depolama Engelli Erişim Cihazı Merdiven Tırmanma Cihazı Taşıma iletme Sistemi Uluslararası evden eve nakliyat Adak
ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. SERHAN ÇELİKHİSAR > Stat konusu

Stat konusu

Op.Dr. SERHAN ÇELİKHİSAR
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
652 kez okundu

Karşıyaka Spor Kulübünün kuruluş yıldönümü beklentilerin altında kalan bir çerçevede de olsa coşkuyla kutlandı. Yalıda yer alan ve şimdilerde ne yazık ki yıkılmış vaziyette olan stada kadar yürüyüş yapıldı ve sloganlar atıldı. Karşıyaka'nın genel nüfusuna kıyasla oldukça az kabul edilebilecek bir katılımcı grubu yalıya stat isteklerini yüksek sesle bir kez daha dile getirdiler. Yalnız merak ettiğim bir konu var! Acaba yalıya stat isteyenlerin, Karşıyakalıların çoğunluğunun görüşünü mü temsil ettikleri konusu... Bunu gerçekten merak ediyorum!

Keşke konu belediye başkanı ve bir kesim taraftar grupları arasında bu kadar kutuplaşmaya yol açılmadan en baştan her kesimin kabullenmek zorunda kalacağı bir yolla çözülseydi. Mesela bu konu gündeme geldiği ilk zamanlarda daha, belediye kendi internet sitesinden bir ay ya da daha fazla bir süre boyunca yapacağı bir anket düzenleseydi. Sistemi de öyle bir kursaydı ki bir oy kullananın bir daha oy veremeyeceği şekilde. Üstelik bunu yaparken de sadece iki başlık altında yapmak zorunda da değildi. İki ana başlık yalıya stad olsun mu ve yalıya stad olmasın mı şeklinde belirlenip, her iki ana başlığın altına da alt başlıklar eklenebilirdi;

-Yalıya stadı destekleyenler için stadın müsabakaların oynanacağı bir nitelikte mi olması yoksa spor okulları, antrenman sahaları, tenis kortları, yüzme havuzu ve sosyal tesisler yer alacak şekilde mi olması yönünde iki alt başlık oluşturulabilirdi.

-İstemeyenler için ise, oranın hiçbir şekilde stat olmamasını düşünüyorsanız stad yapılması için uygun gördüğünüz bir başka yer olarak nereyi önerirsiniz, mevcut stat alanına ne yapılmalı ve hiçbir şekilde stat olmamasını değil de sadece müsabaka oynanan nitelikte bir stat olmasını mı istemiyorsunuz gibi alt başlıklar oluşturulabilirdi.

Bu anketin sonucuna göre de alınacak karara fikren katılmayanlar bile genel bir oylamayla elde edilen sonuç olacağı için sessiz kalıp kabullenmek durumunda kalacaklardı. Keşke böyle yapılsaydı da bu konuda birbirinden farklı düşünen bir kısım insan bu nedenle birbirini adeta düşman gibi görmeseydi. Bunu söylüyorum, çünkü ortada daha yakın zamanda başıma gelen somut bir örnek var!

Sosyal medyada Karşıyaka ile ilgili bir grupta stat konusunda (genelde bu tip mecralarda yorum yapmamaya her ne kadar özen gösteriyor olsam da) bir an için boş bulunup kişisel görüşümü belirttim. Boş bulunup diyorum, çünkü farklı görüşe tahammülsüz bazı kişilerce bu tip yerlerde senin efendi gibi yapacağın bir yoruma yanıt olarak son derece çirkin ve hakaret dolu cevaplar verilebiliyor maalesef... Neyse ki bu kez şanslıydım. Bir hakarete maruz kalmadım ancak insanların birbirini en ufak bir olayda bile nasıl da kategorize ettiğini, bazı kişilerin hayatlarında sadece siyah ve beyaza yer olduğunu gösteren bir yanıtla karşılaştım.

Önce isterseniz stat konusunda kendi fikrimi söyleyeyim. Söylemeden önce ise şunu belirtmek isterim ki kaygılarım var. Bunu çok üzülerek söylüyorum ama maalesef fikrimi söyledikten sonra acaba başıma bir iş gelir mi diye ciddi kaygılarım var aslında! Burası Karşıyaka... Kültürün, entelektüelliğin, modern yaşamın, demokrasinin belki de Türkiye'deki başkenti olabilecek nitelikteki bir şehir. Buna rağmen benim sadece bir fikir beyanında bulunacak olmamdan dolayı kaygılarım varsa eğer bu işte bir yanlışlık var diye düşünüyorum. Ya bende bu ruhsal duruma yol açanlar Karşıyakalı değil ya da Karşıyakalı olmanın anlamını yanlış kavramış bir grup olsa gerek. İşte temel üzüntüm buna zaten...

Stat konusundaki düşüncemi yine de ifade etmek istiyorum; ''yalıya stat kesinlikle olmalı''..! Bu konuda çok netim. 80 yıldır zaten stat olan, Karşıyaka tarihine tanıklık etmiş bu yerin stat olarak kalmasından başka bir düşünceyi doğru bulmuyorum. Ancak bu düşüncemin ayrıntıları da var tabii ki! Stadın niteliği ile ilgili... Bence yapılacak olan stat bir spor kompleksi olarak planlanmalı ve içersinde futbol ve basketbol takımlarının antrenman sahaları, atletizm pisti, tenis kortları, yüzme havuzu, spor okulları ve belki bir iki tane de küçük kafe tarzı yer olmalı. Resmi müsabakaların oynanacağı nitelikte bir stat planlaması için ise orası büyük Karşıyaka Spor Kulübü'ne yakışmayacak şekilde olumsuz fiziki şartlara sahip. Karşıyaka’mıza tribünün yarısının sadece oturabileceği, diğer yarısının ise ayakta kalacağı ve sadece 15 bin kişilik butik stat yakışmaz. Üstelik de giriş çıkışı sorunlu olacak olan, otopark sorunu olacak olan, acil durum yaşanacak olsa felaketle sonuçlanma riski taşıyan bir stad ise hiç yakışmaz. Keşke taraftar grupları Aziz Kocaoğlu'nun defalarca ifade ettiği Örnekköy'deki 30 bin kişilik stat projesinin bu kadar peşine düşselerdi. Yalıdaki mevcut arazi zaten Karşıyaka'ya ait. Eninde sonunda kendimize ait olan o yere bir şekilde düzenleme yapılacaktır zaten. Örnekköy projesi de hem ekstra bir katkı hem de Karşıyaka'nın büyüklüğüne yakışır bir büyüklükte olacaktı.

İşte buraya kadar yazdıklarım çerçevesinde, ancak doğal olarak çok daha kısa olan bir yorum yapmıştım yukarıdaki satırlarda bahsettiğim internet sitesinde. Yorumuma birebir cevaben, yani direkt bana yönelik olarak gönderilmiş olan bir link ile karşılaştım. Üzerine tıklayıp açıldığında ise H.M.Akpınar'ın aleyhinde son derece ağır ithamlar içeren kendisinin bir akrabası tarafından verilmiş röportajla karşılaştım. Önce hakikaten anlayamamıştım! Ben stada dair son derece iyi niyetli bir şekilde şahsi kanaatimi belirten bir yorum yapmışken cevap olarak bana gelen bu şey de neyin nesi diye düşündüm ilk etapta. Daha sonra biraz daha düşününce anladım ki H.M.Akpınar'ın stad ile ilgili birkaç yerde yaptığı yorumlarla benim düşüncemin örtüşmesi nedeniyle beni H.M.Akpınar'ın fanatik bir hayranı, hiçbir yaptığını eleştirmeyen bir takipçisi, kendi beynini kullanmayıp bir başkasının beyni ile yaşantısını sürdüren sürü psikolojisindeki bir takım kişilerden sanmıştı muhtemelen bana o linki gönderen kişi.

Oysaki hayatta sadece siyah ve beyaz yoktur. Ya da bir insan için yüzde yüz iyi ya da yüzde yüz kötü denilemez. Bir kişi hakkında kendince hükme varırken o kişinin sana iyi gelen ve kötü gelen vasıflarını terazinin kefelerine koyarsın ve hangi taraf ağır çekiyorsa ona göre hareket edersin. Benim stat konusundaki görüşüm zaten H.M.Akpınar'ın kendi fikrini ifadesinden çok daha eskiye dayanıyor ve iki insanın bazı konularda ortak paralelde buluşması gibi bir tesadüf olamaz mı yani?! İlla ki bunun olması, o kişiye kayıtsız şartsız her konuda katılınıyor anlamı mı taşımalı?! Takdir ettiğim yönleri, eleştirdiğim yönleri de var oysa ki! Ancak bana cevaben o linki yollayan hanımefendi için durum belli ki böyle değil. Yolladığı şeyin içeriğinde ise elle tutulur ve ikna edici tek bir itham da yok ayrıca. Hatta bende sanki istediklerini alamayan bir akrabanın kuyruk acısıyla atmış olduğu iftiralar imajı yarattı, ikna olmak bir yana! Ama durun canım, ben ne diyorum yine öyle..! ''Her konuda destekçisi, kendisine kayıtsız şartsız bağlı olduğum ve kendi beynimi bir kenara koyup da söyledikleri hakkında muhakeme dahi yapmadan kabullendiğim bir kişi H.M.Akpınar benim için'' şeklindeki bir cümleyi sahiplenen ve o linki bana yollayan kişinin kafasında oluşan bana dair hastalıklı düşünceye hizmet eden bir yorum yapmış oldum yine! Pardon...

Fanatizm herkes için ve her konuda kötüdür. Çünkü gözleri kör eder, mantığı köreltir. Bu da beraberinde doğru olana doğru diyebilme, yanlış olana yanlış diyebilme becerisini kaybettirir. Buna dair verebileceğim bir diğer örnek de oldukça yakınımdan, bir doktor arkadaşımdan... Kendisi eğitim seviyesi itibariyle en azından genel ortalamanın üzerinde bir kişi olmasına karşın fanatizm devreye girince ne eğitimin ne de öğretimin bir anlamı kalmayacağının da bir göstergesi aynı zamanda. Vereceğim örneğe geçmeden bir konuyu tekrar hatırlatmamda fayda var;

H.M.Akpınar'ın üslup olarak benim de çok eleştirdiğim, video görüntülerinin internet ortamında yayıldığı bir konuşması vardı. O konuşmaya istinaden de, H.M.Akpınar'a karşı ne yaparsa yapsın, ne derse desin her koşulda karşı olan ve hatta nefret duygularıyla hareket eden bir kesim tarafından doğruluk payının son derce tartışmalı olduğu bir negatif algı operasyonu yapılmıştı. H.M.Akpınar'ın tüm Karşıyakalılara hakaret ettiği iddia edilmişti. Aynı konuşmayı ben de izledim. Üstelik 4-5 kez en azından. Orada şayet iddia edildiği gibi bir durum olsaydı yedi göbek Karşıyakalı olan ben en büyük alınganlığı gösterirdim. Fakat hiç de üzerime alınmadım. Çünkü orada benim de rahatsızlık duyduğum bir azınlığı kastettiğini net bir şekilde belli eden bir cümle yer alıyordu verdiği olumsuz taraftar örneklerinden sonra; ''içimizde bunlar da var''... Evet var onlar. Kimse inkar edemez.

Daha son yapılan yıldönümü kutlamasında bile bizzat yine şahit oldum onlara. Ellerinde bira şişeleri ile sloganlar atıp yürümeye mecbur musunuz?! İçmeden medeni cesaretiniz mi yok?! Bu mereti zaman zaman keyif için biz de içiyoruz ama öyle ulu orta, çoluğun çocuğun, ailelerin, yaşı bizlerden büyük yaşlılarımızın gözünün içine soka soka değil. Hele ki sonrasında sokakların hali neydi öyle? Bu mu yani sizin Karşıyaka sevginiz?! Duvar diplerinde bira şişeleri, su şişeleri, çerez kabukları ve hatta kusmuklar... H.M.Akpınar'ın o konuşmadaki üslubu baştan sona ne kadar yanlışsa, ''içimizde bunlar da var'' şeklinde biten cümlesi de o kadar doğruydu ve bunlara arka çıkmak yerine içimizden temizlemeliyiz.

Fanatizm duygularının bir insanın algılarını nasıl da farklı görüşlere karşı kapattığını gösteren bir örnek olarak, aslında çok da sevdiğim bir arkadaşım olan doktor bir arkadaşımdan vereceğimi söylediğim örneğe geri dönecek olursam; doktor arkadaşım daha geçenlerde yine bu konuya atıfta bulunarak, başkan tarafından tüm Karşıyakalılara hakaret edildiğini iddia ediyordu hala ve benim ona o videodaki az önce bahsettiğim ayrıntıya (içimizde bunlar da var cümlesine) daha önceden dikkat çekmiş olmama rağmen... Bu kez hiç polemiğe girmedim. Pes dedim sadece... Çünkü fanatizm böyle bir şeydir işte. Okumuşu-okumamışı, kadını-erkeği,yaşlısı-genci farketmeksizin gözleri kör, kulakları sağır eder (tıpkı arkadaşımın o cümleyi duymaması gibi)...

Karşıyaka, her gerçek Karşıyakalının sevdası, spor kulübü de kalbidir. Taleplerimiz farklı olabilir ancak hepimizin ortak beklentisi bu talepler farklı farklı olsa da nihayetinde Karşıyakamızın spor kulübü anlamında daha başarılı, yaşamsal anlamda da daha huzurlu olmasıdır. Bu başarı ve huzuru yakalamanın yolu ise aynı fikirde olmadığını düşman ilan etmekten veya bir siyasi partinin ya da yöneticinin adamı olmak gibi yaftalamalarda bulunmaktan, hele ki birbirini tehdit veya darp etmekten asla ve asla geçmiyor. Her fikir dinlenmeli, insanlar birbirini dinledikten sonra kendi görüşünde ısrarcı veya dinlediği görüşe ikna da olabilmeli. Nihayetinde de çoğunluğun kararına uyulması ve buna saygı gösterilmesi yoluyla huzurlu bir ortam sağlanmalı. Buna demokrasi deniyor zaten... Yazımın başlarında da belirttiğim gibi, keşke belediye kendi internet sayfasından stad konusunu farklı alt başlıklarla oylamaya açsaydı... Sonuç ne çıkardı cidden merak ediyorum!

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Doktor insan mı?

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)