Down Sendromlularda erken tanıya dikkat

Her yıl Türkiye’de 1500 down sendromlu bebek doğarken eğitimciler, bu özel çocukların eğitiminde erken tanının önemine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bebeğin doğumundan itibaren ise aileye ve bebeğe eğitim verilmesi gerektiğinin altını…

Karşıyaka Haber

Ülkemizde doğan her 800 bebekten birinde down sendromu görülürken, Türkiye’de yaşayan 100.0000 civarında down sendromlunun olduğu tahmin ediliyor. Eğitimciler ise şirinlikleriyle dikkat çeken down sendromluların toplumda yer edinebilmeleri için erken tanı ve eğitimin önemine vurgu yapıyor. İlgi Özel Eğitim Merkezi Eğitim Koordinatörü Selvi Çalış, “Her tanı grubunda olduğu gibi down sendromlu bireylerin eğitiminde erken tanı çok önemlidir. Anne karnında yapılan tarama testleriyle bebeğin down sendromlu olup olmayacağı tespit edilebilmektedir. Dolayısıyla bebek doğduğu andan itibaren aileye ve bebeğe eğitim verilmeye başlanmalıdır” diyerek aileleri uyardı.

Down Sendromlu bebeklerin kendi haline bırakılmaması ve takip eden dönemlerde doktor kontrolünde fizik tedavi desteğine alınması gerektiğinin altını çizen İlgi Özel Eğitim Merkezi Eğitim Koordinatörü Selvi Çalış, “Bununla beraber bireye özel eğitim desteğinin de sağlanması gerekir. Çünkü hareket yetenekleri gibi öğrenme becerisi de gelişimsel olarak diğer bireylere göre daha yavaş olacaktır. Down sendromlu çocuklar çoğunlukla neşeli, sempatik ve mutlu çocuklardır. Çevrelerindekiler tarafından fazlasıyla sevgi ve ilgi görürler. Bu durum disiplinel anlamda sıkıntılar yaratabilir. Eğitim veren kim olursa olsun çocuğa karşı tutarlı ve sabırlı yaklaşılmalı, kurallar konularak disipline edilmelidir. Okul öncesi dönemde ‘Özel Eğitim Merkezi’ desteğinin yanı sıra kreş/anaokulu desteğine de kademeli olarak başlanması bireyin yaşıtları ile sosyal etkileşime girmesi, konuşma becerisinin artması, oyun oynaması, kuralları öğrenmesi gibi birçok açıdan faydalı olacaktır” dedi.

ÖZEL EĞİTİM GÖRMELERİ GEREKİYOR

Yapılan araştırmalarda Down Sendromlu bireylerin %60’ının okuma yazma öğrenebildiğinin belirlendiğini ifade eden Çalış, bu konuda verilen özel eğitimin önemli olduğunu söyledi. Çalış, “Kendi kendilerine yetebilen, bağımsız olarak yaşamlarını sürdüren, evde ve dışarıda oluşabilecek tehlikelere karşı kendilerini koruyabilen, bir meslek öğrenerek üretken,  mutlu ve bağımsız yaşamalarını sağlayacak bilgiler edinmelerini ‘Özel Eğitim Merkezi’, Okul ve aile işbirliği ile sağlamak mümkündür” diye konuştu.

AİLELERİN ÇOCUĞA NASIL EĞİTİM VERECEKLERİNİ ÖĞRENMESİ GEREKİR

Down Sendromlu çocukların ailelerine çok önemli görevler düştüğünü belirten Çalış şunları kaydetti: “Eğitimin ailede başladığı düşünülürse ailenin, çocuğunun özel durumunun ne olduğunu, nerelerden destek alacağını, hayat boyu eğitimini verecek kişiler olarak çocuğa nasıl eğitim vereceklerini öğrenmesi gerekir. Çocuğun ‘Özel Eğitim’ ve okul desteğini hayata yansıtacak, uygulayıcısı olacak kişiler çocuğun ailesidir. Aile, bir yandan, çocuğun öğretmenlerine bilgi verip görüş belirterek okul ve özel eğitim merkezi eğitimine destek olmalı, diğer yandan çocuğun öğrendiklerini evde pekiştirmesine, uygulamasına, geliştirmesine, olumlu davranışları, sosyal beceriler ve iletişim becerilerini kazanmasına ve diğer ortamlara genellemesine yardımcı olmalıdır.”

EĞİTİMCİLERE DE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR

Down Sendromlu bireylerin başarılı olmasındaki liderliği eğitimcilerin yürüteceğini belirten Çalış, eğitimcilerin aileyi hak, görev ve sorumlulukları konusunda bilinçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Eğitimcinin çocuğun olumlu yönlerini görmesi, çocuğa karşı sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım göstermesi gerektiğini vurgulayan Çalış, “Çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanacak olan ‘Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı’nı uygulamalıdır. Eğer eğitimci okuldaki Sınıf Öğretmeni ve Rehber Öğretmen ise sınıftaki diğer öğrencileri ve ailelerini özel eğitim gerektiren bireyin tanısı konusunda bilgilendirmeli fakat bunu yaparken ayrıştırıcı değil birleştirici olmamalıdır. Özel eğitim gerektiren bireyin kabul gördüğü, dışlanmadığı ya da özel durumu dolayısıyla farklı muamele görmediği okul ortamı yaratmak eğitimcilerin, bireye verecekleri eğitimi kadar önemlidir” dedi.

 Down Sendromlu nedir?

İnsan genetik kodlaması 23 çift kromozomdan meydana gelir ve nesilden nesile taşınır.21 nolu kromozomun iki yerine üç adet olması sonucu fetusta oluşan anormalliklere Down Sendromu denir. Yani Down Sendromlu bireylerin 47 kromozomları vardır. Bu durum hayat boyu taşınan bir özelliktir.