İlker ERİNÇ



MAHALLE BASKISI MI DEDİNİZ

 


Bugün, ilk olarak sosyal bilimci olan Prof. Şerif Mardin tarafından dile getirilen mahalle baskısı kavramı etrafında bir tartışma yürütülüyor. 
 
Şerif Mardin'in ifadesi ile mahalle baskısı; “bilinmeyen ve sosyal bilimce ifade edilmesi çok zor olan bir havadır/.../” Dünyada kullanılan bir kavram değildir. Dünyada mahalle baskısı kavramı yerine daha örtücü bir kavram olan fondamantalist kavramı
kullanılıyor".

Kavram bu şekilde ortaya konulduğuna göre yürütülen tartışmadan, biz ne anlamalıyız? Ne anlamalıyız diyorum çünkü, sosyal bilimce ifade edilmesi çok zor ve bilim tarafından sınırları çizilmemiş bir kavramla, bir sosyal hava ile karşı karşıyayız. Bilimsel karşılığı olmayan bir kavram üzerinde fikir beyan edeceğimize göre, kavramı tedavüle sokan kişinin, bu kavram ile anlatmak istediğini temel almamız yerinde olacaktır. Biz de öyle yapalım:

Şerif Mardin'in bu kavrama olan ilgisi kendi ifadesi ile Jön Türklerin, bu konudaki kaygılarını merak etmesinden kaynaklanıyor: "İttihat ve Terakki Partisi döneminde bir grup aydın İslam'ın müesseseler üzerindeki etkilerini kaldırmak istiyordu. İkinci grup ise dindardılar dindar olmalarına ama kendi estetik duygularından farklı bir davranış tarzı olarak gördükleri "mahalle İslamı"ndan ürküyorlardı." diyor Şerif Mardin.
Şerif Mardin'in bu ifadesinden kavramın, yalnız dini değerler etrafında şekillendiği düşünülebilir. Oysa mahalle baskısı, bir yandan kökleri toplumun dini, kültürel ve tarihi değerlerine uzanan diğer yandan toplumun geleceğini ilgilendiren diğer tüm değerleri de içine alan bir kavramdır. Toplumun, bu değerlere dayanan yaşam tarzlarını korunmaya yönelik muhafazakar bir refleksidir.   

Mahiyeti, mahalleden mahalleye değişebilir. Fatih'in Çarşamba'sında farklı, Samsun'un Çarşamba'sında, Cihangir yada Çankaya'da farklı değerlerin korunmasına yönelik bir refleks olarak gelişir.

Cumhuriyet mitingleri, laik toplum düzeninin tehdit altında olduğuna inan yüz binlerin laik mahallelerini koruma refleksleri değil midir?  

Bir devlet görevlisinin Cumhurbaşkanının karşılanması sırasında protokol sırasından ayrılması, acaba mahalle baskısının tezahürü mü yoksa neticesi midir?

Bu muhafazakar refleks; ayıplama, kınama, dışlama hatta dinsiz ve vatan haini tütünden suçlamaların şiddet kullanımına kadar uzanan müeyyideleri şeklinde tezahür edebilir.

Mahalleli, dini, kültürel ve tarihi değerlerine ve bekasına yönelik tehditlere karşı varoluş mücadelesi verdiğine inandığından; çapsız, sorumsuz ve sahte kahramanlar üretmesi mümkündür. Anti demokratik, ahlaksız, yasadışı ve şiddete dayalı yöntemler, mahalleli tarafından meşru hatta zorunlu addedilebilir.

Hal böyle olunca mahalle baskısının, dikkatle takip edilmesi gereken bir kavram olduğu açıktır. Fakat mahalle baskısının olmadığı ortamda, bir başka kavramın hayat bulacağı da unutulmamalıdır; "mahallenin dinginliği".
Mahallenin dinginliği, mahalle baskısından daha mı az
tehlikelidir?
 
Mahalle baskısı, kamu düzenini tehdit eder mahiyette tezahür ettiğinde, kanuni müeyyideler mevcuttur. Peki dingin mahalleler; onlar, nasıl diriltilebilir?
Bugün yürütülen mahalle baskısı tartışmalarının gerçek mahiyetini anlamak için kimler tarafından gündeme taşındığına bakmak yeterlidir. Mahalle baskısı, baskı altında olmaktan muzdarip
mahalleli tarafından gündeme taşınmamıştır. Mahalleli hakkında göbeğini kaşıyan bidon kafalı adamlar türünden ağır ifadeler kullanabilecek kadar kendilerini mahalle baskısından uzak gören elitler tarafından  başlatılmıştır bu tartışma.
 
Çünkü; elitin mahalle baskısı ile Şerif Mardin'in mahalle baskısı aynı şey değildir!

Elit, tartışmanın mahalle ortamında ve mahalleli vasatında cereyan etmesinden endişelidir. Mahallenin kaderini, mahallelinin
belirlemesinden rahatsızdır.

Elit, mahalleliyi mahalle baskısından korumayı değil; mahalleliyi baskı altına alarak dinginleştirmeyi amaçlamaktadır.

Şerif Mardin'in de belirttiği gibi; mahalle baskısı, bilinmeyen ve sosyal bilimce ifade edilmesi çok zor olan bir havadır. Kurtlar da işte böyle havaları ve kuzuların
sessizliğini severler.


Geri Dön
Anasayfa