Türkiyemiz'de 1800-1900 dönemindeki yazılı basın için tarihi devlet yönetiminin bölgesi olan Bab-ı Ali adı kullanılagelmiştir. Türkiye’de, İstanbul’da ilk eğitimi, basın hayatımdaki ilk adımı attığım, o günlerin en saygın gazetesi Cuhuriyet’le almıştım. Bu büyük gazetecilik okulunda bugün hepsini saygı ve rahmetle andığım emektarlar; Cevat Fethi Başkut, Burhan Felek, Ömer Sami Coşar, Cem Atabeyoğlu, son etapta ise Hürriyet ve Günaydın’ın unutulmaz adı Haldun Simavi’den öğrendim sorumlu gazeteciliği. En önemli görev bir haberin eksiksiz, incelenmiş ve doğru olması idi. Yıllar boyu bu kuralla çalışan o zamanki Cumhuriyet’in her yazdığı doğruydu, hiç tekzip, düzeltme almamıştı.
Haberler ve yazılar sorumlu muhabir ve yazarlar tarafından kaleme alınır, sorumlu editörün inceleme ve onayından geçer, yazarlar tüm sorulara cevap verir, sonra gazetede yer alması için onay çıkardı. Bugün maalesef bu sistem basın dünyamızda uygulanmıyor ve adeta yok. Son örnek Sözcü adlı gazetede, yalnız bizde değil, dünya basınında da kötü örnek gösterilecek 2025 martına kadar görevli Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’ne ait fotoğraflı bir haber yayınlandı.
Bab-ı Alimiz Eski, Saygın, Sorumlu Eğitim Sistemine Dönmelidir
Haber havasında, suçlayan, itham eden bir haber.
Bu haberle ilgili yargıya başvurulsa hakim suçluya şu sualleri soracaktır.
* Bu haberi kaynağı neresidir? Bütçe hangi dönemindir?
* Yeni denilen bu fotoğraf ne zaman hangi tarihte çekilmiştir.
* Bu fotoğraftaki kadro hangi tarihte görevde olan kadrodur?
Ben cevap vereyim:
*Bu haberin kaynağı hata yapan bir devlet memurudur. Bütçe TMOK’un 2025 bütçesi değildir.
*Bu fotoğraf 2023’te TMOK’un Fair Play Komisyonu’nun, Dünya Fair Play Günü için düzenlediği bir etkinlikte çekilmiştir.
* Haberi tamamı yalan ve yanlıştan ibarettir.
Bab-ı Ali’yi sarmaya başlayan, görüntülü basına da bulaşan uydurma haber hastalığının çaresi; bu kutsal ocağın eski iç denetim ve eğitime dönmesidir. İç denetim ve eğitimde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gibi basın kuruluşlarının da atılımları, yardımları, istenilen hedefe varılmasını sağlayacaktır. Böylece ancak yazılı ve görüntülü tüm basın eski saygınlığına kavuşabilecektir.
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!