Sporun sadece saha ve salonlardaki bireysel veya takım oyunlarından ibaret olmadığı bir gerçek.
İnsanoğlu kendi sağlığı için günün belirli saatlerinde spor yapmaya özen gösteriyor. Sabah deniz kenarında, ormanlık alanda, boş bulduğu kıyıda köşede mutlaka ya koşuyor veya yürüyüşe çıkarak spor yapıyor. Bunun tek nedeni sağlıklı yaşam…
Bazıları da bu olanaklardan mahrum olduğundan sokak aralarında, kaldırımlarda tempolu yürümeyi tercih ediyor.
Parası olanlar veya başka nedenlerden dolayı da spor salonunun yolunu tutanlar da; son dönemlerde oldukça çoğaldı…
Spor yapılsın da amacı sağlık olsun. Aracın hiçbir önemi yok. Nerede yapacaksanız, doğru yapıldığı an yararını mutlaka göreceksiniz.
Ne var ki; yolda yürürken önünüzden giden birisinin sigara içmesi, dumanını da havaya üfleyip rüzgârla birlikte veya arkasından yürüdüğünüz de size gelmesini düşünebiliyor musunuz?
Spor yaparak sağlıklı olacağım derken, önünüzden gidenden gelen sigara dumanıyla bir anda zehirlenebiliyorsunuz!
“Bir nefes dumandan ne olacak?” demeyin!
Her şey tek dumanla başlıyor…
Spor salonlarında su molası verdiklerinde kapının önüne çıkıp da sigara yakılmasına ne demeli?
İçeride sağlık için spor yap, hatırı sayılır para öde. Su molasında dışarıya çık, sigara yak…
Sonra tekrar spora devam…
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” derler ya… Aynen öyle!
Bu neye benziyor biliyor musunuz?
Sigarayı bırakmak için polikliniğe giden kişinin odadan çıkar çıkmaz sigara yakmasına…
İnsan “Onların hayatı” diyemiyor. Çünkü zararları sadece kendilerine değil. Çevresine de olduğundan geniş kitleleri ilgilendiriyor…
Bu tip örneklemeleri yapmak o kadar çok ki…
Hangi birinden başlasak demek bile insanı korkutuyor. Çünkü konu gerçekten zararına bakılırsa zaman içinde vahim durumlara kadar gidiyor ve insanı da ürkütüyor.
Spor ve kötü alışkanlıkların aynı anda anılması kadar korkunç bir durum olabilir mi?
Ne yazık oluyor.
Bugün için biz sadece “kötü alışkınlıklardan uzak durun, sağlığınız için spor yapın” demekten çok, temenni ediyor ve bunu alışkanlık haline getirmenizi yeğliyoruz…
Sporun faydalarını sağmakla bitiremeyiz.
Öncelikle şu bilinmelidir ki; düzenli spor yapmak vücudun dengesini korur, kişiyi daha enerjik yapar. Spor, kalp hastalıklarını, stresi, tip 2 diyabetini (Tip 2 diyabet, pankreasın yeterli insülin salgılayamaması veya insülinin vücut tarafından yeteri kadar kullanılamaması sonucu, insülin direncinin ortaya çıkmasına bağlı kan şekeri seviyesinin yükseldiği metabolik bir hastalıktır. Genellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde görülür) önleyebilir. Kemik ve kas sağlığına iyi gelebilir. Diğer yandan egzersiz yaparken vücut daha fazla kan pompalar. Bu sayede beyin için iyi olan kan akışını sağlar.
Düzenli spor yapmak hem fiziksel hem zihinsel sağlık için çok güçlü faydalar sağlamaktadır. Bilimsel olarak kanıtlanan sporun yararlarını şöyle sıralayabiliriz:
Öncelikle; kalp ve damar sağlığı açısından çok önemlidir. Kalp kasını güçlendirir. Tansiyonu dengeler. Kötü kolesterolü (LDL) düşürüp, iyi kolesterolü (HDL) artırır. Kalp krizi ve felç riskini azaltır.
Dikkat edilmesi gereken bir başka konu da kilo kontrolüdür. Spor bunu da dengeler. Kilo kontrolü metabolizmayı hızlandırır. Yağ yakımını artırır. Kas kütlesini korur ve artırır. Obezite riskini azaltır.
Bunlara tamam diyorsanız, devam edelim.
Spor, ruh sağlığına da bire birdir. Öncelikle stresi azaltır. Endorfin salgılanmasını artırarak mutluluk hissi verir. Anksiyete ve depresyon belirtilerini hafifletir. Ve en önemlisi de insanın özgüveni artırır.
Sporun önemli bir yararı da kas ve kemik sağlığıdır ve kas gücünü artırır. Kemik yoğunluğunu korur. Özellikle de ilerleyen yaşlarda bu çok ama çok önemlidir. Duruş bozukluklarını azaltır. Çok sık şikâyet edilen bel ve sırt ağrılarını önlemeye yardımcı olur.
Sporu düzenli yapan insanlarda uyku kalitesinin arttığı görülmektedir. Spor yapan insanların daha hızlı uykuya dalmasını sağlar. Üstelik daha derin ve kaliteli uyku sunar.
Yaşam insanoğlu için çok önemlidir. İşte sporu düzenli yapanlar hem uzun, hem de kaliteli yaşam sürer.
Sporun bir başka özelliği de; diyabet, bazı kanser türleri ve kalp hastalıkları riskini azaltmasıdır. Üstelik yaşlanma sürecini yavaşlatır. Günlük enerjiyi ve yaşam kalitesini artırır.
Elbette bunları yaparken de “daha iyi, daha güzel, daha kalite” diye inat etmemek ve herşeyi tadında bırakmak da şarttır. Bu nedenle ideal olarak haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz (yürüyüş, bisiklet, yüzme gibi) önerilmektedir.
Elbette spor yaparken de gıdanıza dikkat etmeniz gerekmektedir. Sporda gıda, performansı ve gelişimi doğrudan etkileyen en kritik faktörlerden biri olup, doğru ve düzenli beslenmek çok önemlidir. Antrenman ne kadar iyi olursa olsun, beslenme yetersiz kalırsa sonuçlar da sınırlıdır. Bazen faydadan çok zararı da ortaya çıkmaktadır.
Spor yapan insanlar için genelde önerilen besinler için temel beslenme ilkeleri olarak söz edilir. Uzman görüşlerine göre spor yapanlar; yeterli protein almalıdır. Bunu da kilo başına ortalama 1.2–2.0 g olarak ifade ederler. Karbonhidratlar (yulaf, tam tahıl, bulgur) önerilir. Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, ceviz, avokado) olmazsa olmazlardandır. Antrenmandan 1–2 saat önce hafif karbonhidrat ağırlıklı öğün tavsiye edilir. Ama olmazsa olmaz bol su içmektir. Bu da günde en az 2–3 litreden aşağıda olmamakla birlikte antrenmana göre de artmaktadır.
Bunları yaptınız ve sağlıklı yaşamayı kafanıza koydunuz diyelim. Aman kesinlikle sigara ve alkolden uzak durmalısınız.
Alkol ve sigara, düzenli spor yapan biri için performansı, toparlanmayı ve uzun vadeli sağlığı ciddi şekilde olumsuz etkiler. Açıkçası; sporumu yaparım, sık alkol tüketirim diyenler için yaptıkları sporun hiçbir faydası olmaz. Diğer ikisinin zararı ön plana çıkar!
Sigaran, dayanıklılığı düşürür, akciğer kapasitesini azaltır, kandaki oksijen taşıma kapasitesi düşürür, çabuk yorulma ve nefes darlığı yapmakla kalmaz, kalp-damar performansını da bozar. Üstelik nabzı yükseltir, damarları daraltır. Kardiyo performansını belirgin ölçüde de düşürür.
Durun daha bitmedi…
Kas gelişimini olumsuz etkiler, kaslara giden oksijen azalır, toparlanma süresi uzar, kas yapımı zorlaşır.
Peki, alkolü fazla tüketenlere zarar nedir?
Hormon dengesini bozar, testosteron (erkeklerde birincil seks hormonudur ve tipik olarak erkek olarak kabul edilen birçok fiziksel özelliğin gelişmesinden sorumludur. Kadınlar bu hormonu çok daha küçük miktarlarda üretirler) seviyesini düşürmekle kalmaz, kas gelişimini yavaşlatır. Dehidrasyon (Susuzluk) yaratır. Vücuttan su ve mineral atılımını artırır. Kramplar ve performans düşüşü yapar. Bunlar yetmiyormuş gibi uyku kalitesini bozar. Unutmayın, kasların en çok geliştiği dönem uykudur. Alkol derin uyku süresini azaltır. Yağ yakımını yavaşlatır. Vücut önce alkolü yakacağı için de yağ yakımı ikinci plana atılır.
Kararı siz verin diyeceğim ama önerim: Spor yapın, kötü alışkanlıkları terk edin…
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!