depolama Engelli Erişim Cihazı Merdiven Tırmanma Cihazı Taşıma iletme Sistemi Uluslararası evden eve nakliyat Kurban
ANA SAYFA > Yazarlar > Op.Dr. Serhan Çelikhisar > Doktor insan mı?

Doktor insan mı?

Op.Dr. Serhan Çelikhisar
Sosyal Medya :
07 Ocak 2019, Pazartesi 17:53
1555 kez okundu

Bu bir meslek değil, bir yaşam biçimi... Sonuç itibariyle kişilerin kendi tercihleri doğrultusunda şekillenen bir yaşam biçimi. Ancak, ''kendi düşen ağlamaz'' misali bunu tercih edenlerden, maruz kaldıkları haksızlıklara dair şikayetçi olmamalarını beklemek ise hiç bir şekilde gerçekle bağdaşmayacak bir beklenti. Çünkü bu tercihi kendilerinin yapmış olması, aynı zamanda bir ''insan'' oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Belki de diğer insanların, bu işi yapanları, içsel dünyalarında koydukları mertebe bir insan olmalarının ötesinde bir mertebe olduğundandır en fazla eleştiriye veya haksızlığa maruz kalan sınıfta yer almalarının nedeni. Oysa ki bu, onların da sıradan insanlar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Diğer tüm insanlar gibi geçim kaygıları, sağlık sorunları, çocuklarına güzel bir gelecek hazırlayabilme konusundaki endişeleri, rahatsızlanan yakınları için duydukları üzüntüleri, kimi zaman eşleri ile tartışıp da moral bozukluğu içerisinde olmaları vs vs... bunların hepsi onlar için de geçerli. En az diğer insanlar kadar! En az diyorum, çünkü bu duyguları yaşarken aynı zamanda hiçbir zaman işine dair konsantrasyonunu yitirmeme mecburiyetinde olması, vicdani sorumluluğunu devamlı taşıması gibi bir profesyonelliğe de mecburlar. Bu da kolay bir şey değil..! Doktorlardan bahsediyorum...

Üniversite yıllarımda bir hocam henüz ikinci sınıf öğrencisiyken ve çalışma hayatına atılıp da gerçeklerle yüzleşip bir takım hayal kırıklıkları yaşamadığım dönemlerimde şöyle bir söz söylemişti; ''Sizler ilerde toplum tarafından insanla peygamber arası bir konumda görüleceksiniz. Bunun sorumluluğunu bilin, sonuna kadar hissedin ve ona göre çalışın, ona göre mesleğinizin hakkını verecek şekilde öğrenin. Ancak, insanlarla ilişkilerinizde hiç bir zaman bu abartılı tanımlamanın tesirinde kalarak, gerçek zannedip de öyle davranmayın.'' Sorumluluğu hissettirmek ve insanlığa ömrünü adayacak bir birey olarak toplumun yapıtaşı insan kavramından ayrı bir konumunun olmadığını da unutturmamak adına söylenebilecek en güzel sözlerden biriydi belki de...

Paracı doktor yok, paracı insan var. Tacizci doktor yok, tacizci insan var. Ukala doktor yok, ukala insan var. Kaba saba doktor yok, kaba saba insan var. Bu gerçeği doktorların kabullenmesinden ziyade toplumun doktor harici bireylerinin kabullenmesi ise çok daha önemli! Bu sayede belki de hemen her gün gazetelere de haber olan doktora hakaret, saldırı, tehdit ve buna benzer şeylerin önüne geçilebilir. Yani asıl konu doktorun takındığı ukalaca tavır ve kendini diğer insanlardan üstün görmesi değil aslında. Asıl konu diğer insanların doktorun da sıradan bir insan olduğu gerçeğini göremeyip beklentilerini bazen imkansız boyutta yüksek tutmaları konusu. Tabii ki ukalalık yapan, kendini üstün gören bir takım doktorlar da mevcut. Ancak bu da tıpkı başka herhangi bir makamı işgal eden başka meslek mensuplarında da görülebilecek kadar yüzdede mevcut. Hatta belki de daha az...

Dolayısıyla doktor önce insandır ve vicdanının sesini dinleyendir, sonrasında ise tam bir profesyonel olmak zorundadır. Ya da böyle olmalıdır en azından. Profesyonellik gerekliliği ise, ilgilendiği şeyin bir insanın canı oluşundandır. ''Yanlış yaptım bu bozuldu, dur yenisini getireyim'' diyebileceği bir şansı yoktur. O nedenle zaten, çoğu hekim hatası olmayan mevzular bile hekime bağlanır ve hatta bunların da çoğu ana haber bültenlerine bile konu olur. Sorarım size böylesi ağır bir sorumluluğu taşıyan ve bir şeyler yolunda gitmeyince ödetilen son derece ağır diyetlere maruz kalan bir insan için ''sonuçta yaptığı bir iş, karşılığında da para alıyor'' çerçevesinde tanımlamak ne derece adil?! Yazımın başında da belirttiğim gibi bu bir iş, bu bir meslek değil sadece, bu bir yaşam biçimi.

7 gün 24 saat acil bir hasta için aranabilirsiniz; yani bir mesai kavramı yok! Mesai kavramı olmayan bir başka meslek aklına gelen varsa söylesin bana lütfen. O zaman ben onu da meslek kavramı dışında tutarım zaten. Kalkıp da kimse bana demesin ''kimin nöbetçi, kimin icapçı (icap ederse aranacak kişi) olduğu önceden belli, nasıl olur da mesai kavramı yok dersin'' diye... Yok! Çünkü seni bilen, senin gördüğün onlarca, yüzlerce veya binlerce hastadan herhangi biri yine seni bilir, yine seni arar. Öyle kalkıp da doktor listesine bakmaz... Bu tabii ki de bunun bir yaşam biçimi olduğuna dair verilebilecek onlarca örnekten sadece biri...

Tatile gidersin, biraz hastalıklardan uzakta stres atmak istersin, yemek masasında sana hemoroidini sorarlar! Ya da gider eskiyen ve artık sorun çıkartmaya başlayan orta halli arabanı borç harç yine orta halli bir arabayla değiştirirsin ''doktor çok kazanıyor'' diye arkandan laflar dönmeye başlar. Oysa ki kimse düşünmez insanların devamlı en kötü, en mutsuz, hasta halleriyle muhatap olunarak elde edilen o kazancın hiçbir şekilde akla bile getirilmemesi gerektiğini. Neden mi akla getirilmemeli; canınızın ya da çocuğunuzun, annenizin-babanızın canının ederi kaç para sizce?

Maksimum 3 saat süreyle sahnede şarkı söyleyip 100 bin tl para alan ayakta alkışlanırken doktora yönelik bu tavrın altında yatan temel nedeni ise ben yine aynı noktaya bağlıyorum; doktor=insan gerçekliğinden uzaklaşma. Doktorsan para almayacaksın, şifa dağıtıyorsun, iyilik yapıyorsun madem para da alma! E ama o da insan! Onun da yaşamsal ihtiyaçları var... Kastettiğim tabii ki devletten maaş alırken el altından para alanlar veya özel bir merkezde yaptığı bir işten hakkı olandan fazlasını talep edenler değil! Onlar yüzünden zaten tüm doktorların adı çıkmadı mı! Olmaz olsaydılar keşke, o ayrı... Kastettiğim, doktorun verdiği emek sonrasında erişilen nokta bir insanın şifası iken, buna mukabil belirlenen sabit rakamlara bile takılınılması! Üstelik de emin olun 3 saat şarkı söyleyenden çok daha ciddi, çok daha yorucu ve çok daha sorumluluk alınan bir iş olduğu halde kazanılan rakamlar sanatçı! arkadaşların aldığının kıyısından köşesinden bile geçemeyecek düzeydeyken... Oysaki fakülte yıllarındayken bizlere de yapacağımız işi ''tıp sanatı'' olarak tanımlamışlardı! Madem o da sanatçı, doktor da, bu uçurum da neyin nesi di mi ama. Neyse, bu işin şakası tabi...

Velhasıl kelam, ben burada ne kadar da dil döksem bazı şeylerin değişmesi maalesef zor... Sistemsel hataları dahi doktora yıkan, tek bir telefonla canı sıkılanın arayıp da haklılığına-haksızlığına bakılmadan doktorun hakkında soruşturma açılmasına yol açan idari uygulamalar oldukça, doktorların işi (özellikle de ülkemizde) gerçekten çok zor! Daha mutlu, daha hoşgörülü, doktorun-hastanın kolkola birlikte yanlışları düzeltmeye çabaladığı, sağlık dolu tıp bayramlarına erişebilmek dileklerimle;

Sağlıcakla kalın...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

11.03.2019 El-İnsaf

19.02.2019 Yalı Caddesi zengini ile site ortamı zengini arasındaki farklar

13.02.2019 Karşıyaka’nın yeni basketbol koçu kim olacak?

12.02.2019 Disidoro köşkü sensiz çok ıssız…

28.01.2019 Kırılan gururumuzu onarmaya set çeken adam: Erving Walker

22.01.2019 Yiğidi öldür, hakkını yeme!

15.01.2019 All Star ve Karşıyaka

07.01.2019 Bir noel ayini ve gönül kardeşliği

07.01.2019 Karşıyaka kime teslim edilmeli!..

07.01.2019 Cesur Yürek Assem Marei

07.01.2019 Black Friday –Hayırlı Cuma- Efsane Cuma hangisi?

07.01.2019 On’suz Kasım

07.01.2019 Stat konusu

07.01.2019 Karşıyaka Destanı

07.01.2019 FİBA Eurocup üvey evlat mı? Bizler inandık, siz de inanın!

07.01.2019 Takım

07.01.2019 Haydi Kaf Kaf!..

07.01.2019 İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu ve bir de Arda Turan

07.01.2019 Karşıyaka forması giymiş topluluk...

07.01.2019 Basketbol, yeni sezon, yeni transferler ve Karşıyaka

07.01.2019 Kapatılan parklarımız açılınca ne göreceğiz?

07.01.2019 Bir efsanedir Kaf Kaf

07.01.2019 Kurban

07.01.2019 Primum non nocere= Önce zarar verme

07.01.2019 Eski Karşıyakalılar lakaplarıyla anılır, yiğit ölür şan kalır

07.01.2019 Ayaklarım kesildi, Türkiye ayaklandı!

07.01.2019 Keşke!..

07.01.2019 Anıt güzel olmasına güzel ama...

07.01.2019 Gri'den beyaza Karşıyaka

07.01.2019 O bir Karşıyakalı

07.01.2019 Köpek öldürme=Mala zarar verme!

07.01.2019 Yazık! Çok yazık!

07.01.2019 Psikolojik eşik açıldı, sırada yeni hedefler ve gelecek organizasyonu

07.01.2019 Bizler inandık, siz de inanın!..

07.01.2019 Karşıyakalılar bitti demeden bitmez…

07.01.2019 And the Oscar goes to…

07.01.2019 Sevgililer günü önce Anadolu’da vardı

07.01.2019 Karşıyaka’ya gelmeden hiç kimse kendini namağlup ilan etmesin!

07.01.2019 Trifunovic-Markovic, her ikisi de kaybetti!..

07.01.2019 Neden (Genelde) Babalar önce gider…

07.01.2019 Doktor, antibiyotik yaz!.. Yoksa…

07.01.2019 Kime bizden diyeceğiz, kime onlardan!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Ewe Baskets Oldenburg, şaka gibi!

07.01.2019 Çok geç olmadan, birlikte, kararlılıkla…

07.01.2019 Şimdi mazeretin ne olacak Trifunoviç?

07.01.2019 Karşıyaka için play off neden olmasın!

07.01.2019 19.12… Gururlan Karşıyakalı

07.01.2019 Katliam olanca hızıyla sürüyor

07.01.2019 New Orleans’tan Karşıyaka’ya caz!..

07.01.2019 Büyükçekmece değil, çile çekmece bunun adı...

07.01.2019 Obez insan ticareti

07.01.2019 Trifunoviç’in dikkatine

07.01.2019 Karşıyaka acınacak halde mi? Ayağa kalk ve bağır: Hayır!..

07.01.2019 Sevdamız Karşıyaka…

07.01.2019 Yeni sezon başlarken Karşıyaka'nın yeni transferlerinin analizi

07.01.2019 "Biranın tadı, kadının adı" var mı, yok mu?

07.01.2019 Avrupa Şampiyonası’nda Ufuk Sarıca ve Milli Takım

07.01.2019 Büyük Taarruz!..

07.01.2019 Çeşme'de gerçekten olan ne?

07.01.2019 Beğenmeyen dinlemesin!

07.01.2019 Yaz mevsiminde bir başka zamanlar Karşıyaka

07.01.2019 Oku!..

07.01.2019 İzmir'de deprem oldu, ama İstanbul daha çok sallandı!

07.01.2019 Tebrikler

07.01.2019 H.M. Akpınar’ın en büyük talihsizliği ve Anıt!..

07.01.2019 Karşıyaka’da sil baştan mı, revizyon mu?

07.01.2019 Şu doktorlardan nefret ediyorum!

07.01.2019 Karşıyaka Pınar

07.01.2019 Referandum

07.01.2019 Geleceğe dönüş

07.01.2019 İzmir'e sembol buldu, ismi unutuldu!

07.01.2019 Olsaydı olurdu!

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız

07.01.2019 Karşıyaka'da hala deniz var mı?

07.01.2019 Yalnız Adam Markoviç artık yalnız değil!

07.01.2019 Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir!

07.01.2019 Zor ama imkansız değil!..

07.01.2019 Basketbol Karşıyaka'dır...

07.01.2019 Cevapsız sorular-Neden?

07.01.2019 Tramvay hasreti

07.01.2019 KSK tek ve bütündür! Ama…

07.01.2019 Gavur İzmir

07.01.2019 Her şeye rağmen; neden olmasın!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka-Galatasaray Odeabank maçı haksızlıklar serisi ve Ergin Ataman

07.01.2019 Teröre karşı Dünya Karşıyakalılar Günü!

07.01.2019 Halirrothios'un zeytinle imtihanı

07.01.2019 Yeşil Giresun Belediyespor maçının ardından…

07.01.2019 KSK ve aklıma takılan bazı sorular!..

07.01.2019 Karşıyaka'nın ölümcül dönüşümü!

07.01.2019 Takım olmak ve üç yanlış bir doğru

07.01.2019 Karşıyaka "Spor" Kulübü'dür!

07.01.2019 Utanma "Meme" de!..

07.01.2019 2000 TL

07.01.2019 Yeni sezon başlarken salon kültürü nerede?

07.01.2019 Burası Karşıyaka

07.01.2019 Biz Karşıyakalıyız demekle olmuyor!

07.01.2019 Bayram sevinci karın ağrısına dönüşmesin!

07.01.2019 Pınar Karşıyaka'nın yeni yabancı basketbolcularının analizi

07.01.2019 Basketbol hayattır


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı (bostanlıspor spor akademileri)