Sigorta sektörü “geleceğine” odaklandı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar, sigorta sektöründe kazan kazan modelini hayata geçirmek için titizlikle çalıştıklarını söyledi. Sektörün çağın gereği teknolojik yenilikleri uyumu konusunda büyük yol…

Karşıyaka Haber

23 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında kutlanan Sigorta Haftası, Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM) tarafından düzenlenen 5. Ulusal Sigorta Sempozyumu ile başlıyor. TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEGEM Yönetim Komitesi Üyesi Ender Yorgancılar, sigorta bilincinin artırılması amacıyla her yıl sigorta haftası etkinlikleri kapsamında bir dizi etkinlik gerçekleştirildiğini hatırlatarak, kamu, özel sektör işbirliği ile ortak akılla yola çıkılan sektörde tüm bileşenlerin biraraya gelerek Türkiye ve dünyaya örnek kurumsal yapı oluşturduklarını söyledi. Sigortacılık haftasını kutlayarak sözlerine başlayan Yorgancılar, Geçtiğimiz ay TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte lansmanı yapılan ve TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi tarafından hazırlanan “Sigorta Acenteleri Dünya Uygulamaları ve 2023 Vizyonunu Belirleme Çalışması” nın sağladığı veriler hakkında bilgi verdi. Yorgancılar, “Vatandaşlarımızın orta vadede en fazla satın almayı düşündükleri iki ürünün sağlık sigortası ve BES olduğunu gördük. Özellikle hayat sigortasında büyük bir gelişme potansiyeline sahibiz. Yine bu çalışmada seçilmiş ülkelerdeki acentelik sözleşmeleri ile acente sigorta şirketi ilişkisi inceledik. Bu kapsamda ülkemiz mevzuatı ve mevcut uygulamalar dikkate alınarak, bir acentelik sözleşmesi örneğini hazırladık ve acentelerimizle, sigorta şirketlerimizle paylaştık. Sigorta Acenteleri Yönetmeliği uyarınca mevcut sözleşmelerin 16 Temmuz’a kadar, yeni mevzuat hükümlerine uygun hale getirilmesi gerekiyor.  Sigorta şirketlerimizden ricam, acentelerinizle yapacağınız yeni sözleşmelerinizde, kazan kazan ilkesine dayanan ve tüm tarafların haklarını koruyan bu çalışmayı referans alması. Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da vurguladığı gibi, sigorta şirketi acenteden, acente sigorta şirketinden daha mutlu olamaz. Olsa bile bu mutluluk kalıcı olmaz. O yüzden ne kadar çok ortak çıkara odaklanırsak, hem biz, hem müşteri uzun vade de o kadar kazançlı çıkar” diye konuştu.

Çağın gereklerine uyum sağlamalı

Oto kaza branşı dışındaki sigorta eksperlerinin beklentisi olan ücret tarifesinin de bir an önce hazırlanarak uygulamaya geçmesinin önemine değinen Yorgancılar,   gelişen teknolojinin otomotiv sektöründe kendini hissettirdiğini ve şoförsüz otomobillerin trafikte görülmeye başlama tarihinin hızla yaklaştığını belirterek şöyle devam etti, “Teknoloji hızla gelişiyor. Google’ın 48 şoförsüz arabası yollarda 3 milyon km yapmış. 11 kazaya karışmış, hiç birinde kusurlu değil. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız açıkladı. Yerli araba 2018 yılında, yollara çıkacak. 15-20 yıl sonra, kullanacağımız araçlarda kaza riski sıfıra yaklaşacak. Yaparsa da tamir için, kaporta ustasına değil, bilgisayar mühendisine, motorcuya değil, elektrik mühendisine götüreceğiz.  O yüzden sektörü bu geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Zira, 2015 yılında hayat dışı branşta sektörümüz yaklaşık 27 milyar TL prim üretmiş, bunun 13 milyar TL’si Trafik ve KASKO. Yani sektörümüzün neredeyse yarısı trafik ve kasko sigortasından oluşuyor. Levhaya kayıtlı bin 300 eksperin 726’sı bu sigortaların ekspertizini yapmış, yani yarısından fazlası. Acentelerin toplam prim üretiminin yüzde 65’ini bu sigortalar oluşturmakta. Peki, gelecekte araçlar kaza yapmayacaksa, bu sigortalara ihtiyaç kalacak mı?  Sigorta şirketlerimiz, üretiminin yarısını kaybederse, acente, eksper bu branşlarda çalışamazsa ne olacak. İşte hem sektörü, hem sektördeki insan kaynağının geleceğini buna göre planlamamız gerekiyor. Dünya gelişmelerini sürekli takip ederek, insan kaynağının eğitim modelini, içeriğini de sürekli güncellememiz ve planlamamız lazım. Bunu da hep birlikte yapmalı, gerekli aksiyonları almalı, adımları atmalıyız.”

Sanayi 4.0 olmazsa olmazımız

Dördüncü sanayi devrimi olarak adlandırılan yeni dönemin Sigorta Sektöründe de dönüşümü zorunlu kıldığını vurgulayan Yorgancılar, SEGEM’in bu yeni dönemi planlayacak kapasite ve imkanlara sahip olduğunu kaydetti. Yorgancılar, “Dördüncü sanayi devrimi olarak adlandırılan bu süreç eski sanayi devrimlerinden çok farklı olacak. Etkileri daha büyük olacak ve hızlı bir şekilde tüm insanlara ulaşacak. Sanayi 4.0; üretimin çevreye etkisini, istihdam ve eğitim politikalarını değiştirecek. Yeni iş modelleri oluşacak. Kitlesel üretimler, kişiye özel bir şekilde gerçekleştirilecek. Yeni sanayi devrimi ile üretim süreçlerinde yaşanabilecek risklerin sigortalanması konusu daha da önem kazanacak, kişiye özel ürünler, kişiye özel sigorta ihtiyacını ortaya çıkaracak. Sigortacılık sektörü, eğitimli, kalifiye ve yetkin sigorta acenteleri ile sigorta eksperlerine ihtiyaç duyacak. Sektörümüze kalifiye, yetkin ve profesyonel iş gücü kazandırılması konusunda lider konumda olmalıdır. SEGEM bunu başarabilecek kapasiteye ve imkanlara sahiptir” dedi.