Sohbet, dostluk kurmak ve gönülleri birbirine bağlamaktır. Kalpteki sevgi anlamına gelen muhabbetin, geleneksel kültürümüzdeki ifade biçimi de sohbettir. Sohbet, aralarında muhabbet olanların birlikte yaptıkları konuşmalardır. Çay, kahve eşliğinde her türlü çatışma ve endişeden uzak, tamamen rahat bir şekilde karşılıklı olarak fikirleri paylaşmak; dostça, arkadaşça konuşmak; yararlılık etmek; dertleşmek; birbirinden bir şeyler öğrenerek hoşça zaman geçirmek demektir. Burada seviye, statü, çıkar, toplumdaki konum, bilgi ve beceri önemli değildir. İnsanları bir araya getiren sadece aralarındaki sevgidir. Böyle bir ortamda tatlı şakalar, nükteler, hatıralar, yumuşak ve esnek tartışmalar sohbete renk katar.
Muhabbet, sohbete sevgi katan bir özelliktir. Sohbet ve muhabbet insanın yalnızlığını gideren bir işleve sahiptir. Onun için şair;“Gönül ne kahve ister ne kahvehane/Gönül sohbet ister, kahve bahane”demiştir. Aile fertlerinin birbirini daha iyi anlaması, kuşaklar arası bağların güçlenmesi ve sağlıklı iletişimin gelişmesi için aile içi sohbetler de büyük önem taşımaktadır.
İnsanın hayatta karşılaşabileceği acı ve sıkıntılı zamanları vardır. Bu hâle düşen insan, sohbet edip teselli bulacağı bir yakın ve bir dost arar. İnsanın tatlı ve mutlu anları vardır, paylaşacağı insanlara ihtiyaç duyar. Çünkü öyle anlar vardır ki sıkıntısını birisine açamadığında patlayacak noktaya gelebilir. Mutluluğu paylaşamayınca mutluluğunun anlamsızlaşacağını düşünebilir. Acı ve sıkıntıları azaltan veya gideren, mutlulukları artıran da paylaşmadır.
Dost, dert dinleyendir; kişinin derdiyle hemdert olan, hâliyle hemhâl olandır. Hüznü sevince, buhranı sekînete dönüştüren, gönle huzur ve güven veren kişidir. Dost, sevinçte tebessümü, kederde gözyaşını paylaşandır. İnsanın dayanağıdır dost. Hatayı incitmeden gösterendir. Sevinci samimiyetle çoğaltandır. İnsan muhabbet beslediği bir dostla sohbet ettiği zaman bir iç huzur, manevi bir rahatlama, kendini değerli görme gibi duygular yaşar. İnsanın uzun süre yalnız kalması bir takım psikolojik problemlere sebep olabilir.
Sohbet ve muhabbet insan için manevi bir gıdadır. Dostça, arkadaşça konuşmak, yarenlik etmek, dertleşmek en insani ihtiyaçlardan biridir. Ne yazık ki hayatın yoğun temposu, dijitalleşme, gün geçtikçe bireyselleşme ve fertlerin içine kapanması, yüz yüze iletişimi zayıflattı; samimi sohbetleri geride bıraktı. Sanal bağlantılar arttıkça gerçek temas azaldı. Oysa sohbet ve muhabbet insana ruhi dinginlik ve aidiyet hissi kazandırır, mutluluk verir. Günümüz dünyasında yalnızlaşan, yalnız kalan insana “Sen yalnız değilsin.” diyen kadim bir ilaçtır sohbet ve muhabbet.
Günümüzde birçok insan camdan cama konuşuyor. Kelimeler geçiyor ama gönüller buluşmuyor. Ekranlar konuşuyor, kalpler susuyor. Parmak uçlarımızla mesaj atıyoruz ama gönüllerimizle dokunamıyoruz birbirimize… Bu yüzden kalpleri yakınlaştıran, gönülleri yumuşatan, dostlukları besleyen sohbet iklimine her zaman ihtiyacımız var. Bir araya gelmeye, yüz yüze konuşmaya, göz göze susmaya ihtiyacımız var. Zira bir bakışın sıcaklığı, bin emojiden daha fazla şey anlatır.
Unutmayalım ki sohbet candan cana kurulmuş bir köprüdür. Unutmayalım ki sohbet kalpten kalbe uzanan bir köprüdür. Bazen bakışlar konuşur. Gözlerin de dili var. Kalpler birbirine değerse kelimelere gerek kalmaz. Bazen en derin ve en samimi sohbetler, en derin suskunlukların içinde kurulur. Merhum Neşet Ertaş’ın dediği gibi:
“Dost elinden ‘gel’ olmazsa varılmaz,
Rızasız bahçenin gülü derilmez.
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez,
Gönülden gönüle gider yol gizli gizli”
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!