Sporun içindeyseniz ve futbol dışı branşları seviyorsanız; Türkiye Oryantiring Federasyonu’nun faaliyetlerini izlemenizi öneriyorum.
Başkanlığa seçildiği günden bu yana, makamında oturmak yerine ülkemizin dört bir yanına gidip, sporun masa başında pineklemekle değil, insanların ayağa giderek kalkınabileceğinin gerçeğini gözler önüne seren ve harika işlere imza atan Atilla Güler’i bir kez daha kutlamamak için kör ve sağır olmak gerekir!
“Kravatımı takarım, işime bakarım” mantığından çok, “Üzerime eşofmanımı giyer, sokağa çıkar, spora hizmet ederim” düşüncesindeki başkanı alkışlamalıyız. Güler, Türkiye’nin dört bir yöresindeki il, ilçe, kasaba ve köyleri gezerek sporun yayılmasını sağlamaya çalışıyor. Daha fazla kulüpte, her yaş grubunun bu sporun içinde faal olmasına imkân yaratıyor. Türkiye Şampiyonalarını sadece belli başlı illerde değil, özellikle de Türkiye’mizin tanıtımını yapabilecek turistik, tarihi, doğal güzellikleri bulunan cennet ülkemizin, özellikle de antik kentleri olan yörelerde organize ederek sporun yanı sıra, turizme hizmet sunarken, doğa ve tarihin spor yapanlar kadar o yöreye gelen spor âşıklarının tanımasını yeğliyor.
Buradan Turizm Bakanına seslenmek istiyorum: Türkiye Oryantiring Başkanı Atilla Güler’e “Hizmet ve Tanıtım Ödülü” vermelisiniz… Ülkemizin dört bir yanından gelen 10 yaşından, 80 yaşına kadar bu sporun içine girmiş sporcu, antrenör, hakem, yönetici, görevli, haritacı ve velilerin yarış heyecanı yaşamalarının yanı sıra, o yöredeki güzellikleri görmelerine de neden oluyor.
Bir taşta iki kuş vurmak işte buna derler…
Üstelik iç turizmi hareketlendirdiği gibi, esnafın da alış veriş ile ticaretine hareket getiriyor. Bunun adı da ülke ekonomisine katkı değil mi?
Son olarak Muğla Menteşe ve Akyaka’da gerçekleşen Türkiye 14 Yaş Altı 2. Kademe Şampiyonası’na 24 ilden gelen 64 kulübün 744 sporcusu katıldı. Bunun yanına yukarıda saydığım vasıfları da eklediğimizde düşünün o yöredeki insan kalabalığını ve bereketini…
Sorarım size, hangi branşta bu kadar çok sporcu ve spora gönül verenlerin sayısına ulaşabiliyorsunuz?
Asla abartmıyorum. İnanın oryantiring yarışmaları, başkan Atilla Güler döneminde tek branşta mini bir olimpiyat havasında olmaya başladı…
Elbette Atilla Güler’in mesleki (emekli Albay) disiplinini spora yansıtması, geçmişteki yurt içi ve dışındaki yöneticilik bilgisinin getirdiği tecrübe ile hareket etmesi çok önemli. Ülkesini sevmesi, çok iyi tanıması ve yüksek lisansını da harita mühendisliği dalında yapması da bunlara etken oluyor. Üstelik harika bir yönetim ekibi oluşturması, her kulübe eşit mesafede bulunması onun en büyük artıları…
Dahası da var ki, yarışmalarda sporcuların yanında yer alarak onlara moral verip, teşvik etmesi… Yöneticilerle dostluğu, barışık olması ve içten davranması. Bir de madalyonun tersi var ki; o da yanlışlıklara asla taviz vermemesi… Bunu yazdığı, zevkle okunan kitaplarından da anlayabiliyoruz.
Başarıya giden yolda iyi ekibin rolü çok büyüktür. Bu inkâr edilemez. Takım ruhu, başarının gerçekleşme olasılığını artırır. Bunu her zaman hatırlayan başkan Atilla Güler de son derece iyi takım yaratmanın gücüyle hareket ediyor. Görev verdiği her birine de sonsuz güven duyuyor, onların özgür davranmasını sağlayıp, inisiyatif veriyor.
Atilla Güler’in başkanlığındaki Türkiye Oryantiring Federasyonu’nda yönetimi oluşturan isimleri merak edecek olursanız, size aktarayım: Erkan Ömeroğlu (Başkan Vekili), Nazmi Tutal (Asbaşkan), Emirhan Külahsız (Asbaşkan), Hacı Ali Okur, Mehmet Fatih Çiçekli, Av. Meltem Banko, Serhan Erdoğan Yılmaz, Fatih Dizdar, Kübra Açar, Prof. Dr. Mehmet Özdemir.
Başkan Atilla Güler bu ekibiyle güzellikler yaratmaya devam ediyor. Uzun yıllar da edeceğine eminim.
Sevdiğim bir Afrika Atasözü var. “Hızlı gitmek istiyorsan yalnız git, uzağa gitmek istiyorsan birlikte git.”
İşte bu sözde olduğu gibi Atilla Güler de, hızlı gidip yorulmak, spora ve kendisine zarar vermek yerine, ekibiyle birlikte uzun soluklu başarıya doğru emin adımlarla gitmeyi yeğliyor… Gittiği yerlerde de oryantiring sporunun tohumlarını bırakıyor, yeşerdiğini görmek için de tekrar tekrar gidip, sporcularla el ele, kol kola mutluluğu yakalamaya çalışıyor… Mutluluk, paylaştıkça çoğalan tek duygudur…
Başkanın güvendiği ve arkasına bakmadan sorumluluk verdiği ekip arkadaşlarından birisi de teknik kurulda görev alan antrenör, hakem, haritacı ve sporcu olan soyadı benzerliği bulunan Veysel Güler. Bu spora gönül verenlerden Veysel Güler Erzurum doğumlu. Ailesi ile üç yaşında İzmir'e taşınan, 1994 yılında Türk Askeri Akademisi'nden teğmen olarak mezun olduktan sonra, 1994-2007 yılları arasında Askeri Oryantiring Dünya Şampiyonası'nda yarışan ve beş kez Türkiye Oryantiring Şampiyonası'nı kazanan, Türk Milli Takımı adına 52 kez yarışan bir sporcu desem hakkını yemiş olurum. Çünkü komple bir sporcu… Oryantiringin yanı sıra, Kano, Kros, Bisiklet, Yüzme, Dağcılık ve Tırmanma etaplarını içeren Gillette Mach 3 Turbo Iron Man Outdoor Challenge (184 km - 28 saat) ve Türk Dağcılık Oryantiring Şampiyonası'nı (56 km - 6,5 saat) kazanan bir yetenek. Beden Eğitimi alanında Yüksek Lisansını tamamlayıp, tezini "Çocuklar İçin Oryantiring Eğitimi" adlı kitap olarak yayınlayıp bu alanda da başarısını kanıtladı. Türkiye Oryantiring Federasyonu'nda Dış İlişkiler Başkanlığını üstlenmenin yanı sıra, Eğitim Komitesi ve Teknik Komite'de görev yaptı. 2010 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nden binbaşı olarak emekli olduktan sonra iki yıl boyunca Türkiye Milli Takımının Baş Antrenörlüğünü üstlendi. Halen Uluslararası Oryantiring Federasyonu (IOF) etkinlik danışmanı.
Akhisarlı kardeşim Özgür Morbel de başkanın güvendiği isimlerin başında yer alıyor. Merkez Hakem Komitesi Başkanlığını başarıyla yürüten, antrenör, haritacı, hakem görevlerinde de bulunan Özgür Morbel de komple sporcu ve eski Türkiye Şampiyonlarından. Beden Eğitimi öğretmeni olarak bugüne kadar yetiştirdiği şampiyonların ve aldığı şampiyonlukların sayısını unutmuş… Hatta şehirde onu “Akhisar’a oryantiringi getiren adam” olarak da tanımlayanların sayısı oldukça fazla. Oryantiring sporuna gönül veren spor eğitimcisi/öğretmen Özgür Morbel sayesinde Akhisar’ın adı üst sıralarda yazılıyor… İnanın “Akhisar’da spor olarak neler var?” dediğinde oryantiringi ilk sıralarda sayanların sayısı oldukça fazla… Yerel toplumda ve öğrencileri arasında takdir gören bir eğitimci ve spor insanı olarak bilinmesi de insanı gururlandırıyor...
Onun çalışkanlığı, iş bitiriciliği, eğitimciliğinin yanındaki yöneticilik vasfının üst düzeyde olması “Neden Gençlik Sporda İl Spor Müdürü olarak değerlendirilmiyor?” sorusunu da sık sık aklıma getirmiyor değil!..
Futbol, basketbol, tenis, badminton ve bocce gibi farklı spor dallarında da antrenörlük, hakemlik belgeleri bulunan ve atletizmde şampiyonluklar kazanan spor adamı, eğitimci Morbel, 2003 yılından bu yana oryantiring sporu ile aktif olarak ilgilenmekten öte bu sporu yaşamının bir parçası haline getirdi. Federasyonun, Özgür Morbel’i MHK (Merkez Hakem Kurulu) başkanlığı gibi kritik bir göreve atanması, bu spora olan katkısının en güzel göstergesi ve yönetimin ona olan güveninden kaynaklandığı da besbelli…
Unutmayın; güven, parayla değil; zamanla kazanılır… Bir de, kalpten kalbe kurulan köprüdür.
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!