ANA SAYFA > Yazarlar > Atila İnce > Kuşaklar

Kuşaklar

Atilaİnce
Sosyal Medya :
01 Temmuz 2020, Çarşamba 11:12
527 kez okundu

Belli bir tarih aralığında doğan, aynı ekonomik, siyasal, toplumsal ve teknolojik değişimleri birlikte yaşayan insan topluluğuna kuşak denir.

Kuşaklar duygu, düşünce ve davranış bakımından birbirlerine çok benzemektedirler. Toplumsal refleksleri, hayata bakışları, dünyayı algılayışları benzerlik gösterir. Kaderde, kıvançta ve tasada bir olurlar, hemen hemen aynı şeye gülerler, aynı şeye üzülürler.

Günümüzde yaşayan kuşaklar şunlar: Sessiz Kuşak (1925 - 1945), Bebek Patlaması Kuşağı (1946 - 1964), X Kuşağı (1965 - 1979), Y Kuşağı (1980 - 1999), Z Kuşağı (2000 - 2020)

Bu yazımda; Sessiz Kuşak (1925 – 1945), Bebek Patlaması Kuşağı ( 1946 – 1964) ve X Kuşağından (1965 - 1979) bahsedeceğim. Üç kuşakta 19. yüzyılın kuşağı. Bu üç kuşağın ortak özelliği dede, büyükanne, anneanne, baba ve anne olmaları. Bunun yanında, bebek patlaması ile X kuşağı anne veya babası yaşıyorsa halen birer çocukturlar. Teknolojinin yaygınlaşmadığı, siyasal ve sosyal çalkantıların çok yaşandığı dönemin neslidirler.

Daha sonraki yazılarımda Y Kuşağını ve Z Kuşağını ayrı ayrı ele alacağım.

Sessiz Kuşak (1925 – 1945)

Cumhuriyetimizin ilk kuşağı. Dünya ekonomik krizi (1929) ve İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) dönemlerinde dünyaya geldiler. Savaş, yokluk ve kıtlık dönemlerinde yaşadılar.

Çağımızın büyükleri, dedeleri, babaanneleri, anneanneleri. Geniş aile yapısından yetiştiler. Komşuluk ilişkileri, eş, dost ve akraba ilişkilerine çok önem vermekteler. Toplumsal değerlere adanmışlık düzeyi yüksektir.

Yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayacak kazanç onlar için yeterlidir, kanaatkardırlar. Tüketim alışkanlığı ihtiyaç merkezlidir. Kendilerine kural koyarlar, bu kurallara sıkı sıkıya bağlı kalırlar. Değişimi pek sevmezler, daha çok rutin yaşamak isterler. Çok tutumlu ve temkinlidirler, risk almak istemezler.

Tartışma, çıkarımda bulunma ve süreç odaklı düşünme beceri düzeyleri düşüktür. Otoriteye karşı sadıktırlar, liderlerine bağlıdırlar, denge ve düzeni tercih ederler. Yaşamsal bilgi, beceri ve deneyimleri yaş ile eş tutarlar, yani yaş ilerledikçe daha bilgili ve becerikli olunduğunu düşünürler. Teknolojiyi tanırlar ama kullanamazlar.

Bebek Patlaması Kuşağı (1946 – 1964)

Baby boomers kuşağı, sandviç kuşağı, patlama kuşağı, soğuk savaş kuşağı olarak da bilinmekte. İkinci dünya savaşı sonrası ertelenen çocuk doğurganlığının önemli artış gösterdiğinden, adını bebek patlaması kuşağı olarak alıyor.

Çok partili döneme geçiş ve ihtilal döneminin sancılarını yaşadılar. Kore savaşı sürecini yaşadılar. İkinci Dünya savaşının soğuk dönemini gördüler.

Toplumsal bilinç düzeyi yüksektir. Savaşlara karşıdır, insan hakları hareketini başlatmışlardır. Kadın-erkek eşitliği hareketinin başlatıcısıdırlar. Irk ayrımına ve çevreye karşı duyarlıdırlar. 1960’lı yıllarda başlayan gençlik hareketi içinde buldular kendilerini, 68 kuşağı gençlik hareketinin kahramanları oldular.

Anne-babaları ve çocuklarıyla aynı evi paylaşmışlardır. Önce çocuklarına, sonra anne ve babalarına bakmış kuşaktır. İlk teknolojik tutkuları radyodur.

Sadakat duyguları yüksek ve kanaatkar oldukları için “çalışmak için yaşamak” anlayışına sahiptirler. Kolay işyeri ve meslek değiştirmezler. Bir iş yerinde uzun süre çalışırlar.

Kuralcı ve statükocu bir yapıya sahiptirler. Alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçmezler. Değişime ve yeniliklere karşı çok zor uyum sağlıyorlar. Çocukları Y kuşağı olduğundan çocuklarıyla çok fazla uyumsuzluk yaşamaktalar.

Teknoloji ile çok erken tanışmadıklarından el becerisi gerektiren ev ve kişisel tamiratları yapabilecek beceriye sahiptirler.

Çalışkandırlar, çalışmayı severler, üretkendirler. Takım çalışması ve işbirliği içinde olmayı severler. Çevresindeki insanlarla birlikte hareket ederler, ortak karar vermek isterler, daha çok sonuç odaklıdırlar.

Yaşamsal beklentilerini karşılamış, mutlu olma arzusu ve isteği olan bir kuşaktır. Kişisel gelişim ve danışmanlık çalışmalarını başlatan kuşaktır. Çok fazla insanın iş hayatına atıldığından sosyal güvenlik kurumları bunların döneminde kurumsallaşmıştır.

X Kuşağı (1965 – 1979)

Gen X, Baby Busters, Kayıp Kuşak olarak da bilinen bu kuşak günümüz kuşağının tam ortasında olan bir kuşaktır.

Terim olarak X Kuşağı, Kanadalı yazar Douglas Coupland, 1991 yılında “Generation X: Tales for an Accelerated Culture” adlı bir kitapta adını vermiştir.

Kişilik Özellikleri

Doğruluk ve dürüstlüğü çok önemserler. Ailede disiplinli bir şekilde büyütülmüşlerdir. Kendilerini topluma zıt bireyler olarak tanıtırlar. Sert politik çıkışları, değişik giyim tarzları ve farklı müzik tarzlarıyla kendilerini topluma benimsetmeye çalışmışlardır.

Kurallara uyumludurlar, otoriteye saygılıdırlar, toplumsal ve iş ilişkilerinde sadıktırlar. Aidiyet duygusu çok gelişmiştir.

Bebek patlaması kuşağının “çalışmak için yaşamak” anlayışı, bu kuşakta “yaşamak için çalışmak” anlayışına dönüşmüştür. Rekabetçi ve hırslı bir yanları vardır.

Kendine yetebilen, becerikli ve yeni beceriler öğrenmek için çaba sarf ederler. Kendilerine güven duyguları yüksektir. Çalışkan ve mücadelecidirler. Sürekli bir meşguliyet içindedirler.

Çok sadık politik seçimleri vardır. Diğer kuşaklara göre en sadık politik taraftardırlar. Bebek patlaması kuşağının aksine, a-politik hale getirilmelerine rağmen, yine de toplumsal ve siyasal sorunlardan kendilerini izole etmediler.

İlk kez bireyciliği yaşayan, hem iş hem de özel hayatına bu özelliğini yansıtan kuşaktır. Farklılıklardan hoşlanır, değişimden yana olmasalar da iyi anlatıldığında değişime direnmezler. Sağduyulu ve itidallidirler. Romantik ve duygusal olan ilk kuşaktır. Bağda, bahçede, harmanda, yaylada sayfalarca aşk şiirleri yazmışlardır. Aşk filmleri ve arabesk tarz türküler bu kuşağın döneminde ortaya çıkmıştır.

Kendinden önceki kuşak cinsiyet eşitliğini savunduğundan, bu kuşak hazır cinsiyet eşitliği kavramı ve pratiği ile tanışan ilk kuşaktır.

Sosyal Yaşam

Toplumsal sorunlara karşı duyarlıdırlar. Ekonomik ve sosyal kriz dönemlerinde doğduklarından kayıp kuşak olarak da bilinmekte. Dünyada ekonomik ve iktisadi anlamda sıkıntıların baş gösterdiği dönemde doğdular.

Dünya’da; 68 Kuşağı çalkantıları, Büyük Ekonomik Krizler, Soğuk Savaş Dönemi, Vietnam Savaşı, Petrol Krizi, Watergate Skandalı, Challenger Faciası, Berlin Duvarı’nın Yıkılışı, Doğu Bloku Ülkelerinin Parçalanışı, HIV, Uyuşturucu gibi olaylar yaşandı.

Türkiye’de; Kıbrıs Barış Harekatı, sağ-sol çatışmaları, askeri müdahaleler, dönemsel ekonomik krizler gibi olaylar yaşandı.

Soğuk savaş döneminin yaygın bir tehdit algısı altında şüpheci ve güvensiz kişilik özellikleri ortaya çıkmaya başladı.

Siyasal ve ekonomik çalkantıların sert ve ani yaşanmasından dolayı travmatik bir kuşak oldular. Bu deneyim onlara, zorluklarla ve travmatik durumlarla baş etmeyi öğretti, çok iyi kriz yönetir oldular.

Zorlaşan ekonomik nedenlerle boşanma oranı arttı. Çocuklar anneleriyle birlikte yaşadı. Kadınlar iş hayatına katılınca, daha az çocuk yaptılar.

İletişimi telefon ve posta kartları ile yaparken, eğitim ve iş hayatında bilgisayar ve e-posta ile tanıştılar.

Kendi işlerini kurmak için tasarruf yaptılar, para biriktirdiler. Aile bütçelerini sıkı ekonomik tedbirlerle yönetme kabiliyetleri gelişti.

Çoğunlukla devlet okulunda eğitim gördüler. Kendi çocuklarını özel okullara gönderdiler. Çocuklarının gelişimi için çok uğraşıyorlar. Çocuklarını okutmak için büyük fedakarlık gösteriyorlar.

Alış-veriş mağazalarında gezinmeyi çok seviyorlar. Online alışverişi tamamen reddetmiş değiller. Doğru olan markayı dost bilir, ona koşar.

Daha çok geniş aile içinde büyüdüler. Aile ve akrabalık bağları yüksek. Anne babalarının izin verdiği kadar sokakta kalabiliyorlardı. Sokakta komşu teyzenin verdiği ekmek arasını gönül rahatlığı ile yiyebiliyorlardı.

Hayatlarında SBS, TEOG, LGS gibi sınavlar yoktu. Bunun yerine Anadolu Lisesi sınavları ve Fen Lisesi sınavları vardı. Üniversite sınavları ÖSS ve ÖYS den oluşuyordu.

Meslek seçimini genellikle, anne babaları ya da ailenin diğer büyüğü yapmıştır.

Önceki kuşaklara göre iş-yaşam dengesini koruyabilen, daha bağımsız ve kendine güvenen bir kuşaktır.

Para, bu kuşağı motive edici bir araç değildir. Ancak eksikliği motivasyon kaybına neden olur.

Girişimciliği, pragmatist ve yaratıcı özellikleriyle kendinden önceki kuşaklara göre bir adım daha öndedir.

Statü sahibi olma, para kazanma ve sosyalleşme ile kendi varoluşlarını ortaya koymaktadırlar.

Sosyal değişime uyum göstermeleri ve alternatif yaşam tarzlarına karşı hoşgörülüdürler.

Geçişlere ve değişimlere diğer kuşaklardan çok daha fazla tanıklık ettiler.

Teknoloji İlişkileri

Sinema ve TV’lerin eve girmesine, bilgisayarın dönüşümüne tanıklık ettiler. Teknolojiye ayak uydurmaya çalışıyorlar. Bir çok icatlara tanıklık ettiler (merdaneli çamaşır makinesinden otomatik çamaşır makinesine – bantlı teyp/pikaptan bilgisayara geçiş).

İş ve meslek hayatlarında teknolojinin dönüşümüne ve yenileşmesine tanıklık ettiler. Teknolojik değişime ve dönüşüme uyum sağlamaya çalışıyorlar. Teknolojiyi kendi işlerinin görülebileceği kadar öğreniyorlar. Teknoloji ile işlevsel bir ilişkileri var.

İş Yaşamı

Çalışmayı severler. İş motivasyonları yüksektir. Aynı anda birden fazla işle meşgul olmak istemezler.

Çalışırken eğlenmeyi seviyorlar. X kuşağı yöneticileri mizahı ve oyunları iş yaşamına dahil ediyorlar.

Kolay iş değiştirmezler, aynı işte yıllarca çalışırlar. Uzun süre çalışma sonucunda kıdem artacağını ve unvana kavuşacaklarını düşünürler. İşe olan sadakat duyguları, daha iyi kariyer imkanı bulunca değiştirirler.

Uzun yıllarca elde ettikleri, kariyer koltuğunu korumanın peşindedirler. Maaşını zamanında almak, patronu güvenli bulmak isterler.

İş ve meslek hayatında bireycilik ve rekabetçiliği öne çıkar. İş hayatında geribildirim almaktan hoşlanırlar. Dış motivasyona çok önem verirler.

İki kardeş aynı ailede ve aynı şehirde büyüse bile farklı tarihsel süreçlerde doğunca, farklı özellikler ortaya çıkabiliyor.

Bir sonraki yazım “Y Kuşağı”ndan bahsedeceğim.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


htc htc 03.07.2020

Güzel bir yazı, kendimi buldum satır aralarında .Devamını merakla bekliyorum...

Atila İNCE Atila İNCE 04.07.2020

İlginize çok teşekkür ederim, sayın htc okurum. Y kuşağını yazdım, bugün veya yarın yayında olacak. Z kuşağını muhtemelen hafta içinde yayında olur.

Sevkiye Sevkiye 17.07.2020

Tesekkurler

yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?