|
|
DİYAR- I CEMEL
Yazar |
: Mine ÇETİNEL |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 128 |
Tarih |
: 10 Şubat 2010 14:25 |
Yüce mecliste asli görevlerinin vekillik olduğunu unutarak başbakanın gönüllü (!) fedailiğine soyunup, muhalif parti grubuna saldırıda bulundukları robot kameralar ve fotoğraf karelerinde açıkça görüldüğü halde mağduru oynuyorlar. Değerli gazeteci- yazar eşi Uğur Mumcu’yu teröre kurban veren,onca acı ve yalnızlığına karşın vakurla ayakta durabilen meclis idare amiri Güldal Mumcu’nun odasına,üstünden meclis eski başkanlığı sıfatını atamamış başbakan yardımcısı hiddetle giriyor,görevini nasıl yapacağı konusunda akıl (!) veriyor.Aynı şahıs zamanında gözaltına alınan generallerle ilgili “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” gibi bir patavatsızlık örneği daha sergilemişti. Üç yıl önce GATA’ ya eşinin alınmadığını gündeme getiren başbakan yine halkın dini duygularıyla oynamayı sürdürüyor,her kurumda olduğu gibi askeriyenin de kesin kuralları olduğunu bir türlü kabul etmiyor,önceki deyimleriyle arı kovanına adeta çomak sokuyor.Sonrasında muhalefet partisinin,eşinin adını ağzına almasını bahane ederek işi, ülke kadınlarına dil uzatma,peygamberle alay etme,başörtüsünü ayaklar altında çiğneme gibi mağduriyet boyutlarına taşıyor.Tam bir kışkırtma politikası… Genelkurmay Başkanımızın konuyla ilgili “Keşke olmasaydı..” sözlerini,başbakan yardımcısı her zamanki bildik üslubuyla “Böyle bir program var.Hangisi o..? “ diyerek tiye alıyor. 2005’de başbakanımızın Danimarka’daki bir basın toplantısına terör yandaşı TV. Kanalının da katılacağını öğrenip çıkarılmasını istediği,ifade özgürlüğü gerekçesiyle bu isteği geri çevirip başbakanın toplantıya katılmamasına sebep olan,karikatür kriziyle “Medeniyetler çatışması”nı körükleyen zamanın Danimarka başbakanı, 6-7 Nisan’da ülkemizdeki “Medeniyetler İttifakı”na katılacak olan bugünün Nato Genel Sekreteri’ne, dil sürçmeleri ve Türkçe’mizi kullanma yeteneğiyle haberciliği tartışılır bir haber sunucusu “ kol kırılır,yen içinde kalır” sözünü unutmuşcasına,ağzı kulaklarında meclisteki tatsız görüntülerle ilgili sorular soruyor. Öte yandan en sade vatandaşın bile tele-kulak paranoyası yaşadığı,yargı kurumlarının rahatlıkla dinlendiği bu ülkede “Beni onlar seçmedi ki…” dediği Tekel işçilerine karşı ayrımcılık politikası güttüğünü resmen ortaya koyan başbakan,onların banka özel hesapları hakkında bilgi alıyor,yetmedi bilgi veriyor. Farklılığıyla bilinen ünlü film yönetmenimiz meclisimizin 90. açılış yıldönümünde kendisine bahşedilen sunuculuk ya da maşa görevini fırsat biliyor,Almanya’da çektiği filmdeki Alman oyuncuyla karşılaştığını,onun ülke sınırımızdaki savaşı sorduğunu,kendisinin bunu ona anlatmakta zorlandığını(!), teröristlerin üzerinden T.C. kimliği çıkmasına üzüldüğünü(!) söylüyor.Neyse ki meclis başkanı,anında, devlete kast edenin herkimse cezasız kalmayacağı yanıtını veriyor. Yurtdışındaki kamplardan gelen,dağlardan inen 34 kişinin, ayaklarına kadar getirilen devletin savcısı tarafından toplam 210 dakika gibi kısa bir sürede sorgulanmasını sağlayanlar; hangi suçla apar topar gözaltına alındıklarını bilmeden aylarca tutuklu kalan,sağlıklarından olan, yaşamlarını kaybeden,intihara sürüklenen değerli bilim adamı,ordu ve medya mensubu vatandaşlarını görmezden gelebiliyor. Poyrazköy kazılarından 17 gün önce Amerikan (!) konsolosluğuna ait araçlarla bazı kişilerin askeri bölgemizin çevresinde fotoğraf çektikleri görülüyor. 2003’de ırak’ın kuzeyinde gelişen yüz kızartıcı çuval krizinin sorumlusu,aynı zamanda Irak’ta görev yapan ABD’nin bugünkü ordu komutanı olan kişi terör çözümü(!)yle ilgili olarak ülkemize geliyor.İçişleri bakanımız ve diğer yetkililerle görüşmeler yapıyor.Diğer yandan Harp Malulü Gazi,Şehit,Dul ve Yetimleri Derneği şube üyeleri haklı olarak bu kişiyi protesto ediyor. İttihat ve Terakki Partisi kurucularından birinin torunu olan,sırasıyla darbeci,milliyetçi,anti-askerci,şimdi de kapatılan terör yandaşı partinin eski eşbaşkanıyla kanka olmuş gazeteci; birlikte katıldığı Avrupa Parlamentosu’nun 6. (bildik) konferansında hükümetimizin açılımla ilgili girişimlerini bildiriyor.Teröristlerin şehir yapılanmasına ait örgüte karşı yapılan operasyonları,tutuklamaları,üyelerin kelepçeli fotoğraflarını,taş atan çocukların tutuklanmalarını eleştiriyor.Terör başını,terör örgütünü yok saymayı yanlış buluyor.O çok özel adayı “görmezden gelemezsiniz” diyebilecek kadar cahillerin bile cesaret edemeyeceği laflar ediyor. Deveye sormuşlar “Neren eğri ?” diye…O da “Nerem doğru ki ?” demiş. Başta şeriat ve terörizm tehlikesine karşı ülkemizin güvenliğiyle ilgili her zaman öngörülü,dikkatli ve uyanık olmak asli görevlerinin arasında olan ordumuzun gerçekleştirmesi gereken plan ve tatbikatlarını “balyoz” olarak niteleyenlerin, meydanı boş bulduklarını sananlara karşı birilerinin armut toplamadığını kesinlikle akıllarından çıkarmamaları gerekir. Bu arada yazı başlığımı Türkçe yazmamamın nedeni;son zamanlarda birileri tarafından beynimize ısrarla çakılmaya çalışılan Arapça-Farsça sözcükler,tonlamalar,hecelerdeki gereksiz uzatmalar olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum… Allah aklımızı esirgesin !(Kaldıysa tabii..)
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu Yazarın Önceki Yazıları
|
|
|
SON DAKİKA HABERLERİ
TAKVİM
|
|
KARŞIYAKA HABER'de yer alan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı
Erboy Yayıncılık, Reklamcılık, Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne aittir.
İzin alınmadan ancak kaynak gösterilerek iktibas edinilebilir.
Altyapı: MyDesign | Düzenleme: Mustafa ERKEN | RSS Kaynağı
|