ANA SAYFA > Yazarlar > Gülperi Altun Kılıç > Belediye Kime Çalışır?

Belediye Kime Çalışır?

GülperiAltun Kılıç
Sosyal Medya :
18 February 2026, Wednesday 20:41
87 kez okundu

Bugün belediyeler yalnızca hizmet üreten kurumlar değil; ekonomik sıkışmanın, toplumsal beklentinin ve siyasal gerilimin kesiştiği alan haline gelmiş durumda.
Kapının önünde bekleyenler çeşit çeşit:
İlkokul mezunu da var, doktoralı da.
Genç işsiz de var, emekli de, engelli de, eski hükümlü de.
Herkes aynı cümleyi kuruyor: “Beni de alın.”
Ama aynı toplum başka bir cümleyi de kuruyor:
“Vasıfsızlar maaş alıyor, hizmet aksıyor.”
Çelişki burada başlıyor.
İşsizlik ulusal ölçekte büyürken çözüm beklentisi yerelde yoğunlaşıyor. Belediyeler bir istihdam kapısı gibi görülüyor. Oysa belediyeler işsizlik sorununu çözmek için kurulmuş yapılar değil. Buna rağmen sosyal baskı arttıkça kadrolar bir güvence alanı gibi algılanıyor.
Talep kapasiteyi aştığında liyakat tartışması başlıyor.
“Benim iyi eğitim almış çocuğum neden alınmadı?” deniliyor.
“Gençler işsizken kimler işe giriyor?” diye soruluyor.
Bu sorular meşrudur.
Ama bir başka soru daha var:
“İyi eğitim görmüş bir genç çöp toplar mı?”
Bir aile çocuğunu yıllarca okuturken zihninde bir gelecek kurar. Uzmanlık gerektiren, masa başı bir iş hayal eder. Oysa belediyelerin açtığı kadroların önemli bir kısmı saha işidir: temizlik, bakım, onarım, fiziksel emek.
Gerçek şu:
Hiçbir iş değersiz değildir.
Ama her diploma da her kadroya uygun değildir.
Sorun, bir üniversite mezununun çöp toplaması değil; eğitim ile istihdam arasındaki dengenin bozulmuş olmasıdır. Üniversite sayısı artarken nitelikli iş alanları aynı hızda büyümüyor. Diplomalar artıyor, uygun pozisyonlar aynı hızda artmıyor.
Bu durumda belediyeler iki ateş arasında kalır:
Sosyal beklentiyi mi karşılasın,
yoksa görev tanımına en uygun personeli mi alsın?
Bu soruya net bir ilke koyulmadıkça her alım kararı tartışma üretir.
Bir başka tartışma da mali sıkışma üzerinden yürür. Bazı belediyelerde çalışanların ücretlerinin zamanında ödenemediği görülüyor. Bu durum yalnızca çalışanı değil, doğrudan hizmeti etkiliyor.
Peki bu tablo neden oluşuyor?
Belediyelerin yaşadığı mali daralmanın ne kadarının dış kaynaklı olduğu, ne kadarının yönetim tercihlerinden kaynaklandığı şeffaf biçimde ortaya konulmadıkça tartışma algı düzeyinde kalır.
Eğer gelir paylarında kesinti varsa bu açıkça gösterilmelidir.
Eğer bütçe planlamasında hata varsa bu da kabul edilmelidir.
Gerçek dayanışma “para yok” demekle değil, “para neden yok” sorusuna birlikte cevap aramakla başlar.
Ama bir kesim daha var.
Sabah işe giderken kaldırımda biriken çöple karşılaşan,
yağmur yağdığında su basan sokakta yürümek zorunda kalan,
çocuğuna top oynayacak güvenli bir alan bulamayan vatandaş.
O, belediyeye iş başvurusu yapmıyor.
Sendika görüşmelerini takip etmiyor.
Onun hesabı daha basit:
Çöp neden iki gündür toplanmadı?
Yol neden aylardır yapılmadı?
Mahallede neden çocukların oynayabileceği bir alan yok?
Bir de şu var: Belediyeyi aradığında ya da kapısını çaldığında nasıl bir üslup buluyor?
Sorunu dinleniyor mu, not alınıyor mu, geri dönüş yapılıyor mu?
Yoksa “İlgileniyoruz” denilip geçiliyor mu?
Vatandaş için saygı, çözüm kadar önemlidir. Çünkü kamu hizmeti yalnızca iş yapmak değil, muhatap almaktır.
Ücretlerin ödenmemesi, grev kararları, bütçe kesintileri ya da yönetim hataları… Sebep ne olursa olsun sonuç sokakta görünür.
Hizmet bekleyen için mesele ideolojik değil pratiktir.
Hayat kolaylaşıyor mu, zorlaşıyor mu?
Ve kendisine değer veriliyor mu?
Yerel yönetimler hata yapabilir.
Yönetim zafiyeti olabilir.
Ekonomik ya da siyasal baskı da gerçek olabilir.
Ama biri diğerinin arkasına saklandığında güven zedelenir.
O halde “Belediye kime çalışır?” sorusunun cevabı şudur:
Belediye kişilere değil, kamuya çalışmak zorundadır.
Kamu ise yalnızca iş bekleyenlerden değil, hizmet bekleyenlerden oluşur.
Sokakta hayatı kolaylaştırıyorsa,
kapısını çalanı ciddiye alıyorsa,
şeffaf davranıyorsa,
işte o zaman doğru yere çalışıyordur.
Aksi halde kişiler değişir, tartışma değişmez.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Köşe Yazarları

Son Dakika Haberler

Belediye Kime Çalışır?

Karşıyaka'da sakatlık şoku

İzmir'e heyelan uyarısı

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?