1908’den, Osmanlı’dan kalan, seçkin, saygıdeğer spor adamları tarafından temeli atılan, genç Türkiye’ye hediye edilen, dünyaca saygı duyulan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, 2025’te nereden estiği belli olmayan bir rüzgarla ana yapısını değiştiren bir seçim yaşadı. Bu rüzgar Ataların “İş yaparken bir bilene sorun” sözünü silip attı. Eskileri, zengin tecrübeyi, danışma kitaplığını yıktı, pozitif hiçbir şey ve tarihe saygı bırakmadı. En kıdemli üyesi olduğum Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin değerli üyeleri, yeni bir güneşin doğmasını bekliyordu. Bu olay ve hikayenin benim geçen yıllar Türk edebiyat kütüphanesinde yer alan KAĞIT FENER adlı kitabımdaki ilk şiire benzer diyorum.
Bakın Kağıt Fener’in haline:
KAĞIT FENER
‘’Dünyayı aydınlatmak emeli
Büyük mü büyük.
Karanlıklar içinde, ışık ışık bir düşünce,
Bir bakımlık mavi gök kadar…
Ah Kağıt Fenerler!
Neden bir gecede biter ömrünüz?
Bari güneşi, sabahı aydınlığı görünüz.”
İşte dünyayı aydınlanmak iddiasını taşıyan bu rüzgar sona geliyor, güneşi görünce geldiği yere doğru yola çıkıyor.
Netice: Son TMOK Yönetimi Türk spor tarihine yanlış, hatalı ve kendini bilmeme örneği, güneşte sönen bir kağıt fener olarak geçiyor. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin tarihteki örnekleri gibi, yolu açık olsun…
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!