Tüm dünyada olduğu gibi, bir ülkenin milli olimpiyat komitesinde üye olmak; o ülkenin spordaki en saygın makamında yer almak demektir. 1908 yılında Osmanlı unvanı ile kurulan, Cumhuriyet yönetimine teslim edilen Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin ana kitabında, üye olabilecekler çok özel nitelikleri ile anlatılır. Kısacası Türkiye’yi her bakımdan temsil edebilecek bir yönetici ve sportmenin, lekesiz, tertemiz bir TC vatandaşı olması gerektiği vurgulanır.
Bu satırları tekrar yazarken, 2025 seçiminde oy kullanarak TMOK’a tarihindeki en zor dönemi yaşatan bazı üyelerin verdikleri oyları da üzülerek hatırladım. En saygın makamlarda olanlardan, en saygın oylar beklenir. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin Genel Kurulu’nda olanlar ne kadar şerefli iseler, o kadar da sorumluluk yüklenirler. O kurul, gençliğin Fair Play ruhu ile spor yapmasına, adını taşıdığı yalnız olimpiyata değil, ülke sporunun geleceğine, onuruna yön verir. Bu yüzden, o Ay Yıldızlı rozeti gururla taşıyanlar; seçerken ve seçilirken bir defa değil, bin defa dikkatli olmalıdırlar ve spor dünyasına örnek olduklarını unutmadan, vatanın malını temiz ellere, temiz yüreklere teslim etmelidirler.
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!