ANA SAYFA > Yazarlar > Prof. Dr. Yavuz Taşkıran > Hayat meditasyon mudur?

Hayat meditasyon mudur?

Prof. Dr. YavuzTaşkıran
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
3026 kez okundu

Jules Massenet’nin “Thais-Meditation” isimli bestesini dinliyorum. Ama asıl düşündüğüm şey, “Hayat bir meditasyon mudur?” sorusuna cevap verebilenler var mıdır diye düşünüyorum.  
Nüfusu beş milyonu az geçen ülkelerin aldıkları madalya sayısına bakıyorum, bir de bizimkine.. Nasıl oluyor diye hiç sormuyorum, çünkü cevap basit: Bizim spor yöneticimiz yok, sporun yönetimi yok!
Karşı görüşte olanların sayısını merak etmiyorum. Bildiklerimizi açıklamama, korku ve çekinmelerden dolayı sporumuzun geldiği noktaya bakın: Kimse, bu sporun nasıl gelişeceğini, dönüşeceğini ve üst düzey sonuçlara nasıl ulaşacağımız hakkında bir görüş bildirmiyor.
Üniversitelerin Spor Bilimleri Fakülteleri, Spor Yüksek okulları, onlarca profesör, araştırmacılar; sizler neredesiniz? Spor teşkilatının kıymetli uzmanları, daire başkanları, genel müdürler, federasyon başkanları, siz oralarda ne yapıyorsunuz? Nerede sizin perspektif planlarınız? Yahu bir hedefiniz, planınız ve insan kaynakları yönetiminiz yok mu?
Çok merak ediyorum, yerel yönetimlerimizin spor kulüplerini devreden çıkarsak, acaba geride ne kadar kulüp kalacaktır? Bırakın kulüp sayısının azalmasını, belediyelerin destek verdikleri sporlar ve kulüplerin bu katkılardan mahrum kalması halinde içine düşecekleri hali bir düşünün bakalım!Cesaretli olun, bu soruları içtenlikle cevaplayın..
Spor medyası ne yapar? Benim gördüğüm, özellikle televizyon ekranlarında gereksiz tartışma ve çekişme yaratarak reyting toplamaya çalışıyorlar. Yazılı basın, sosyal medya da çok farklı değil.. Romanın, şiirin, tiyatronun ve sinemanın eleştirmenleri var, spor medyasının yok! Birileri bu programlara el atmalıdır... Kavga yaratmanın bir beceri haline getirildiği bu tablo çocuklarımızı, gençlerimizi spora yönlendirmediği gibi, az sayıda kalmış seyircilerimizi de spordan koparacaktır...
Spor, eğer düşük şiddetli egzersizler şeklinde ve düzenli biçimde yapılırsa bir meditasyon etkisi yaratmaktadır. Gece sabaha karşı derin uykuda iken salgılanan mutluluk hormonlarını, eğer istersek jogging yaparak kana karıştırabiliriz. Bunu biliyor muydunuz?
Bazılarımız kendisini hayata bırakıyor. Onun kıvrımları, güneşi, tereddütleri, hızı ve mutsuzlukları, düzensiz denilen biyoritimleri aslında farkında olmadığımız bir meditasyonun ip uçlarını veriyor olabilir. Çoğumuz zamana bırakıyor kendisini... Zamanın her şeye ilaç olacağı yalanına inanıyorlar. Oysa bu bırakış hayatın avucunuzdan kaçıp gitmesine neden olabilir. Zamanı durdurun, onu siz idare edin... Zamanın sizi yönetmesine izin vermeyin.
Velhasıl kelam, hayat ritminde gittiği sürece size mutluluk, sağlık, neşe verebilir. Bu herkes için geçerli değildir tabi. Dostunu, arkadaşını -ya da siz ne dersiniz bilmem- unutan, yok sayan ya da kötü düşünenlerin işleri yolunda gitmez, buna inanın...
Şimdi, yüzünüzü göğe doğru yöneltin, nefes alın verin, acele etmeyin, yavaşça gözlerinizi kapayın, en son kimi aradığınızı kendinize sorun! Eğer varsa aradığınız, devam edin gözünüz kapalı sessizce durmaya... Şimdi meditasyon başlıyor... Hayatın kendisi bir rahatlamadır, başkasında, başka yerlerde aramayın. Ama bunu ancak hayatta olanlar hissedebilir, anlayabilir...
Müzik dinlerken aklımdan geçenleri ışık hızı ile yazıya çevirdim. Sporu düşündükçe çıldıran yüzlerce arkadaşımı ve dostuma bu yazıyı ithaf ediyorum.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

23.05.2020 Salgının spora zararı

03.05.2020 Corona’da spor yaklaşımı

19.04.2020 Umutsuzluğu başka zamana bırakın

19.03.2020 Korona’ya karşı önlemler*

07.03.2020 Kadın sporcularla

22.02.2020 Formula 1 ve MotoGP

15.02.2020 Yemek nerede yenilir?

04.01.2020 Dijital ve İnnovatif Spor

30.12.2019 Antrenör eğitimi üzerine…

07.07.2019 Güreş, ata sporumuz mu?

23.06.2019 Milli sporcuların sorunları

20.05.2019 19 Mayıs 2019

25.04.2019 Yeni Başkanlara Tavsiyeler

26.02.2019 Yerel yönetimler ve spor

21.02.2019 Hangi tarafı destekleyelim?

07.01.2019 Yüzme ve kayakta neden yokuz?

07.01.2019 İzmir'de akılda kalanlar

07.01.2019 Oyun, spor ve ilkokul...

07.01.2019 Spor: Bir başka bahara…

07.01.2019 Eğitim, Gençlik ve Spor için bir öneri

07.01.2019 Sporun gizli ve renkli tarafları

07.01.2019 Türk Futbolunun Sorunları ve Futbol Ekonomisi

07.01.2019 Eğitim, hareketi sevmiyor!

07.01.2019 Gençler için ne yapıyoruz?

07.01.2019 Her hoca değişikliği bir transferdir!

07.01.2019 Kış koşullarında antrenman

07.01.2019 Spor bir karakter işidir

07.01.2019 Spor için sivil toplum kuruluşları

07.01.2019 Alt yapıda neden başarısız oluyoruz?

07.01.2019 Basketbol ve 3 sayı…

07.01.2019 TEOG, Spor, Hayat…

07.01.2019 Kirlenen madalyalar

07.01.2019 41 kere maşallah...

07.01.2019 Akıl teri mi, alın teri mi?

07.01.2019 Kendinize gelin!

07.01.2019 Bisiklet Çalıştayı üzerine...

07.01.2019 Geleceğin liderleri?

07.01.2019 Yoldan kısa hikayeler (1)

07.01.2019 Sentetik Çim ve Halı sahalar

07.01.2019 Rahmaninof, İdil Biret, Güreş...

07.01.2019 Futbol tamam da diğerleri nasıl?

07.01.2019 İzmir’de olunca...

07.01.2019 Spor: Okulda mı, kulüpte mi?

07.01.2019 Kulüplerimiz, sporumuz nasıl güçlenir?

07.01.2019 Matematik mi, spor mu?


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?