Halil TELLİ



SUNİ GÜNDEM

 


Bir tv programında basının önemli kalemlerinden Ertuğrul Özkök; ben hayatımda hiç silah kullanmadım, kullanmayı da bilmem diyordu. Sanki bizim ülkemizde, silah kullanmamak tercihi biraz  ayrıcalıklı bir özellikmiş gibi. Acizane fikrim sayın Özkök'e ve ülkemin sağ duyulu bütün insanlarına yakışmayacak, yada söyleme gereksinimi  duyulmayacak bir söz.Irak,Afganistan, Filistin gibi asayiş ve güvenlik problemi olan ülkelerde bu sözü söyleyip te uygulayabilmek büyük marifet bence. Şartların insanı,kişisel güvenlik tedbirleri almaya zorladığı ortamların sözü…

Ayrıca ülkemizde öyle silahlar kullanılıyor ki,bırakın eli silahlı birinin verebileceği zararla mukayese etmeyi, ilan edilmiş savaşlarda bile kullanımı yasak olan kimyasal silahlardan daha tehlikeli.Sonuçları 70 milyonu etkileyen,allak bullak eden,sürekli yerimizde saydıran,bizi bize vurduran büyük Türk Bombası;SUNİ GÜNDEM.Her daim elimizin altında bir çok yedeği ile birlikte bulunan,kendi kendimizi yiyip bitirmemize yarayan(!)bir kör dövüş sarmalı,70 milyonun üzerinde kendini ayrıcalıklı sayan, mutlak dokunulmazlığı olan,sorumlulukları hiç olmayan,oligarşik düzen savunucuları mutlu azınlığın senaristliğini yaptığı, yılların  aynı senaryosu.

Geçmişten günümüze gelen,halende maalesef devam eden,faşist-kominist,kürt-türk,Sünni-alevi,laik-antilaik,ilerici-gerici,sağcı-solcu kamplaşmaları ile bölünme ve kavgalar,yetmedi başka ülkelerle mukayeseler.Suudi Arabistan'dan başlayıp,İran,Cezayir,Fas,en sonda Malezya'lılaşma sendromu yada paranoyası.Kendi içimizdeki bölünmelerimiz,kavgalarımız,birbirimizi alt etmelerimiz yetmedi,hızımız ve hırsımıza ülkemiz sınırları da dar geldi.Dolduk,taştık soluğu en son Malezya'da aldık.Aramızda ortak sınırda olmayan,işsizlik oranı %'de 2'lerde olan Malezya'da.Hadi birbirimizle kötü olduk,bu bizi bağlar,kendi iç meselemiz diyelim.Şahsi ve ali menfatlerimiz için elin adamları ile,elin Malezya'sı ile,adamlara tu kaka diyerek niye kötü oluyoruz? Bu düpedüz adamların iç işlerine karışmak değil mi? Harici ve dahili mevcut düşmanlarımız yetmedi de,yenisi ve yenileri mi gerekti? Malezya bizim için gerçekten tehlike mi? Ya da biz gerçekten Malezya'lılaşıyormuyuz?Bunun altında başka sebepler,menfatler yatmasın?Suni gündem bombasını patlatıp, gündemi saptırma ve sapıtma senaryosu yaşıyor olmayalım?Yeni anayasa çalışmalarından çok şiddetle rahatsızlık duyan,ülkemizin yasama,yürütme,yargı ve denetim mekanizmalarının,tek sahibi olduklarını iddia edenlerin telaşı var sanki.Daha anayasa taslağı dahi oluşmadan,medyanın,sivil toplum örgütlerinin,siyasi partilerin, kamuoyunun, üniversitelerin,sonrasında meclisin önüne konup hadi bakalım tartışalım da Türkiye'mize yaraşır bir anayasa yapalım,en sonunda da halkın onayına sunalım dahi diyemeden,hatta dedirtmeden bu işi bitirelim telaşı var.Halbuki bu vaveyleyi koparanların tümü,darbe anayasası olan 82 anayasasından rahatsızlıklarını,değiştirilmesi ve yeniden yazılması gerektiğini yıllarca bas bas bağırdılar.Bir değil,bir çok kere de, şu anki hükümetin hazırladığı taslaktan daha radikallerini hazırlayıp kamu oyuna da sundular.

Peki dün gerekli olan,bugün neden lüzumsuz oldu?Sakın bu,yazılacak olanlar benim işime yaramaz,hem yöneten,hem denetleyen,hem de yargılayan ben olmadıktan sonra gerisi  tufan,bana yaramayanı halka da yar etmem telaşı olmasın?Harry S.Truman'ın"insanları ikna edemezsen,bari akıllarını karıştır"sözünü günümüz Türkiye'sine uyarlıyor olmasınlar?Özerk cumhuriyetlerini kaybetme tehlikesi (!)var sanki…

Her şeyi ülkesi için yaptığını söyleyen,bir çoklarının da samimiyetine inandığım,ehliyetli ve de liyakatlı Türk büyüklerim, topluma birazcık güvenseniz,inansanız.Kendi haline bıraktığımızda ya davulcuya,ya da zurnacıya kaçar endişesini üzerinizden atabilseniz;bu güzel ülkenin güzel insanları Malezya'ya kaçmaz,Malezyalılaşmaz da.Geniş kitlelerin katılımı ile yazılacak olan demokratik bir anayasadan sonra olsa olsa,önderimiz Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine,bir adım daha yaklaşmış olurlar.