ANA SAYFA > Yazarlar > Prof. Dr. Yavuz Taşkıran > Kulüplerimiz, sporumuz nasıl güçlenir?

Kulüplerimiz, sporumuz nasıl güçlenir?

Prof. Dr. YavuzTaşkıran
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
3778 kez okundu

Bunu farklı açılardan ele almak gerekir: Birincisi, çeşitli gelir kaynakları varlığının araştırılmasıdır. Kulüp üyelerinden gelecek aidatlarla bir kulübü yönetmek neredeyse imkansızdır. Bunu herkes bilsin! İkincisi ise; herkesin söylediği ve kolay olacağı sanılan sponsorların kapıda hazır beklediklerinin düşünülmesidir.Bu da kolay bir yol değildir ve sponsorların beklentileri çok farklıdır.

Kulüp derken daha çok sportif amaçlarla kurulmuş olanlarından söz ediyorum, Yaprak Sevenler Kulübü, vb. değil… Sportif performans amaçlı kurulan spor kulüplerinin işleri son zamanlarda daha da zorlaştı.Rekabet arttıkça harcanan rakamların miktarı artıyor.Yalnızca sporculara verilen paralar değil, ulaşım, konaklama, sağlık ve hesapta olmayan ödemeler, kulüp bütçelerini altüst etmek için yeterli oluyor.

Çeşitli kuruluşların onlarca spor kulüpleri vardı.Bir anda hepsi kayboldu gitti.Ya da faaliyetlerini çok alt düzeylere indirdiler.Özellikle kamudaki spor kulüpleri bu konuda çok kayıp verdiler.Çukobirlik hentbol takımının yıllarca güneyin en güçlü kulübü olduğunu hatırlayanımız var mı?Trabzon İskenderpaşa bayan hentbol takımının başarılarını bilenimiz var mı?Çaykur Rize hentbol takımının İzmir’e gelip müthiş gollerini o zamanki TRT’den izleyenimiz var mı? Alarko, Simtel, Arçelik, Vestel, Türk Hava Yolları takımlarını bir çırpıda nasıl unuttuk?

Ne var ki, yerel yönetimler spora ve spor kulüpçülüğüne el attılar da durum biraz sakinleşti.Bu durumu eleştirenler de yok değil.Belediyelerin spor kulüpçülüğü işinde haksız rekabetlerin yaratıldığı iddia ediliyor.Onlardan beklenen hizmetler olarak tesis yapımı, malzeme desteği ve ulaşımdan söz ediliyor. Ama bir gerçek var ki, yerel yönetimler spora bir heyecan getirdiler… Bazıları uluslararası düzeyde faaliyetleri başarı ile yapıyor.Bazıları ise liglerde kıran kırana mücadele ediyor.

Bütün bunların yanında bir görüş var, “belediyeler spordan çekilseler ülkede spor biter” diyorlar… Çok iddialı yaklaşım… Yüzlerce spor kulübü var, belediyeler de spor kulübü kurabilirler.Yasal olarak bir sakıncası yok.Ama süreklilik, kalite, dürüst rekabet koşulları devreye girince durum farklı olabiliyor.

Buradan çıkarmamız gereken gereken dersler bulunuyor.Belediyeler, sportif bir kent sporu kimliğini işlemeliler.Yerel ama derinlikli sporlar ön plana alınmalıdır.Değerlerini kaybettiğimiz sporlar bulunuyor.Güreş örneğin, devşirmelerle işi götürmeye çalıştık.Krosta bile transfer yaptık.Hentbolda hiç olmadık.Atletizmde doping olmazsa başarı olmaz algısı yarattık.Bir madalyaya inanılmaz ödüller koyduk.Bakın, her zaman yazıyorum; bir olimpiyat altın madalyası yerine on tane Avrupa onuncusu olmasını yeğlerim. Bu yıl on adet Avrupa onuncusu olan atletlerimiz en az bir dört yıl sonra hepsi olimpik barajı geçmiş sporcular olacaktır. Onlar olimpik düzeyde yarışırken arkadan gelenler bu defa aynı kategoride ilk beşlerde yer almaya başlayacaktır.

Kulüplerimizin başarısı sporumuzu geliştirecek, yüksek performansların sergileneceği bir arenada yerimizin olmasını sağlayacaktır.Teşkilatlarımız bu konuda yeniden bir yapılanma içine girmelidirler.Antrenör eğitimi sil baştan değiştirilmelidir.Bugün bir Tıp eğitimi alıp bitren kişi hekim olarak görev yapmaktadır ve eğitimi sorgulanmamaktadır.Hukuk Fakültesini bitiren ve Avukatlık yapan bir kişinin eğitimi sorgulanmamaktadır.Ama kısa surely bir kursa katılıp Antrenör olan kişilerin eğitimleri, kaynakları, oluş biçimleri tartışılmaktadır.Bu duruma bir son vermek gerekir.

Antrenörlük bir meslek olarak görülmelidir.Üniversitelerin Antrenörlük bölümlerinde eğitim almaları sağlanmalıdır.Kısa surely kurslardan yetişerek antrenör olanlara özel zamanlarda gelişim seminerleri imkanı verilmelidir.Antrenörlerin mutlaka bir yabancı dili konuşuyor ve yazıyor olması istenmelidir. En az 50 yıllık bir planlama yapılmalıdır. Giderek gençleşen nüfusumuzun içindeki yetenekli sporcularımızın keşfedilip, elit düzeyde sporcu olmaları için buna ihtiyaç vardır.

Kulüpler ve dolayısıyla sporumuzun gelişmesi için içiçe geçmiş bir halkalar topluluğu gündemdedir. Aile, Okul, Kulüp ve bunları birbirleriyle güçlü bir zincirle bağlayacak olan olay sporun bir sisteme çevrilmesinden geçmektedir. Sistem olmayınca yapılan hiçbir çalışmanın değeri olmayacaktır.Uzmanlarımız, yetkililerimiz, eğer çalışıyorsa Üniversitelerimizin spor bölümleri bu konuya daha sıkı sarılmalıdırlar. Spor ne bir antrenöre, ne de bir federasyona bağlı olmayacak kadar değerli bir hazinedir. Spor için onlarca kurum ve kuruluş neredeyse eşdeğer düzeyde sorumluluk sahibidirler. Kimse, bu spor beni ilgilendirmez diyemez, dememelidir. Ama hazin bir tabloyu da paylaşmadan bitirmeyeceğim yazımı: Ankara’da Rio için Voleybol maçları oynanıyor. Etrafımdaki Voleybol hakemleri ve antrenörlerine soruyorum, haberleri yok?Bu nasıl iştir?Bu nasıl bir spor kültürüdür? İnanılır gibi değil! Ama bu bizim gerçeğimiz…

İşimiz çok ve meşakkatli … Hastalıklarda olduğu gibi, doğru bir tanı, iyi ve başarılı bir tedaviyi getirecektir.Bazı zorluklar çıkabilecektir. Herkes şuna inanmalıdır: Zor’dur fakat imkansız değildir…


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

26.06.2022 Akdeniz Oyunlarındayız

20.06.2022 Türk mü, Osmanlı mı?

12.06.2022 Futbolun kısa hikâyesi

05.06.2022 Bizleri kim yetiştirdi?

29.05.2022 Yeni Spor Yasası-2

22.05.2022 Keramos hikâyesi

08.05.2022 Trabzon’un Şampiyonluğu

02.05.2022 Bayram tadında

23.04.2022 57. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu

18.04.2022 Güzel futbola neler olıuyor?

11.04.2022 Bariyerler katil mi?

03.04.2022 Spor Yasasına farklı bir bakış

27.03.2022 Olimpik haberler

20.03.2022 Yeni Spor Yasası

10.03.2022 Hakemlere veda

20.02.2022 Antrenmansız spor

16.01.2022 50 Yıllık Ülke, 100 Yıllık Üniversite

01.01.2022 Spor Bilimleri Derneğinin 30. Yılı

26.12.2021 Spor bir köprü mü, yoksa sınır mıdır?

19.12.2021 Spor Federasyonları ile Üniversite ilişkisi

11.12.2021 Üniversite Sporları

02.12.2021 Gaziantep Hikayesi

18.11.2021 Spor, ekonomi, kültür

06.11.2021 Üniversite Sporları Federasyonunun 25. Yılı

24.10.2021 Spor eğitimi nasıl olmalıdır?

20.10.2021 2024 Paris’e hazır mıyız?

05.10.2021 Yedek bankında kimler oturmalıdır?

26.09.2021 Yeni bir hayat üzerine

03.09.2021 Hareket ve Oyun

21.08.2021 Federasyon Başkanlığı Seçimleri

12.08.2021 Antrenör Eğitimi meselesi

23.07.2021 Bayrama gelirken...

08.07.2021 Eğitime yeni bir model

21.06.2021 Başarının düşmanları…

24.05.2021 Hareket ve Motor Kontrol Kongresi

02.05.2021 Bu defa Viyana

20.04.2021 Şampiyonlardan Süperlere…

05.04.2021 Mavi kravatın sırrı…

21.03.2021 Çizmeyi aşma!

08.03.2021 Duyum ve algı

15.02.2021 İnternet, TOHM, Kamp Merkezi

16.01.2021 Kısa dokunuşlar…

02.01.2021 Eğitimden vazgeçmek: Asla!

27.12.2020 Sportif Pandemi…

19.12.2020 Notalar ve Bisiklet...

12.12.2020 Üniversite’ye girme hırsı

22.11.2020 Kablosuz İletişim

08.11.2020 Pandeminin eğitime kattıkları…

25.10.2020 Renklerin sesi

10.10.2020 Uzaktan spor eğitimi

20.09.2020 Bağışıklık, beslenme ve egzersiz

06.09.2020 Orhan Mengi’nin ardından…

23.08.2020 Pandemi böyle giderse…

14.08.2020 Açık öğretimde spor eğitimi

05.08.2020 Tünelde müzik…

23.05.2020 Salgının spora zararı

03.05.2020 Corona’da spor yaklaşımı

19.04.2020 Umutsuzluğu başka zamana bırakın

19.03.2020 Korona’ya karşı önlemler*

07.03.2020 Kadın sporcularla

22.02.2020 Formula 1 ve MotoGP

15.02.2020 Yemek nerede yenilir?

04.01.2020 Dijital ve İnnovatif Spor

30.12.2019 Antrenör eğitimi üzerine…

07.07.2019 Güreş, ata sporumuz mu?

23.06.2019 Milli sporcuların sorunları

20.05.2019 19 Mayıs 2019

25.04.2019 Yeni Başkanlara Tavsiyeler

26.02.2019 Yerel yönetimler ve spor

21.02.2019 Hangi tarafı destekleyelim?

07.01.2019 Yüzme ve kayakta neden yokuz?

07.01.2019 İzmir'de akılda kalanlar

07.01.2019 Oyun, spor ve ilkokul...

07.01.2019 Spor: Bir başka bahara…

07.01.2019 Eğitim, Gençlik ve Spor için bir öneri

07.01.2019 Sporun gizli ve renkli tarafları

07.01.2019 Türk Futbolunun Sorunları ve Futbol Ekonomisi

07.01.2019 Eğitim, hareketi sevmiyor!

07.01.2019 Gençler için ne yapıyoruz?

07.01.2019 Her hoca değişikliği bir transferdir!

07.01.2019 Kış koşullarında antrenman

07.01.2019 Spor bir karakter işidir

07.01.2019 Spor için sivil toplum kuruluşları

07.01.2019 Alt yapıda neden başarısız oluyoruz?

07.01.2019 Basketbol ve 3 sayı…

07.01.2019 TEOG, Spor, Hayat…

07.01.2019 Kirlenen madalyalar

07.01.2019 41 kere maşallah...

07.01.2019 Akıl teri mi, alın teri mi?

07.01.2019 Kendinize gelin!

07.01.2019 Bisiklet Çalıştayı üzerine...

07.01.2019 Geleceğin liderleri?

07.01.2019 Hayat meditasyon mudur?

07.01.2019 Yoldan kısa hikayeler (1)

07.01.2019 Sentetik Çim ve Halı sahalar

07.01.2019 Rahmaninof, İdil Biret, Güreş...

07.01.2019 Futbol tamam da diğerleri nasıl?

07.01.2019 İzmir’de olunca...

07.01.2019 Spor: Okulda mı, kulüpte mi?

07.01.2019 Matematik mi, spor mu?


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Çok Okunanlar

Yatırımlara Korona ayarı

3

İzmir Valiliği'nden duyuru

4

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

sultanbeyli escort