ANA SAYFA > Yazarlar > Prof. Dr. Yavuz Taşkıran > Kısa dokunuşlar…

Kısa dokunuşlar…

Prof. Dr. YavuzTaşkıran
Sosyal Medya :
16 Ocak 2021, Cumartesi 18:07
283 kez okundu

Kış nihayet batıya uğradı. Barajların doluluk oranı son yağan yağmur ve karla birlikte livarında artmış. Buna sevinir olduk. Daha çok yağmasını bekliyoruz.
Elimizi sabunla yıkarken önce suyu açar, sonra sabunu ovalamaya başlar ve ardından durulamaya geçeriz. Akan su ile en az 2 litre suyu feda ediyoruz.
Ellerimizi en az 20 saniye süreyle sabun ile yıkayalım diyerek bir kampanya başlattık. Ellerimiz her yere dokunduğu için alçak virüslerin yok edilmesinde kullanılan yöntemlerden biri bu. Sıvı sabun olsun kuru sabun olsun her defasında kronometre tutup yıkama süresine baktım, hiçbir zaman 20 saniyeye ulaşamadan ellerimi duruladım.
Susuzluk tehlikesine karşı halı ve kilimlerimizi yıkatmayalım, araçlarımızı oto yıkamalara götürmeyelim denilmesine rağmen oturduğum siteye en çok ziyaret eden şirketlerin halı yıkayıcılara ait olduğunu görüyorum. Yoksa onlar burada mı oturuyorlar?
Oto yıkama konusunda ise benim abonesi olduğum şirket bir gün bile gecikmeden gelip aracımı alıp yıkayıp getiriyor. Benim asıl amacım iç temizliği ve iç dezenfektanı olmakla beraber eğer araç oraya gitmese bile benden para almayı sürdürüyor. Benim önerim bir defa yıkatın, parasını ödeyin, ikinci defa yıkatmayın ama parasını ödeyin. Esnafa katkınız olsun…
Tuvaletlerdeki rezervuarlardan çok miktarda su kullanılıyor konusu her zaman tartışılır. Sıkça gündeme getirilir. Daha az su kullanılsın diye, bunların içine, içi su dolu 1 litrelik pet şişe koymayı öneriyorlar. Güzel kardeşim iyi de bendeki bu alet duvara gömülmüş. Ben nasıl yapacağım bunu? Öte yandan teknolojik olarak az su ve çok su şeklinde üretilmiş rezervuarlar da var ama ben ikisinin aynı miktarda su bıraktığını gördükçe şaşırıyorum. Benim önerim, bu rezervuarların hacimleri konusunda genel bir düzenleme yapılması şeklinde, yoksa bu iş pet şişelerle çözülmez…
İstanbul ve Kocaeli’de toplu ulaşım kartları HES kodu ile eşleştirildi. Bunu anladık ama herkes toplu taşıma araçlarını kullandıkça bu risk hep yanımızda olmayacak mı? Buna başka çözümler aramak gerekir. Temiz olmaya, mesafeyi korumaya ve sevsek de sevmesek de maske kullanmayı sürdürmeliyiz.
Bu arada aşılar gelmeye başladı. Aşı olacak ve bu beladan kurtulacağız deyip lütfen gevşemeyelim. Aşı yalnızca koruma amaçlıdır. Her türlü hastalıktan korunmak için beslenmemize ve sağlık kurallarına harfiyen uymayı sürdürmeliyiz.
Gezmeyi ve seyahat etmeyi sevenlerimizin hevesleri kursaklarında kaldı. Bir yere kımıldayamıyorlar. Ben de onlardan biriyim. Yurt dışına gitmeye kalksanız, oralarda daha yüksek bulaş riski bulunuyor. Bazı ülkeler karantina istiyorlar. Yurt içinde, sokağa çıkma kısıntıları nedeni ile otel bulmakta bile güçlükle karşılaşan arkadaşlarımdan haber alıyorum. Ayrıca gidilen yerin en güzel lokantasında oranın otantik yemeğini yiyemedikten sonra bu seyahatin ne anlamı olur ki?
Günün büyük bir bölümünü işte ve evde geçirenler için durum oldukça sıkıntılı. Gittiğiniz kafe kapalı, lokanta kapalı, berberinize az gidiyorsunuz… Eğer oraların sahiplerini tanıyorsanız ki, eminim bildiğiniz ve sevdiğiniz yerlerde oluyorsunuz, onların sahiplerine sanki yemek yemiş ve çıkarken garsona bahşiş vermiş gibi onlara kredi kartınızla ayda bir olmak üzere para gönderin. Salgın bittiğinde bu defa bu hizmetleri bir müddet parasız olarak alabilirsiniz. Bizim gastronomik ve bakım hizmetlerimizi yerine getiren iş yerlerine destek vermek sosyal bir yardımdır aynı zamanda… Bunu deneyin lütfen…
Son olarak yayın ve kültür hayatımızı da desteklemek gerekir diye düşünüyorum. Onlar, yıllarca süren çalışmalarını, deneyimlerini, yaşadıklarını kitaba dönüştürüyorlar. Ortaya bir eser çıkıyor. O kitap satın alınırsa yazarı, yayınevi, dağıtıcısı da para kazanacaktır. Keza müzik eseri performansı sergileyenler için de onların yayın kanallarını tıklayın. Beğenin…
Bir kısıtlama gününde aklıma gelenleri paylaştım. Umarım pandemi sona erer ve kıymetini yeni anlayabildiğimiz eski günlere pozitif bir dönüş sağlarız…


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

15.02.2021 İnternet, TOHM, Kamp Merkezi

02.01.2021 Eğitimden vazgeçmek: Asla!

27.12.2020 Sportif Pandemi…

19.12.2020 Notalar ve Bisiklet...

12.12.2020 Üniversite’ye girme hırsı

22.11.2020 Kablosuz İletişim

08.11.2020 Pandeminin eğitime kattıkları…

25.10.2020 Renklerin sesi

10.10.2020 Uzaktan spor eğitimi

20.09.2020 Bağışıklık, beslenme ve egzersiz

06.09.2020 Orhan Mengi’nin ardından…

23.08.2020 Pandemi böyle giderse…

14.08.2020 Açık öğretimde spor eğitimi

05.08.2020 Tünelde müzik…

23.05.2020 Salgının spora zararı

03.05.2020 Corona’da spor yaklaşımı

19.04.2020 Umutsuzluğu başka zamana bırakın

19.03.2020 Korona’ya karşı önlemler*

07.03.2020 Kadın sporcularla

22.02.2020 Formula 1 ve MotoGP

15.02.2020 Yemek nerede yenilir?

04.01.2020 Dijital ve İnnovatif Spor

30.12.2019 Antrenör eğitimi üzerine…

07.07.2019 Güreş, ata sporumuz mu?

23.06.2019 Milli sporcuların sorunları

20.05.2019 19 Mayıs 2019

25.04.2019 Yeni Başkanlara Tavsiyeler

26.02.2019 Yerel yönetimler ve spor

21.02.2019 Hangi tarafı destekleyelim?

07.01.2019 Yüzme ve kayakta neden yokuz?

07.01.2019 İzmir'de akılda kalanlar

07.01.2019 Oyun, spor ve ilkokul...

07.01.2019 Spor: Bir başka bahara…

07.01.2019 Eğitim, Gençlik ve Spor için bir öneri

07.01.2019 Sporun gizli ve renkli tarafları

07.01.2019 Türk Futbolunun Sorunları ve Futbol Ekonomisi

07.01.2019 Eğitim, hareketi sevmiyor!

07.01.2019 Gençler için ne yapıyoruz?

07.01.2019 Her hoca değişikliği bir transferdir!

07.01.2019 Kış koşullarında antrenman

07.01.2019 Spor bir karakter işidir

07.01.2019 Spor için sivil toplum kuruluşları

07.01.2019 Alt yapıda neden başarısız oluyoruz?

07.01.2019 Basketbol ve 3 sayı…

07.01.2019 TEOG, Spor, Hayat…

07.01.2019 Kirlenen madalyalar

07.01.2019 41 kere maşallah...

07.01.2019 Akıl teri mi, alın teri mi?

07.01.2019 Kendinize gelin!

07.01.2019 Bisiklet Çalıştayı üzerine...

07.01.2019 Geleceğin liderleri?

07.01.2019 Hayat meditasyon mudur?

07.01.2019 Yoldan kısa hikayeler (1)

07.01.2019 Sentetik Çim ve Halı sahalar

07.01.2019 Rahmaninof, İdil Biret, Güreş...

07.01.2019 Futbol tamam da diğerleri nasıl?

07.01.2019 İzmir’de olunca...

07.01.2019 Spor: Okulda mı, kulüpte mi?

07.01.2019 Kulüplerimiz, sporumuz nasıl güçlenir?

07.01.2019 Matematik mi, spor mu?


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Köşe Yazarları

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?