Anasayfa | İletişim | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

HUKUKTA VATANDAŞIN DURUMU

Okunma  Yazar : Atakan KIRKYAŞAROĞLU
Yorumlar  Yorum Sayısı : 3
Okunma  Okunma : 211
Tarih  Tarih : 20 Şubat 2010 12:11

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Son günlerde, yeni bir gündem maddesiyle sarsılıyoruz...Konu, özel yetkilendirilmiş bir savcının, başka bir ilin baş savcısını sorgulaması ve ardından tutuklama talebinin, yine özel yetkilendirilmiş bir ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle, adı geçen baş savcının tutuklanarak, ceza evine konması...Ne kadar üzücü ve yeni bir kaos yaratacak kadar da önemli bir konu...
 
Aslında, böyle bir olay, sadece, birbirleriyle çatışma içerisinde olduğu gün yüzüne çıkan kurumlardan ziyade, kurum içi anlaşmazlıkların ve düşmanlıkların, ne derece vahim noktalara taşındığını göstermesi açısından, daha da önem kazanıyor...Ve, dolayısıyla, böylesine yaratılan kaoslar da, hepimizi yakından ilgilendiriyor...Üzüyor...
 
Çünki, devletin, olmazsa olmaz kurumlarının başında gelen ve her bir vatandaşı ilgilendirmesi gereken hukuk sistemindeki kavga, gürültü ve yıpranma, hukuka ihtiyacı olan her vatandaşın kaybına sebep olacaktır...Burada, yaşayan her kişinin, yaşama başladığı 0 yaşından itibaren ihtiyaç duyduğu ve varlığının teminatını sağlamakla yükümlü hukuk sisteminin, sağlıksızlaştırılması, hepimize verilebilecek en büyük zarar biçiminde değerlendirilmelidir...

Diğer taraftan, hukuk, evrensel bir olgudur ve sadece eğitimini gören ve uygulamayla yükümlü olan yetkili, ya da sorumlu hukukçuların tasarrufunda bulunan bir sistem değildir...Olmamalıdır da...Bir ülkede, hukuk, yapısı ve sınırları içerisinde, herkesi kapsamına alan, haklar, yetkiler ve sorumluluklar yükleyen, gücünü ve kaynağını ise, milletin yapısından alan sistemler bütününün adıdır...  

O halde, yaşanan bu hukuksal yapı ve uygulamalar hususundaki anlaşmazlıklar, farklı görüş ve yorumlar, ülkemize, faydalı mıdır?...Ya yoksa, zaten, ekonomik, siyasal, sosyal ve eğitim konularındaki yapısal bozuklukların altında ezilen ve devamlı mağdur edilen milletin, zamanı işgal mi edilmektedir?...Yani, "hukukçuların savaşının deklare edilmesiyle" gündem mi yaratılmak istenmektedir?...
 
Esasen, hukuk sistemindeki, farklı görüşler, uygulayıcılar arasındaki karşılıklı suçlamalar, atışmalar, belkide, suların, durulmadan önceki bulanması olarak değerlendirilmelidir, belkide...Ama, zaten, kendi hukuki hakları konusunda mağdur pozisyonda bulunan milletin önünde, böylesine yakışıksız tartışmaların ve yorumların, hukuk sistemini, daha da yıpratabileceği de, dikkatten uzak tutulmamalıdır...Ve, özellikle, tüm hukukçuların, kendi meslekleriyle ilgili bir sistemi, yani hukuk sistemini, sadece, kendi bildikleri, tartıştıkları ve sonuçta kendi kararları doğrultusunda yönlendirdikleri kurum ya da olgu olarak değerlendirmeleri, son derece yanlış olur...Çünki, hukuk, herkesi, doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren, hayati bir yapıdır...Hepimizin, içerisinde yaşadığımız, hayatımız boyunca muhtaç olduğumuz, adeta, bir gemi gibidir...Dibini, delmemek gerekir...Eğer, delinip su alırsa ve gemi batarsa, milletin tamamı, büyük yara alır...Varlığının ve geleceğinin teminatı, tehlikeye girer...
 
Öyleyse, mağdur edilen milletin hemen hemen büyük bir bölümünün, herhangi bir konuda, hukuki haklarının verilemediği, devamlı ezilmeye alıştırıldığı ve hatta, hukuki zafiyete ve uyuşukluğa uğratıldığı bir ortam söz konusu iken, iki ayrı savcının, birbirlerine uyguladığı güç gösterisi, neden böylesine, gürültüye sebep oldu?...Diye sormak gerekir, tüm hukukçulara ve yetkililere...
 
Sayın hukukçuların, milletin büyük bir bölümündeki işsizlik, açlık, huzursuzluk ve mutsuzluk konularındaki travmaları, çok iyi görmeleri gerekir...Medyanın da, bu tip olayları, skandal ve sansasyon kulvarlarına taşıyıp, gündem yaratmaması, milletin gerçek hastalığını ve ihtiyacını ise, ikinci plana atmaması zaruridir...
Sonuç olarak... 
Hepimizin, yaşarken ve ömrümüzün sonuna kadar, haklarımızın ve sorumluluklarımızın garantisi anlamına gelen ve hatta, ölümden sonraki dönemlerde bile, gelecek kuşaklarımızın devamının teminatını sağlayan "hukuk sistemimizin" yıpranmaması için, çaba göstermesi gerekir...Her birey, üzerine düşen desteği vermelidir...Ve, kendi hukuki haklarını korumalı, sorumluluklarını ve yetkilerini de bilerek, doğru biçimde, uygulamalıdır...
 
Vatandaş olarak, hukuktaki durumumuzun, yapısal sınırlarını, çok iyi analiz etmeli, incelemeli ve bilerek, değerlendirmeler yapmalıyız...Aksi takdirde, şikayetçi olduğumuz ve hayatımızı olumsuz etkileyen üzüntü konularına, çok daha ağır biçimde, yenileri, eklenecektir...
 
Saygılarımla...
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır.

Saffet Taşkın [ 26 Şubat 2010 11:54 ]

Sayın Kırkyaşaroğlu selamlar,Bu ay ki yazımdan bahisle fıkralara çok güldüğünüzü bildirdiğiniz yorumunuzu okudum bu arada sizin yazınızı da tabi ve Dilek hanımefendinin yorumuna katılmamak mümkün değil.Maddiyatçı bir toplum olduğumuz ortada bunun için ne yapmalıyız neler yapmalıyız mühim olan bu.Bizler batı da birbirimizi anlayarak ortak bir noktada birleşiyoruz.Ülkemizin zor durumda olduğunun bilincindeyiz.Bu bilinci Anadolu'nun her köşesine yaymak kuşkusuz partilerimizin işidir.Oynan oyunuların bir sahnesi olarak Doğu illerimize bu ülkeye kuran bir partinin girmemesi için yapılan çalışmaları oradaki halkımız bile görememektedir.Her şey oralarda maddiyata ve ayrılıkçı düşüncelere dayanmaktadır.İnşallah Kurtuluş mücadelemizdeki gibi oradaki halkımız gerçekleri görecek ve ilk seçimde onlarda gereğini yapacaktır diye düşünüyor.Saygılarımı iletiyorum.Ancak partilere düşen

dilek [ 23 Şubat 2010 19:55 ]

Sayın,
Neşe hanım yazınıza çok güzel bir yorum yapmış fakat bizim memleketin insanları değişti artık nerde çıkarı varsa orda oluyor

Neşe Bilginer [ 21 Şubat 2010 13:34 ]

Sayın Yazar, yazınıza birkaç satır da ben eklemek istedim.Büyük Atatürk , 16 Mart l923 tarihinde, Adana Türk Ocağındaki bir konuşmasında 'Adalet Mülkün Temelidir' sözünü kullanırken,Adaletin Devletin Temeli olduğu ilkesini dile getirmiştir.Daha sonra bu söz,Yargı ile ilgili yerlere , Mahkeme Salonlarına asılmış ,ve adalet deyince toplum yaşamının ,haklarını düzenlemede Adaletin önemi vurgulanmıştır.
Şimdi bir kez daha düşünelim, temelde çatlaklar olursa, çökme tehlikesinden kim ürkmez..
Bu vatan bizim,bu toplum, bu devlet bizim..Biz varsak adalet vardır..Ayrıca çok sağlam temellerle, bize bırakılan bu vatanın da kolay kolay temelinden sarsılamayacağı düşüncesindeyim.Cumhuriyetimizin temeli adalete saygılı, yasalara uyan ,hakkına sahip çıkan bireylerin hiç azalmaması dileği ile..Kaleminize sağlık..

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Avni ERBOY Avni ERBOY
ÇOK MU OLUYORUZ...
Atakan KIRKYAŞAROĞLU Atakan KIRKYAŞAROĞLU
MUHALEFET SINIFTA KALDI
Saffet TAŞKIN Saffet TAŞKIN
YORUMSUZ
Doğan KESİMLER Doğan KESİMLER
YENİ SEZONA MERHABA
Yılmaz DURMAZ Yılmaz DURMAZ
SİYASETÇİ AKILLI CESUR VE DÜRÜST OLURSA
Sevgi MOLVA Sevgi MOLVA
DAĞLAR DAĞI "DAĞLARCA"
Ahmet DİKER Ahmet DİKER
KURT DUMANLI HAVAYI SEVER...
Prof.Yavuz Taşkıran Prof.Yavuz Taşkıran
KOLBASTI VE SİRTAKİ
Gece KUŞU Gece KUŞU
CHP'DE ÖN SEÇİM YOLU
Neşe OLCAY Neşe OLCAY
İZMİR'E MÜJDE...
Aydın POSTACIOĞLU Aydın POSTACIOĞLU
TRAFİK TERÖRÜ
Emre İŞCAN Emre İŞCAN
BEKLEYİŞ DÜNYASI
Onur BERBEROGLU Onur BERBEROGLU
KSK'DE NELER OLUYOR?
Mine ÇETİNEL Mine ÇETİNEL
DEFORME REFORM
Levent PALANDİZ Levent PALANDİZ
GÜNAH, GÜNAH, GÜNAH...
İlker ERİNÇ İlker ERİNÇ
HUNİNİN VERİMLİSİ
Özge EDİZ Özge EDİZ
YAŞAMAYAN BİLEMEZ
Ömer SOYSAL Ömer SOYSAL
İNSAN DAN İNSANA
Zeynep ERİNÇ Zeynep ERİNÇ
ATAM'A ŞİİR
Özge ÖZTÜTÜNCÜ Özge ÖZTÜTÜNCÜ
KIRMIZI TENLİ ÇOCUK
Kimse DUYMASIN Kimse DUYMASIN
HER GECE PAVYONDA SABAHLAYAN YÖNETİCİ KİM?
Nurhan ÇAVUŞOĞLU Nurhan ÇAVUŞOĞLU
SEÇİMLERDEN ÖNCE
Mehmet ÇELEBİ Mehmet ÇELEBİ
KRİZ Mİ, KERİZ Mİ? HARÇ MI, HARAÇ MI?
Rıfat KINAY Rıfat KINAY
YÜKSEK ADRENALİN
Mert ERBOY Mert ERBOY
SEÇİM HAVASI
Halil TELLİ Halil TELLİ
ULAŞIM ŞART
Alper DİKER Alper DİKER
YEŞİL KIRMIZI MERHABA

SON DAKİKA HABERLERİ

TAKVİM

KARŞIYAKA HABER'de yer alan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı
Erboy Yayıncılık, Reklamcılık, Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne aittir.
İzin alınmadan ancak kaynak gösterilerek iktibas edinilebilir.

Altyapı: MyDesign | Düzenleme: Mustafa ERKEN | RSS Kaynağı