLİĞİ

07.01.2019 BİLİM ve AKIL

07.01.2019 ULAŞIM

07.01.2019 BARIŞ

07.01.2019 DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ

07.01.2019 EXPO (Dünya Sergisi)

07.01.2019 AYAK İZİ

07.01.2019 EN YAKIN CENNET...

07.01.2019 SÖZ KONUSU KARŞIYAKA İSE...

07.01.2019 MAYIS ÇIĞLIĞI

07.01.2019 DOĞRU, YANLIŞ


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Çok Okunanlar

Peynirci Salih vefat etti

1

Sosyal medya bizim işimiz...

4

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?