Geçtiğimiz Salı günü Karşıyaka Kent Konseyi Engelsiz Yaşam Meclisi Bir Nota Bir Gülüş Korosu’nun konserine katıldık. Sayın Çiğdem Sabuncuoğlu’nun sanat yönetmenliğini yaptığı konserde özel ve güzel çocuklarımızın, gençlerimizin, Koro Şefi Çiğdem Hanım’ın ifadesiyle “Sevgi Pıtırcıkları”nın söylediği şarkılar, bizlere duygu dolu anlar yaşattı. Engelsiz Yaşam Meclisi’ne , Koro Şefi Çiğdem Hanım’a, özel ve güzel çocuklarımıza, gençlerimize ve ailelerine çok teşekkür ediyoruz.
Dünya Engelliler Günü vesilesiyle düzenlenen bu konser, farkındalıklarımızın artmasına, empati duygularımızın gelişmesine vesile oldu. Ben de engelli kardeşlerimize ithafen bu yazıyı kaleme almak istedim.
Hepimiz bu dünyaya, muhtaç ve savunmasız olarak gözlerimizi açtık. Dünyaya adeta bir engelli olarak geldik. Ellerimiz vardı ama tutamadık. Ayaklarımız vardı, fakat yürüyemedik. Dilimiz vardı, konuşamadık. O, ilk engellerimizi anne-babamızın ve sevdiklerimizin ilgisi, sevgisi, şefkat ve desteğiyle aşabildik. Kimi kardeşlerimiz bu yolculuğa engelli olarak başladı. Kimi kardeşimiz ise hayatın akışı içinde bu gerçekle yüzleşti. Bugün sağlıklı olsak bile başımıza yarın nelerin geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Esasında hepimiz, bu hayat yolculuğunda Allah korusun ya bir engelli, ya engelli yakını, ya da potansiyel birer engelli adayıyız.
Peki nedir gerçek engellilik? Gözün görememesi, kulağın duyamaması, dilin konuşamaması ya da ayakların yürüyememesi midir? Asıl engellilik, taş kalpliliktir. Asıl engellilik merhametsizliktir. Asıl engellilik insani değerleri ayaklar altına almaktır. En büyük engellilik sevgisizliktir, vicdansızlıktır. Vicdan varsa engel yoktur. Sevgi varsa engel yoktur. Şefkat ve merhamet varsa engel yoktur.
İnsanların doğuştan gelen ya da sonradan karşılaştıkları engellilik durumları, onların saygınlığına asla zarar vermez. Bir insanın engelli olması, insan hak ve hürriyetleri açısından asla bir engel teşkil etmez. Engelli veya sağlıklı herkesin insan olmanın onur ve nimetini paylaşması gerekir. Engelli kardeşlerimiz, eşit kimseler olarak onların farkında olmamızı, insan onuruna yakışır şekilde davranmamızı beklemektedir.
Bütün insanlara olduğu gibi engelli kardeşlerimize karşı da sevgi, saygı ve sorumluluk bilinciyle davranmak, engelli kardeşlerimizin ve ailelerinin kalbine bir damla sevinç taşımak, onların yanında olmak, onlara hayatı kolaylaştırmak, insani bir görevdir, aynı zamanda önemli bir ibadettir.
Engelli kardeşlerimizin hayata dört elle sarılmaları ve geleceğe umutla bakabilmeleri için sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Onları üzecek sözlerden, hayatlarını zorlaştıracak davranışlardan kaçınalım. Onların hayatlarını zorlaştıran bütün engelleri ortadan kaldıralım. Bütün hayat alanlarını engelli kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde planlamaya özen gösterelim. Engelli rampalarını, kaldırımlardaki yürüyüş bantlarını işgal etmekten kaçınalım. Engelli kardeşlerimize ayrılan otoparklara araçlarımızı park etmeyelim. Onlara zorluk yaratan kimselerden olmayalım. Bütün imkanlardan faydalanabilmeleri için seferber olalım. Göremeyene göz, işitemeyene kulak, konuşamayana dil, yürüyemeyene ayak olalım. En büyük engelin sevgisizlik ve vicdansızlık olduğunu unutmayalım.
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!